Kitaplar
Rebecca Solnit

Kaybolma Kılavuzu

    sudembalıntı yaptıgeçen yıl
    Dünyanın sonunun bir zamandan ziyade, bir yer olabileceğini ilk kez orada fark ettim
    sudembalıntı yaptıgeçen yıl
    Bazı fikirler yenidir; fakat çoğu fikir uzun zamandır orada bulunan bir şeyin –odanın ortasındaki esrarın ya da aynadaki sırrın–, farkına varmaktan ibarettir
    sudembalıntı yaptıgeçen yıl
    Hatta yardım çağırmak oldukça cömert bir eylemdir; çünkü başkalarının bize yardım etmesine, bizim de yardım almamıza izin verir. Bazen yardım çağırır, bazen yardım ederiz. Böylece bizi korkutan, o düşmanca dünya, başka bir yere dönüşür
    sudembalıntı yaptıgeçen yıl
    Bilmediklerinin farkında olmak, bilgi birikiminin bir parçasıdır
    sudembalıntı yaptıgeçen yıl
    “Boşluğu sergilemenin epey tehlikeli olduğunu düşünüyorum,”
    sudembalıntı yaptıgeçen yıl
    Oysa yazmak yeterince yalnız bir uğraş. Hiçbir soruya acil ve münasip bir cevap bulunamayacağının itirafı gibidir
    sudembalıntı yaptıgeçen yıl
    Başka insanların bize verdikleri neşenin gerisinde, hep bir hüzün riski gizlendiği için böyle olabilir mi acaba
    sudembalıntı yaptıgeçen yıl
    Aslında bütün bu hüzünlerde, haz almamızı kolaylaştıran keyifli bir taraf da var
    sudembalıntı yaptıgeçen yıl
    Belli ki afyon, sadece fiziksel acıyı değil; seni kendi algılarının, arzularının ve geçen zamanın bir izleyicisi konumuna getirerek, varoluşsal acıyı da dindiriyordu.
    sudembalıntı yaptıgeçen yıl
    On yedi yaşıma bastığım günden beri yalnızdım ve bu erken bağımsızlık beni yaşlandırmıştı: Eğer dağılırsam parçalarımı toplamaya birileri gelir mi, hiçbir zaman emin değildim, bu yüzden attığım adımların sonuçlarını düşündüm hep.
    sudembalıntı yaptıgeçen yıl
    Kendilerini bir başka kültürün içinde bulan insanlar, bedeni birden fazla kez parçalara ayrılan ve yeniden şekillenen kelebeğin ıstırabına benzeyen bir süreçten geçerler
    sudembalıntı yaptıgeçen yıl
    Bazıları, özlemini çektikleri şeylerin alışkanlıktan ibaret olduğunu fark edince eve gitmeyi arzulamaktan vazgeçerler ve zaten bir süredir evde olduklarını anlamakta gecikmezler
    sudembalıntı yaptıgeçen yıl
    “Halbuki hayatıma gereken dikkatle bakarsam, bu öğleden sonra başıma gelecekleri bile bilmediğimi fark ederim ve başıma geleceklerle başa çıkacak donanıma sahip olduğum konusunda, kendime sonuna kadar güvenemem. Belki de donanımlarımıza güvenebileceğimize inanmak istiyoruzdur. Fakat bu inanç bir bakıma makuldur çünkü olasılıklar, ihtimaller, bu öğleden sonranın, diğerlerinden pek de farklı olmayacağını söyler bize
    sudembalıntı yaptıgeçen yıl
    Boşluğa atlayış, Budistlerin de kimi zaman kullandıkları bir ifadedir; aydınlanmayla, boşluğu kucaklamakla ilgilidir bu ifade. Ve boşluk, batılıların sandıkları gibi bir şeylerin eksikliğini anlatmak için kullanılmaz; boşluk, fani ve maddi olanın gitmesine izin vermek, limitsizliğe, aşkınlığa, özgürlüğe ve aydınlanmaya kucak açmak demektir. “Benimle beraber boşluğa gelin!” diye yazmıştı Klein, “Siz, benden hoşlananlar, hayal edin / O harikulade boşluğu / O mutlak sevgiyi...”
    sudembalıntı yaptıgeçen yıl
    Dağcılıktan, asıl gaye zirveye ulaşmakmış gibi bahsedilir hep. Oysa siz yükseldikçe dünya da gittikçe büyür ve siz kendinizi onunla oranlayarak, gittikçe daha küçük hissedersiniz. Etrafınızdaki alanın genişliği sizi büyüler ve özgürleştirir.
    sudembalıntı yaptıgeçen yıl
    Kaderin ağlarını sizi bir araya getirmek üzere ördüğüne dair bir hikaye uydurulur, bu doğrultuda bir bakış açısı benimsenir. Fakat bu hikayenin çıkış kapısı kapalı, pencereleri mühürlüdür. Kendini nasıl gördüğün, senin onu ve onun da seni nasıl algıladığını belirler; hayalperestlerin ciğerlerinden boşalan nemli havayla, bulutların üzerinde inşa edilmiş bir kale... Kendini kapının dışında ve yeniden yalnız bulmak bir şoktur.
    sudembalıntı yaptıgeçen yıl
    Bir başka ifadeyle, içimizdeki mekanlar, en az dışımızdakiler kadar mühimdir. Bu açıdan bakıldığında, mekanları yanımızda taşıma biçimlerimiz kadar, onlara duyduğumuz özlem de mekanları tanrısallaştırır
    sudembalıntı yaptıgeçen yıl
    Güzellikten genellikle, sadece şehvet ya da hayranlık duyguları uyandırıyormuş gibi bahsedilir. Oysa en güzel insanlar, bu güzellik onları alın yazısı veya hayatın manası gibi gösterdiği için güzeldirler. Aslında her biri çarpıcı bir hikayenin kahramanı gibidir. Onlara duyulan arzu, neye benzediği bilinmeyen kaderlerinin bir parçası olma ihtirasından başka bir şey değildir.
    sudembalıntı yaptıgeçen yıl
    ıstırabına benzeyen bir süreçten geçerler. Regeneration adlı romanında, Pat Barker, “değişimin ve tedavinin ilk aşamalarının, çürümenin ilk aşamalarına ne kadar çok benzediğini gayet iyi bilen” bir doktoru anlatır. “Bir kozayı kesip açın, orada çürümekte olan bir tırtıl göreceksiniz. Göremeyeceğiniz şey ise şudur: Bu mistik yaratık, yarı tırtıl, yarı kelebek; zihni böylesine işaretler arayanlar için, insan ruhunu sembolize eder. Zira dönüşüm süreci, çürümenin neredeyse tüm aşamalarını kapsar.”
    sudembalıntı yaptıgeçen yıl
    Bir başka ifadeyle, bu kazazedeler için uzak yakına dönüşmüştür ve yakın garip bir biçimde bir hayli uzaklaşmıştır kendilerinden.
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)