Kitaplar
Rahmi Akbaş

Söğütlü Jandarma Onbaşı Ali’nin Milli Mücadele Anıları

1916 senesinin Ağustos ayında, 18 yaşında iken askere alınan Ali Balaban, Birinci Dünya Savaşı'nın en yoğun yaşandığı dönemlerde Kut'ül Amara, Bağdat ve Tikrit Cephelerinde Ali İhsan (Sabis) Paşa'nın komutasında savaşmıştır. Savaşın bitmesi ile Söğüt'e dönmesine rağmen 1920 senesinde, tekrar askere çağrılan Ali Onbaşı, önce Bursa Posta Karakol Kumandan Okulu'na gönderilmiş; ancak Milli Mücadele'nin başlaması ile Söğüt Jandarma Birliği'nde görevlendirilmiştir. Milli Mücadele'nin en şiddetli çatışmalarından olan Birinci ve İkinci İnönü Muharebelerine Eskişehir Merkez Muhafız Komutanlığı emrinde Jandarma Onbaşı olarak katılan Ali Onbaşı, 7 yıl görev yaptığı askerlikten 22 Ekim 1923'te terhis olmuştur. Söğüt'te at arabacılığı ve ipek böceği fabrikalarında çavuşluk yaparak hayatını kazanan Ali Balaban, İstiklal Madalyası ile taltif edilmiştir. Ali Onbaşı'nın, bölgesinde yaşanmış olayları ve askerlik anılarını kaleme aldığı hatıraları, o dönemde Bilecik ve Söğüt'ten bu olayların nasıl görüldüğü açısından önemli bir kaynak olarak görülmelidir.
142 yazdırılmış sayfalar
Yayınlanma yılı
2011
Bunu zaten okudunuz mu? Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?
👍👎

Alıntılar

    Faik Eryaşaralıntı yaptı4 yıl önce
    Düşman topraklarımızı işgal ediyor. Türk askeri düşmandan cesurdur. Fakat bunlar cepheden kaçıyorlar, arkadaşlarını cephede yalnız bırakıyorlar. Cephede ölenler şehit, sağ kalanlar gazi olacaktır. Şimdi bunları burada vurdurup, etlerini köpeklere verdireceğim…’’ dedi.

    Yüzbaşı Hüsnü Efendi, jandarmalara silah doldur emrini verdi. Mekanizmalar şakırdıyordu. Bu arada Binbaşı Tahir Bey, Mehmet Bey’e doğru yönelerek, “Bunları bana bağışla, bunlar bir hata yapmışlardır, inanıyorum ve bunlara kefilim ki, cepheye dönerlerse birer aslan kesileceklerdir” dedi. Bunu cesaret alan köylülerin yaşlıları da Mehmet Bey’in yanına gelerek, aflarını talep ediyor hatta yalvarıyorlardı.

    Mehmet Bey, firarilere şöyle bir baktı, hepsi “Ne olur” diye gözüne bakıyorlardı. Mehmet Bey, önce Binbaşı Tahir Bey’e, sonra da yaşlı köylülere bakarak; “Peki siz kefilseniz ben de affedebilirim’’ dedi. Yüzbaşı Hüsnü Bey’e dönerek ‘’Bunlara ikişer tayin verin, cepheye ayrı ayrı fırkalara gönderin” dedi.

    Bu söz üzerine ortalık ana baba gününe dönmüş, hem köylüler hem de firariler sevinçten ağlıyorlardı. Hatta bazılar “Biz tayin mayin istemiyoruz, hemen cepheye gitmek istiyoruz’’ dediler.

    Bu olay, cephedeki firari sayısını iyice azaltmıştı. Çünkü geriye kaçanlara ölüm vardı, bunun en güzel örneği de kurşuna dizilen üç asker olmuştu.
    Faik Eryaşaralıntı yaptı4 yıl önce
    Söğüt’te birinci taburun (Gündüzbey Taburu) teşkili sırasında Arık Ahmet’in yaylı arabasıyla İnegöl’e bir heyet gönderilmiş, asker takviyesi istendiyse de İnegöl’den bu teklif kabul edilmemiştir.
    Faik Eryaşaralıntı yaptı4 yıl önce
    Bu vatanı düşmanlardan kurtaracak önder Mustafa Kemal, 16 Mayıs 1919’da çürük, eski Bandırma adlı vapurla İstanbul’dan ayrılarak 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayakbastı.
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)