Zen Budizm, D.T.Suziki
D.T.Suziki

Zen Budizm

Kitap eklendiğinde bana bildir
Bu kitabı okumak için Bookmate’e EPUB ya da FB2 dosyası yükleyin. Bir kitabı nasıl yüklerim?
Xuraman Memmedova
Xuraman Memmedovaalıntı yaptı4 ay önce
"MUTLU OLABİLMEK, BİRBİRİMİZE SEVGİ DUYABİLMEK İÇİN BUTUN YETENEKLERİMİZ VAR DA GENELLİKLE BU GERÇEĞE GÖZLERİMİZİ KAPIYORUZ."
Xuraman Memmedova
Xuraman Memmedovaalıntı yaptı4 ay önce
Çekişme, didişme, boş, anlamsız şeylerle, boş heveslerle dolu olan bu dünyada göreceliğin sınırlarını aşıp, şöyle bir göz ucuyla da olsa sonsuzluğa bakabilecek gösterişsiz basit bir köşe bulabilmek gene de önemli bir şey sayılmaz mı?
Xuraman Memmedova
Xuraman Memmedovaalıntı yaptı4 ay önce
Bir vazoda tek bir sap çiçek vardır. Öyle çok göz alıcı olmayan gösterişsiz bir çiçek; örneğin çok fazla gölge vermeyen çamların çevrelediği bir kayanın altında açmış küçük beyaz bir zambak. Böylece güzelliği daha da artmış olan bu gösterişsiz çiçek, üzüntülerini, dünya işlerinin sıkıntılarını unutup bir fincan çay yudumlamak için oraya çağrılmış olan dört ya da beş konuğun ilgisini çeker
Xuraman Memmedova
Xuraman Memmedovaalıntı yaptı4 ay önce
Daitokuji Zen Mabedinin çay odasın
Xuraman Memmedova
Xuraman Memmedovaalıntı yaptı4 ay önce
Bu ruhsal durum sadelik, doğallık, kalıpların dışına çıkmak, incelik, özgürlük, bir yandan içli dışlılıkla bir yandan çok garip bir biçimde araya bir açıklık koymaya özen göstermek, günlük işlerin olağanlığının içimizin en derin yerinden gelen aşkın duyguların sisiyle seçkin bir biçimde kaplanmış olması gibi öğeleri içerir.
Xuraman Memmedova
Xuraman Memmedovaalıntı yaptı4 ay önce
İnsanlar en yüce gerçeğin yerine iyilik ve doğruluk diye yapay şeyler yaratırlar,
Xuraman Memmedova
Xuraman Memmedovaalıntı yaptı4 ay önce
«Gökler ne derse desin! Yerler ne derse desin! Mevsimler gelir geçer, ekinler de büyür.»
Xuraman Memmedova
Xuraman Memmedovaalıntı yaptı4 ay önce
Zen’de sık sık şimşek çakmasından ya da iki çakmak taşının birbirine sürtmesinden çıkan kıvılcımlardan söz edilir. Eğer bununla anlatılmak istenen çabukluksa çok önemli bir yanlışlık yapılıyor demektir. Amaç hareketin aynı anda oluştuğunu, yaşam-gücünün kesintisiz eylemini anlatmaktır. Olayla yaşamsal ilişkisi olmayan bir yerden gelen bir kesintiye olanak verdiniz mi durum üstünlüğünüzü ya da eşitliğinizi yitirdiniz demektir. Kuşkusuz bu yapacağını çarçabuk, en kısa zamanda yapmak isteği biçiminde alınmamalıdır. Eğer sizde böyle bir istek varsa bu isteğin varlığı bile düşüncenin işe karışması olarak nitelenmek için yeterlidir. Ustaya ‘Budizm’deki en son ve en kesin gerçek nedir?' diye sordukları zaman biran duraksamadan ‘çiçek açmış bir erik dalı,’ ya da ‘avludaki servi ağacı’ diye yanıt vermiş. İçimizde öyle kıpırdatılamaz, yerinden oynatılamaz bir şey var ki aslında karşısına çıkan şeylerle aynı anda ve birlikte oynadığından hep durağan durumda kalıyor. Bilgelik aynası, karşısına çıkanları aynı zamanda ve birer birer yansıtıyor ama kendisi değişmeden, yerinden oynamadan kalıyor. İşte kılıç ustası bu zihinsel tutumu geliştirmelidir..»
Xuraman Memmedova
Xuraman Memmedovaalıntı yaptı4 ay önce
