Senai Demirci

    Aycan Şimşekalıntı yaptıgeçen yıl
    İşte, namazda her hâlinle, kusurunla, eksiğinle, hatanla onaylanıyorsun.
    Aycan Şimşekalıntı yaptıgeçen yıl
    Şöyle diyebilmeliydim sana: “Namaz kılarken Rabbinin sana ‘aferin!’ dediği hâldesin.” Hani en çok istediğin, en çok peşine düştüğün, en çok açlığını hissettiğin o şey var ya: Onaylanmak.
    Celalalıntı yaptı4 ay önce
    Bir kilo domatese ihtiyacımız var ama yarım kilo geldi; o halde “eksik”tir domates; kasırdır, yetmezdir. Ama “hatalı” ya da “kusurlu” değildir. Domatesler kusursuzdur, çok iyi kalitedir ama yetmezdir, eksik kalır. Kendimizde görmemiz gereken kusur; bir şeyi var etmede yetmezliğimizdir, bir yere ulaşmada geri kalışımızdır.

    Biz yaratılmışlar neyi yapmak istiyorsak, neye vücut vermek istiyorsak, o şeyin yapılmasında hep eksik kalırız. Her inkılab başında bu temel gerçeği fark edip demeliyiz ki: “Yerküreyi yerinden oynatmakta eksiğim. Sabahı ben getiremem. Gündüzü gece yapmak
    b1156174936alıntı yaptı8 ay önce
    sensiz geçen süreyi bir hesapla: Milattan sonrasından sayarsan, yaklaşık 2000 yıl. Sensiz geçen o yıllarda, sensizlik kimsenin derdi değildi. Sen olmadan da işler tamam oluyordu. Seni beklemeden sofralar kuruluyordu. Senin eksikliğin mutlulukları eksiltmiyordu. Sen, kimsenin aramaya bile değer görmediği bir kayıptın. Senin kayıp olduğuna aldırmaksızın, yeryüzünde sevinçler yaşandı, keyiflere kıl kadar zarar gelmedi.
    b1156174936alıntı yaptı8 ay önce
    Sen, ey insan, hatırla ki bir zamanlar
    hatırlanmaya değer bir şey değildin.”
    İnsan sûresi, 1
    b1156174936alıntı yaptı8 ay önce
    Dünya, adı üzerinde bir ‘kriz yeri’. ‘Aşağı’ anlamındaki ‘dûn’ kökünden ödünç aldığı anlamıyla, ‘aşağı yer’ demeye geliyor. Yani ihtiyaçlarımızı karşılamaktan aşağıda bir yerde duruyor dünya. Bizi ihtiyaçsız, sorunsuz eyleyecek bir yer olmaya yetecek yükseklikte değil. Arzularımızın çok altında. İstediklerimizin yüceliği yanında çok alçak kalıyor. ‘Çöl’ gibi. Kıtlık yeri. Susuzluğumuzu gidermeye yetmiyor. Bizi doyurmayı vaad etmiyor. Kendisiyle fit olmaya değmiyor. Daha fazlasını, daha ötesini istemekten vazgeçiremiyor. Az geliyor.
    Öyleyse, dünyada işlerin hâle yola konulduğu bir zaman aramak boşuna... Öyleyse, dünyada işlerin tıkırında gittiği bir yeri özlemek beyhude. ‘Küresel kriz’ elbette ki olacaktı, çünkü burası ‘dünya’. Çünkü burası ‘kriz küresi.’
    b1156174936alıntı yaptı8 ay önce
    Mülkün Sahibi, sahip olmak/olmamak arasında kıvranıp duran insanlığa varlık manifestosunu en başından fısıldıyor: Ölmeyi de yaşamayı da ciddiye alma... Ölmekle her şeyi yitiriyor değilsin. Yaşamakla da her şeye sahip oluyor değilsin. Mülk O’nundur; senin değil... Sana her şeyi terk ettiren ölüm, bildiğin ölümlerden bir ölüm değil... Seni her şeye sahip eyleyen hayat da, o bildiğin hayatlardan değil. Ölüm de ödünç, hayat da. Ölmek: şimdilik. Yaşamak: zaten ‘şimdi’lik.
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)