Haris el-Muhasibi

    ulkuerdoganalıntı yaptı2 yıl önce
    Düşünsenize! Allah’ın (c.c.) kendisine ilim nasip ettiği kimse bu ilim ile hep Allah’ın (c.c.) sevdiği şeylere yönelir, kendi kusurlarını görüp düzeltmeye çalışırken cahil kimse kusurlarından söz edilmesini istemez,
    ulkuerdoganalıntı yaptı2 yıl önce
    hatalarının başkaları tarafından bilinmesinden hoşlanmaz. Kendisine nasihatte bulunan mürşidin kendisi için bir rahmet olduğunu bilmez, aksine aldığı nasihatlerden adeta rahatsızlık duyar; fakat gerçeğin farkında değildir…
    ulkuerdoganalıntı yaptı2 yıl önce
    Rivayete göre; Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmuştur:

    “Kul, kendisinden dünya malını uzaklaştırdım diye üzülür, hâlbuki bu durum onun bana en yakın ve en sevimli olduğu durumdur.”

    Kul, adeta Allah’ın (c.c.) sevgisini kerih görürcesine, dünyanın kendisinden uzaklaştırılmış olmasına üzülür; fakat aslında ne yaptığının farkında değildir. Malının azlığını kötülük olarak görür, Allah’ın (c.c.) kendi‍
    ulkuerdoganalıntı yaptı2 yıl önce
    kendisi için seçtiği durumu uğursuzluk olarak niteler. Kendisine verilmiş olan şeyi hiç düşünmez. Allah’ın (c.c.) sevdiği böyle davranışlar çoktur, ayrıca Allah (c.c.) bunları sevenleri de sever; fakat kul bütün bunları kerih görür.

    Allah (c.c.) cümlemizi, sevdiklerini kerih görmekten muhafaza buyursun.
    ulkuerdoganalıntı yaptı2 yıl önce
    Günahlardan Tevbe Etmenin
    Gerekliliği
    Kardeşlerim! İnsanlar iyilikle kötülüğü karışık halde yapıyor ve iyiliklerinin kötülüklerini silmesini istiyorlarsa da sizler Allah’ı (c.c.) çokça murakabe edin ve kötülüklerinizden tevbe ederek, bu konuda kendinizi kınayarak onlardan kurtulmaya gayret ediniz! Çünkü insanı günahlardan en iyi temizleyen ve Allah (c.c.) rızasına en çok yaklaştıran şey, günahlarla beraber işlenen sevaplar değil, günahlardan tevbe etmektir.

    Rivayete göre; ilim ehli bir zat şöyle demiştir:

    “İbadetlerin en faziletlisi farzları yerine getirmek ve haramlardan kaçınmaktır.”

    Yine bir başka ilim ehli zat şöyle demiştir:

    “Biri diğerine göre çok fazla namaz kılıp oruç tutan, diğeri ise hep nefsini gözden geçirip tevbe eden iki kişi karşılaştırıldığında ikincisinin Allah katında daha üstün olduğu ri
    ulkuerdoganalıntı yaptı2 yıl önce
    rivayet edilir.” Bunun üzerine ona: “Nasıl olur?” diye sorulmuş, o ise: “Çünkü o, Allah’ın haram kıldığı şeyler hususunda daha titiz davranmıştır” der.

    Bir ilim ehli zat şöyle demiştir:

    “İşi gücü ibadet etmek olan kimselerden daha faziletli olmak isteyen kişi bütün gücünü günahlardan kaçınmaya harcasın!”
    ulkuerdoganalıntı yaptı2 yıl önce
    Nitekim Yüce Allah (c.c.), kendisinden razı olduğu salih bir kulundan söz ederken şöyle buyurmuştur:

    “Kulumuz Zekeriya’yı da an! O, vaktiyle Rabbine gizlice dua etmişti.” (Meryem, 18/3)
    ulkuerdoganalıntı yaptı2 yıl önce
    Rivayete göre; ilim ehli bir zat şöyle demiştir:

    “Allah’a gerçek anlamda itaat eden kişi, az oruç tutsa, az namaz kılsa ve az Kur’an okusa bile Allah’ı çok zikreden kişidir. Allah’a isyankâr olan kişi ise çok oruç tutsa, çok namaz kılsa ve çok Kur’an okusa bile Allah’ı zikretmeyen kişidir.”
    ulkuerdoganalıntı yaptı2 yıl önce
    Kardeşlerim! Hz. Peygamber’den (s.a.v.) bu hususta öyle hadisler rivayet edilmektedir ki, eğer bu rivayetler doğruysa halimiz harap demektir. İşte onlardan bazıları:

    “Muhammed’in nefsi elinde bulunan Allah’a yemin olsun ki, cehennem zebanileri, Kur’an’ı ezberledikleri halde ona uymayan fâsıkları putlara tapan müşriklerden daha hızlı bir şekilde yakalayıp zincire vurur ve cehenneme atarlar. Bu fâsık Kur’an hafızları cehenneme doldurulduklarında şöyle haykırırlar: ‘Rabbimiz! Bizi neden, hem senin rızkını yiyip hem de senden başkasına kulluk eden şu müşriklerle birlikte cehenneme attın? Oysa biz dünyada hep senin kitabını okuyor idik.’ Allah ise: ‘Evet, okuyordunuz; ama helaline ve haramına riayet etmiyor, olağanüstü özelliklerini fark etmiyor ve hükümlerini uygulamıyordunuz. Böyle konularda âlim ile cahil bir tutulmaz. Bu yüzden, şimdi yaptıklarınızın cezası olarak tadın azabı!’
    ulkuerdoganalıntı yaptı2 yıl önce
    Şu iki kişi arasında büyük fark vardır: Biri Allah’ın (c.c.) kitabını sırf sevap kazanmak için okur, bu arada belki de birçok hükmünü ihlal eder. Bu, hiç Kur’an okumayandan farksızdır. Diğeri ise Kur’an okumayı bilmese bile onun hükümleri ile amel eder. İşte Kur’an’ı gerçek anlamda okuyan odur. Allah (c.c.) cümlemizi Kur’an’ın hükümleri ile amel edenlerden eylesin. Âmin.
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)