Bu zihnin işe karışması diye adlandırabileceğimiz tutum Zen’de de kılıç kullanma sanatında da en önemli noktadır. Eğer iki hareket arasında kıl payı kadar bir zaman açıklığı kaldıysa zihin işe karıştı demektir. Elinizi çırpar çırpmaz ses hiç duraksamadan çıkıyor. Ses çıkmak için önce şöyle bir durup düşünmüyor. Burada hiç bir aracı yok. Bilinçli zihin işin içine girmeden bir hareket ötekini kovalıyor. Eğer düşmanınızın kılıcını üzerinize indirmek üzere olduğunu görür de afallar, düşünüp taşınmaya kalkarsanız ona öldürücü vuruşunu yapabilmesi için pek mutlu bir fırsat vermiş olursunuz. Savunmanız bir anlık gecikme olmadan saldırıyı karşılamalıdır, aslında savunma ve saldırı diye birbirinden ayırabileceğiniz iki türlü eylem olmamalıdır. Sizin vakit yitirmeden yapacağınız eylem kesinlikle düşmanınızın kendiliğinden yenilgiye düşmesiyle sonuçlanacaktır. Zen'de ve kılıç kullanma sanatında tıpkı ırmağın akıntısıyla kayıp giden bir kayık gibi, duraksamayan, işe karışmayan, araya girmeyen bir zihne büyük değer biçilir.»
Xuraman Memmedova
Xuraman Memmedovaalıntı yaptı4 ay önce
Kılıç kullanma sanatında en önemli olan şey ‘yerinden oynatılamaz bilgelik’ diye adlandırabileceğimiz bir zihinsel tutumdur. Bu tür bilgelik pek uzun uygulamalı eğitimden sonra sezgi yoluyla kazanılır. ‘Oynatılamazlık’ bir kaya gibi ya da bir kütük gibi kaskatı ağır ve cansız olmak anlamında değildir. Bunun anlamı merkezi hep durağan durumda kalan en yüksek derecede canlılık, hareketliliktir. Zihin en üst düzeyde bir uyanıklık içinde dikkati gereken her yöne çevirmeye hazır durumdadır —sağa, sola, her nereye yöneltmek gerekiyorsa oraya. Eğer düşmanın sizin kılıcınıza vuran kılıcına dikkatiniz takılıp kalırsa hemen ondan sonraki atılımı sizin yapmanız fırsatını kaçırmış olursunuz. Duraklarsınız, düşünürsünüz ve böylece kararsızlığınız sürer gider. Düşmanınız kılıcını üzerinize indirip sizi biçmeye hazırdır. Bütün sorun ona böyle bir olanak vermemektir. Siz düşmanın elindeki kılıcın hareketlerini izlemelisiniz, düşünceler araya girmeden karşı atılımınızı yapabilmeniz için zihniniz özgür kalmalıdır. Düşmanınız atılımını yaparken siz de atılımınızı yapmalısınız ki onun atılımı yenilgiyle sonuçlansın.»
Xuraman Memmedova
Xuraman Memmedovaalıntı yaptı4 ay önce
Başka bir yerde de söylemiş olduğum gibi Budizm öğretisindeki benliğin yokumsanması bilinçdışı felsefesini açıklamak için kolaylık sağlayan bir yöntemdir. Bilinçdışı sessiz, gürültüsüz bizim görgül, bireysel bilincimizin çevresinde oluşur. Böylece oluştuktan sonra da bilinç onu sanki özgür, koşulsuz ve sonsuza dek sürekli bir Ruh - Benlik varmış gibi değerlendirir. Ama bilincimizde bu düşünce kök saldı mı bilincimizin özgürce çalışma etkinliği dört bir yandan engellenir. Coşkusal açıdan bu durum çeşit çeşit üzüntülere, tedirginliklere neden olur. Yaşam çekilmez bir durum alır. İç barışı en kolay yoldan yeni baştan elde etmek için Budizm, Ruh - Benlik düşüncesinden kendimizi kurtarmamızı öğüt veriyor. Bu yapışkan sarmaşıktan kendimizi kurtarmak, bütün üzüntülerimizin tedirginliklerimizin sürekli kaynağı olan bu Ruh - Benliğin kökünü kurutmak gerekli: Ancak böylelikle bilinçdışı başlangıçta sahip olduğu özgür yaratıcılığa yeniden kavuşmuş olabilir. Büyük dediğimiz bütün şeyler bizim doğrudan bilinçdışından destek aradığımız durumlarda başarılabilir. Yalnız manevî yaşamla ilgili olan büyük olaylar değil, ahlaksal, toplumsal ya da uygulamayla ilgili konulardaki bütün büyük işler doğrudan bilinçdışının etkinliğiyle oluşan sonuçlardır. Benlikten arınmaktan amaç dikkatimizi bu gerçeğin üstüne çevirmektir.
Xuraman Memmedova
Xuraman Memmedovaalıntı yaptı4 ay önce
Havaya kalkmış bir kılıç altında olmak,

