tr

Montaigne

    Elçin Amirovalıntı yaptı2 yıl önce
    Stoacılara3 göre merhamet, tehlikeli bir tutkudur. Onlar acı çekenlerle beraber acı çekmek yerine, onlara destek olunmasından yanalardır.
    melisalıntı yaptı2 yıl önce
    Hayatları boyunca sakladıkları nefreti itiraf etmek için son nefesini vermeyi bekleyen insanlar, suçladıkları kişinin kendilerini öfkeyle anmasını sağlayarak artık onurlarını hiç düşünmediklerini gösterirler. Kötü yargılarını kendileriyle birlikte öldürmek yerine kinlerini kendilerinden sonraya bırakarak ölüme saygısızlık ederler.
    Eğer yapabilseydim, hayatımın açıkça söylemediği bir şeyi ölümümün de söylememesini isterdim.
    Xuraman Memmedovaalıntı yaptıgeçen yıl
    Bu duyguyu hiç bilmiyorum, ne seviyorum, ne de değer veriyorum. Oysa insanlar sanki her şeyi önceden biliyormuş gibi bir tavırla kedere özel bir yer ayırmayı alışkanlık haline getirmişler. Kederi akılla, erdemle, bilinçle donatıyorlar. Ne aptalca ve çirkin bir süsleme! İtalyanlar akıllıca düşünüp ona “kötülük” demişler. Çünkü kederli olmak, her zaman zararlı, her zaman delice bir var oluş tarzı. Stoacılar da kederi alçakça ve korkakça buldukları için öğrencilerine bu duyguyu yasaklamışlardır.
    Xuraman Memmedovaalıntı yaptıgeçen yıl
    Aslında acının en uç noktasına ulaşmak için, acının bütün ruhu kaplaması ve ruhun hareket özgürlüğünü elinden alması gerekir. Çok kötü bir haber aldığımızda bu yüzden felç olmuş gibi en ufak bir hareket yapmadan yerimizde kalırız. Hemen ardından kendimizi gözyaşlarına ve yakınmalara bıraktığımızda ruh kendini özgürleşmiş, bağlarından kurtulmuş ve rahatlamış hisseder.

    “Acısı en sonunda ses verdi.” / Virgilius9
    Xuraman Memmedovaalıntı yaptıgeçen yıl
    Kendini ilgilendiren şeylerle uğraşan kimse ilk olarak kendini, kendine özgü olanı tanıması gerektiğini anlayacaktır. Ne olduğunu bilen kişi, başkalarının yaptıklarıyla ilgilenmez: Kendini sever, önce kendisiyle ilgilenir, gereksiz uğraşlardan, düşüncelerden, yararsız fikirlerden uzak durur. Delilik, istediği şey ona verildiğinde memnun olmamaksa, bilgelik, sahip olduğu şeyle yetinmek, kendini asla hayal kırıklığına uğratmamaktır.
    Elçin Amirovalıntı yaptı2 yıl önce
    Delilik, istediği şey ona verildiğinde memnun olmamaksa, bilgelik, sahip olduğu şeyle yetinmek, kendini asla hayal kırıklığına uğratmamaktır.
    Elçin Amirovalıntı yaptı2 yıl önce
    İngiltere Kralı Birinci Edward, İskoçya Kralı Robert ile aralarında geçen uzun savaşlar sonunda varlığının bu savaşlarda çok faydalı olduğunu düşünüyor, sürekli zafer kazanmalarını savaşı bizzat kendisinin yönlendirmesine bağlıyordu. Ölüm döşeğindeyken oğlunu yanına çağırttı ve oğluna törenle yemin ettirdi. Ölümünden sonra oğlu, etini kemiklerden ayırabilmek için cesedini kaynatacak, eti gömüp, kemikleri İskoçlarla savaşa gittiği zamanlarda yanına alacaktı: Sanki zafer, kesinlikle onun vücuduna bağlıymış gibi!
    Elçin Amirovalıntı yaptı2 yıl önce
    Amacı olmayan bir zihin dağılır, çünkü derler ki, amaçsız olmak, her yerde olmaktan çok hiçbir yerde olmamaktır.
    b3819472745alıntı yaptı2 yıl önce
    Konuşmalarını kendi çıkarları için süsleyenleri ve konuştukları insanın hoşuna gitmeye çalışanları çok gördüm. Sözlerinin ve vicdanlarının dayandığı koşullar sürekli değişikliğe maruz kaldığı için söylediklerini de her defasında değiştirmek zorunda kalırlar. Aynı şeyi bir beyaz, bir siyah gösterip anlattıkları kişiye göre değiştirirler. Peki, aynı olayı değişik şekilde anlattıkları bu insanlar tesadüfen bir araya gelip gerçeği öğrenirlerse ne olur?
    Çoğu zaman kendi kendilerini ele verdiklerini de unutmamak gerekir. Kim aynı konunun onca değişik şeklini hafızasında tutabilir ki?
    b3819472745alıntı yaptı2 yıl önce
    Dayanıklılığın temel kuralı, çaresi olmayan kötülüklere yiğitçe
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)