tr

Cynthia Stokes Brown

    Can Celikalıntı yaptı2 yıl önce
    Gezegenimizdeki her bir altın kırıntısının kökeni, Güneşimiz’in doğumundan önce patlamış dev yıldızlardır. Nikah yüzüğünüzdeki altın, dört buçuk milyar yıldan daha yaşlıdır. Dünyamız’da yaşamın varlığını mümkün kılan elementler, bu yıldız patlamalarında meydana gelmiştir. Kelimenin tam anlamıyla yıldız tozundan yapıldığımızı rahatça söyleyebiliriz.
    Can Celikalıntı yaptı2 yıl önce
    Pangaea parçalanmaya başladıktan sonra, ilkel ağaçlar önce kozalaklılara, ardından çiçek açanlara ve nihayet 100 milyon yıl önce bildik ağaçlara dönüştüler. Güncel ağaç türlerinden ortaya ilk çıkanlar kayın, huş, incir, gülhatmi, meşe, akçaağaç, manolya, palmiye, ceviz ve söğüttü.
    Can Celikalıntı yaptı2 yıl önce
    Hayvanlar önce denizlerde ortaya çıktılar. Bitki hücreleri kıyılarda bir araya gelmeye başlamadan önce bile okyanuslarda hayvanlar gelişmeye başlamıştı. Hayvanlar bitkilerden, hücresel işlevlerdeki nitelikselleşme ve hücreleri arasındaki karmaşık etkileşimle ayrılır.
    Can Celikalıntı yaptı2 yıl önce
    Hayvanlar, çekirdekli ve hareket için kamçılı ama fotosentez yapamayan bir hücrenin bir diğeriyle birleşip harekete geçmesi ve ikincinin, birincinin mikrotübüllerini bir başka işlev için kullanmasıyla başlamıştır. Bugün bilinen en basit hayvan, üç milimetre genişliğinde bir çekirdekli hücreler kolonisinden oluşup hücre kırbaçları sayesinde yürüyen Trichoplax’tır
    Can Celikalıntı yaptı2 yıl önce
    Mikro açıdan bakıldığında, bitkiler, mantarlar, hayvanlar ve bakterilerin, tüm canlılıklarının altında iletişim halinde, yaşamsal bir çekirdekli atom kümeleri şebekesi, ışıltılı bir manzara çizdiklerini görürüz. Ya da mikroskopu bırakıp makro bakış açısına geçtiğimizde, hayvan, bitki, mantar ve bakterilerin beraberce, biyosferi gözeten ve yaşam için gerekli şartları düzenleyip sürdüren canlı bir toplum (biota) oluşturduğunu fark ederiz
    Can Celikalıntı yaptı2 yıl önce
    Büyük patlamadan bu yana geçen zamanı hayal edebilmek için tüm zamanı on üç yıla sıkıştırma yöntemine başvurabiliriz. Evrenin on üç yıl önce doğduğunu kabul edersek, o zaman Dünya beş yıl önce doğmuş, dinozorları öldüren göktaşı gezegenimize üç hafta önce çarpmış, iki ayak üzerinde yürüyen ilk insansı maymunlar üç gün önce ortaya çıkmış ve modern sanayi toplumu sadece altı saniyeden beri var demektir
    Can Celikalıntı yaptı2 yıl önce
    Dünya zamanını temsil etmenin bir diğer basit yolu da bu zamanı bize en tanıdık birime, yirmi dört saatlik güne sıkıştırmaktır. Dünya’nın varoluş zamanını gece yarısı başlayan bir tam gün olarak alırsak, ilk tek hücreli organizma sabaha karşı dörtte ortaya çıkacak, ilk deniz bitkisiyse akşam sekiz buçuk civarı görülecektir. Bitki ve hayvanlar karaya akşam on gibi çıkacak, dinozorlar on birden biraz önce belireceklerdir. Dinozorlar gece yarısına yirmi bir dakika kala ortadan kalkacak, insanlar gece yarısına iki dakika kala, tarım ve şehirler ise saat on ikiyi vurmadan birkaç saniye önce ortaya çıkacaktır.
    Can Celikalıntı yaptı2 yıl önce
    Seller devam etti. MÖ 5600 yıllarında Akdeniz iyice yükselerek büyük bir şiddetle Türkiye’yle Bulgaristan arasındaki köprüyü yıktı ve bugünkü İstanbul Boğazı’nı yarattı. Akdeniz’den gelen tuzlu su, Euxine Gölü’nü bir denize, Karadeniz’e dönüştürdü. Dilbilimsel analizlerde kanıtlandığı üzere, yerlerini yitiren insanlar Macaristan, Slovakya ve Irak gibi birbirinden farklı yerlerde ortaya çıktı. Bu şaşırtıcı su taşkını, sağ kurtulanların anılarına tufan mitiyle kazındı. Günümüzde yaklaşık beş yüz mitolojide tufanlara dair anlatılar vardır.
    Can Celikalıntı yaptı2 yıl önce
    Adem ve Havva öyküsünde Tanrı, insanların bitki yetiştirmeyi öğrenmesinden hoşnut değildir ve onları bahçesinden kovup kendi besinlerini elde etmek üzere çalışmaya mahkum ederek cezalandırır. Öykünün anlatıcısı yerleşik düzene geçişin bedellerinin, artan çalışma ve davranış kısıtlanmasının farkında görünmektedir.
    Can Celikalıntı yaptı2 yıl önce
    Gılgamış Destanı’nın metaforları ile Adem ve Havva öyküsünde, artık avcı-toplayıcılık yapmayan insanların, yeni düzenlemelere dair çelişkiler yaşayan ve yaptıklarına dair çekincelerle boğuşan insanların ağıtları yankılanmaktadır. Ancak aynı insanlar buna rağmen toprağın, Güneş’in, suyun ve canlı Dünya’yı paylaşan tüm hayvan ve bitkilerin bereketinden yaratabilecekleri ne varsa onun için ilerlemeye de devam etmiş ve MÖ 3500 dolaylarında ortaya, uygarlık dediğimiz şeyi çıkarmıştır.
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)