Sizi tirtir titreten bir cehennem azabıdır.

Ama korkmadan ileri atılın,

Kendinizi mutluluk ülkesinde bulacaksınız.
Xuraman Memmedova
Xuraman Memmedovaalıntı yaptı4 ay önce
Ustaların eğitim yöntemleri basit ve dolaysızdı, Budizmin derin ve ince felsefe konularının ayrıntılı olarak incelenmesine gerek görmezlerdi. Kuşkusuz askerler de öyle derin incelemelere yatkın kimseler değillerdi; onların istedikler her zaman yüz yüze oldukları ölüm karşısında çekingen olmamaktı. Onlar için en önde gelen sorun buydu. Zen kavramlarla uğraşacak yerde yaşamın gerçekleriyle uğraşmayı yeğlediğinden bu konuya kanca atmaya hazırdı. Doğum ölüm sorunu konusunda aydınlanmak isteğiyle kendilerine başvuran askerlere ustalar büyük bir olasılıkla «Burada ne doğum var, ne de ölüm. Hadi bakalım, çarçabuk işinize gidin!» Diyorlar böyle söyledikten sonra belki de her zaman yanlarında taşıdıkları sopalarıyla arkalarından kovalıyorlardı. Ya da bir asker gelip «Şu günlerde yaşamımın en önemli, en bunalımlı olayıyla karşı karşıyayım. Ne yapayım?» diye soracak olsa usta hemen gürlüyordu. «İleri yürümeni sürdür. Sakın arkana bakayım deme!» İşte derebeylik Japonya’sında Zen ustaları askerleri böyle eğitiyorlardı.
Xuraman Memmedova
Xuraman Memmedovaalıntı yaptı4 ay önce
Aklın yaşamla ilişkisi her zaman dolaylıdır. Akıl her zaman için bir genelleştirme aracıdır. Genelleştirilmiş şeylerse içgüdüsel gücünü yani istenç gücünü (will-power) yitirir. Zen, yalnızca istençten oluşmaz, sezgiye dayalı olmak koşuluyla bir ölçüde, aklı da içeri alır.
Xuraman Memmedova
Xuraman Memmedovaalıntı yaptı4 ay önce
Uygarlıkta yani doğallıktan uzaklaşmada ne kadar ileri gitmiş olursak olalım her zaman içimizde doğallık, yapmacıksız içtenlik özlemi kalır.
Xuraman Memmedova
Xuraman Memmedovaalıntı yaptı4 ay önce
Eğer ressamın çizgileri, yaptığı açıklıklar, koyuluklar, benekler resme bakanların her birisince başka türlü ve bazen de sanatçının amaçladığından bütünüyle değişik biçimde anlaşılıp değerlendirilecekse böyle bir resim yapmaya kalkışmanın anlamı ne? Belki sanatçı buraya şu eklentiyi yapmak isteyebilir, «önemli olan yapıtına egemen olan ruh durumunun iyice anlaşılıp değerlendirilmesidir.»
Xuraman Memmedova
Xuraman Memmedovaalıntı yaptı4 ay önce
Her şey açık açık anlatılmaya çalışılınca esinlere, yeni yeni şeylerin zihnimizde doğmasına olanak kalmaz.
Xuraman Memmedova
Xuraman Memmedovaalıntı yaptı4 ay önce
Her şey bir bilinmezlik bir gizemler uçurumundan geliyor. Biz her şeyin içinden bu bilinmezlik uçurumuna bakabileceğimiz ufacık bir yarık, ufacık bir aralık bulabiliriz. Uçurumun görünümünün bizde uyandırdığı duyarlığı ortaya koyabilmemiz için yüzlerce dizelik bir şiir yazmamız gerekmez. Bir duygu en yüksek noktaya erişince söyleyecek söz bulamaz, susar kalırız. Çünkü hiç bir sözcük o noktayı anlatmaya yetmez.
Xuraman Memmedova
Xuraman Memmedovaalıntı yaptı4 ay önce
Basho ustası Buccho’nun yanında Zen eğitimini sürdürürken bir gün ustası Basho’ya gelip «Bugünlerde neler yapıyorsun, nelerle uğraşıyorsun?» diye sormuş.

Basho «Son yağmurlardan sonra yosunlar her zamankinden daha yeşil oldu.» diye yanıt vermiş.

Buccho «Budizmde yosunların yeşilliğinden daha önemli bir konu yok mu?» diye sorunca da,

Basho’nun yanıtı «Suya bir kurbağa atladı sesini duydum» olmuş.
Xuraman Memmedova
Xuraman Memmedovaalıntı yaptı4 ay önce
Hepimizin çileye düşkün bir kaçınık olmamız gerekmez ama bilmem acaba hepimizde bu görgül, göreceli dünyanın ötesinde insanın yazgısını sakin sakin zihninin gözüyle seyredebileceği bir yere ulaşmak özlemi yok mu?
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)