Virginia Woolf

Mrs. Dalloway

Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda Londra. Sıcak bir yaz günü Clarissa Dalloway o akşam vereceği büyük partiye hazırlanmaktadır. Aynı gün Hindistan'dan beklenmedik bir ziyaretçi gelir: İlk aşkı Peter Walsh. Onun bu apansız gelişi uzak bir geçmişin anılarını, eski arkadaşlıkları ve Clarissa'nın gençliğinde yaptığı tercihleri canlandırır zihninde. Bütün yaşamı, ilişkileri ve sıradan, tekdüze evliliğine götüren olaylar bir bir geçer gözlerinin önünden.

Clarissa çevresinde sürüp giden hayata ve o hayatın içindeki sayısız insana odaklanırken, yazar da çeşitli karakterler arasında gidip gelir ve onların yaşadıklarını Mrs. Dalloway'in akıp giden gününün içine yerleştirir. Virginia Woolf, 'Clarissa Dalloway'in hayatında bir gün' ü, en yetkin temsilcisi olduğu bilinçakışı tekniğiyle anlattığı bu romanında, erkekle kadın ve iki kadın arasındaki ilişkilere de bir pencere açıyor; karakterlerin her birinin iç dünyasına okuru da dahil ediyor; geçmişe ait benzersiz ama acı veren imgeleri bugünün imgelerine katıyor, toplumun dayattıklarının altında boğulan arzuları incelikle işliyor. Hayatı ve dış dünyayı her bir karakterinin gözünden ve zihninden muhteşem bir çözümlemeyle sunarken, zamanının ruhunu da başarıyla yansıtıyor.

Mrs. Dalloway, Türkiye'de ilk yayımlanışından 35 yıl sonra İlknur Özdemir'in çevirisiyle yeniden okurlarıyla buluşuyor.
235 yazdırılmış sayfalar

İlgili kitaplar

İzlenimler

    Fulden Ufacıkbir izlenim paylaşıldı2 ay önce
    👍Okumaya değer
    🔮Gizli Derinlikler

    iranaquluzadebir izlenim paylaşıldı2 yıl önce
    👍Okumaya değer

    EzgiNisan Öztürkbir izlenim paylaşıldı3 yıl önce
    👍Okumaya değer

Alıntılar

    kitab_21alıntı yaptı4 yıl önce
    Neden bu kadar sevdiğimizi Tanrı bilir, neden böyle gördüğümüzü; oluşturuyoruz, çevremizde kuruyoruz, yıkıp her an yeniden yaratıyoruz; ama en yaşlı kocakarılar bile, kapı eşiklerine çökmüş en çaresiz, en sefil insanlar bile (içip içip ölenler) aynı şeyi yapıyorlar
    Fulden Ufacıkalıntı yaptı2 ay önce
    Çünkü evlilikte, her gün aynı evde birlikte yaşayan insanlar arasında biraz serbestlik, bir parça özgürlük olmalıydı;
    iranaquluzadealıntı yaptı2 yıl önce
    Eh, eğlendim işte; eğlendim, diye düşündü soluk sardunyalarıyla sallanan sepetlere bakarken. Ve un ufak olmuştu – neşesi, çünkü yarısı uydurmaydı her şeyin, kendisi de çok iyi biliyordu bunu; o kızla olan kaçamağı uydurmuştu; hayatın yarısını uydurur insan zaten, diye düşündü – kendini uydurmuştu; kızı uydurmuştu; nefis bir eğlence kurmuştu, hatta fazlasını. Hem garipti bunlar hem de son derece doğru; bütün bunları kimseyle paylaşamazdı – un ufak olmuştu.

Kitap raflarında

fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)