Aldous Huxley

Ada

Kitap eklendiğinde bana bildir
Bu kitabı okumak için Bookmate’e EPUB ya da FB2 dosyası yükleyin. Bir kitabı nasıl yüklerim?
    Xuraman Memmedovaalıntı yaptı2 yıl önce
    «Nasıl biri?»

    «Peygamber yaradılışlı. Ancak ne Tanrıya, ne de kendi kurtarıcılığına inanamayacak kadar akıllı. Üstelik, inancı olsa bile, bunu eyleme dönüştüremeyecek kadar duyarlı. Kasları eyleme geçmek, duyguları inanmak istiyor, ama sinir uçları ve zekâsı buna izin vermiyor.»

    «Çok mutsuz olmalı.»

    «Öyle mutsuz ki sırtlan gibi gülüyor.»
    Xuraman Memmedovaalıntı yaptı2 yıl önce
    Pala ilkelerine göre suç işleme eğilimi de, insan gövdesindeki salgıların bir bozukluğundan doğar, bu nedenle cezayı değil, iyileştirilmeyi gerektirir
    Xuraman Memmedovaalıntı yaptı2 yıl önce
    «Düşüncenin alabildiğine dal budak saldığı, umudun hiçbir zaman gölgelenmediği, soylu bir davranışın şu ya da bu paçavra amaç uğruna alçaklık diye cezalandırılmadığı, ışıl ışıl bir sevinç dünyası kafamda canlanıyor
    Xuraman Memmedovaalıntı yaptıgeçen yıl
    Söz yalnızca Tanrıya ait olmakla kalmıyor, Tanrıyla özdeşleşiyordu.
    Xuraman Memmedovaalıntı yaptıgeçen yıl
    Tek tek nesneler üzerine bilgimiz arttıkça Tanrı’yı daha yakından tanırız.» Spinoza’nın bu sözlerini kendi felsefemize uyarlarsak söyle diyebiliriz: kişi yaşam deneyinin her alanıyla kişiliğinin bağıntılarını öğrendikçe, bir sabah uyandığında, öz benliğinin - daha doğrusu Öz (büyük ö) Benliğinin (büyük B) bilincine varma olasılığı artar.
    Xuraman Memmedovaalıntı yaptıgeçen yıl
    Erdemli Kişi özbenliğinin bilincinde olan kişidir; öz varlığımıza varmak ise olduğumuzu sandığımız kişiyi, ve bu yanılgının biçimlendirdiği duygu ye davranışları an be an inceleyip tanımakla mümkündür. Yanılgımızın, yakıştırma kişiliğimizin bir anlık açıklıkla ve bütünüyle kayranışı, o an için ikicilik düzmecesine son verir. Ne olmadığımızı kavradığımız anlar gitgide sıklaşıp süreklilik kazandığında bir de bakarız ki öz varlığımıza ulaşıvermişiz. Zihni yoğunlaştırma, soyutlama, manevî çalışmalar, bunların tümü düşünce düzeyinde sistemli dışlamalardır. Çilecilik ye Hazcılık ise sezgi, duygu ve davranış düzeyinde sistemli dışlamalardır. Oysa, Erdemli Kişi özbenliğini yaşam deneyinin tüm düzeyleriyle olan bağıntısı içinde değerlendiren kişidir; bu nedenle, her konumda, her an, her ne yapıyorsanız, ister övülesi, ister sövülesi, ister zevkli, ister tatsız, ister eylemsel, ister duygusal, hep, ama hep uyanık olun. Tek gerçek Yoga, yapılmaya değer tek manevi çalışma budur.
    Xuraman Memmedovaalıntı yaptıgeçen yıl
    Öz varlığımızı tanımak bizi Erdemli Kişi kılar, ve Erdemli Kişilik de gerektiğince, erdemli davranmamıza yol açar. Ancak, tek başına erdemli davranmak, Erdemli Kişi olmamızı sağlamaz, öz varlığımızı tanımadan da iyi insanlar olabiliriz. Ama yalnızca iyi olan kişiler Erdemli Kişi değil, Toplumun temel direkleridir.

    Çoğu direkler ise kendilerinin Samsonlarıdır. Toplumu bir süre ayakta, tutarlar, ama er geç yıkıcı olurlar. Günümüze dek erdemli davranışların çoğunun Erdemli Kişilerce yapılarak, sürekli doğruluk ve geçerlilik kazandığı bir toplum görülmemiştir. Bu demek değildir ki böyle bir toplum asla oluşmayacaktır, ve biz Pala’lılar gerçekleşmeyecek düşler peşinde koşarak enayilik ediyoruz.
    Xuraman Memmedovaalıntı yaptıgeçen yıl
    Çatışma ve düş kırıklığı - tarihin ve hemen hemen tüm yaşam öykülerinin ana temasıdır. Buda gerçekçiydi, ve «Size acıları gösteriyorum,» dedi. Ancak acılardan kurtuluş yolunu da gösterdi - öz varlık bilinci ve ikilik ötesi gerçeğin tümüyle özümsenip yaşanması
    Xuraman Memmedovaalıntı yaptıgeçen yıl
    Karşıtlardan yalnızca olumlu olana süreklilik kazandırmak ereği, doğanın yapışına aykırı olduğundan, olduğumu sandığım soyutlanmış, güdük ikici ben, olanaksızın peşinde koşarak kendini durmadan yinelenen doyumsuzluklara, diğer doyumsuz, kısır ikicilere bitmek bilmez çatışmalara mahkum ediyor.
    Xuraman Memmedovaalıntı yaptıgeçen yıl
    Hiçkimsenin bir yerlere varmak icin çabalaması, gerekmez. Çünkü, aslında hepimiz varmak istediğimiz yerdeyiz.

    Eğer öz varlığımın bilincine varabilseydim, kendime yakıştırdığım kişiliğin gereklerine göre davranmayı bir yana bırakır, ve böylece öz varlığımı bulurdum.

    Olduğumu sandığım, ikici ben kendimi tanımama bir izin verse, öz varlığımın karşıtların uzlaşması, ikilik ötesi tam, bölünmez, gerçeğin tümüyle özümsenip yaşanması olduğunu, anlardım.
    Xuraman Memmedovaalıntı yaptı2 yıl önce
    «Soluduğun hava ne kadar da serin. Serin, arı, yaşam gücüyle yüklü!»
    Xuraman Memmedovaalıntı yaptı2 yıl önce
    Sessiz boşlukta yükseğe, daha yükseklere. Düşler gerçeğin ta kendisiydi, sözcükleri yaşıyordu.
    Xuraman Memmedovaalıntı yaptı2 yıl önce
    «Durgun ırmağın yüzeyinde uyuyorsun,» diyordu ses. «Ve ırmağın üstünde, soluk gökyüzünde, büyük, beyaz bulutlar var. Bulutlara baktıkça yükseklere, onlara doğru onlara doğru yükseliyorsun, ve seni ileri, yukarı, daha yukarı taşıyor.»
    Xuraman Memmedovaalıntı yaptı2 yıl önce
    «Kendiliğinden süzülüvermek. Hiç çaba göstermeden. Yalnızca kendimi bırakarak, akıntının beni taşımasına izin vererek, bu karşı durulmaz, durgun yaşam ırmağından beni de götürmesini dileyerekve onun varacağı yerin benim varmak istediğim, varmam gereken yer olduğunu aklımdan çıkarmadan: daha üştün bir yaşama, gönül erincine doğru. Durgun ırmağın üstünde, karşı durulmaz biçimde barışıklığın, uzlaşmanın bütünlüğüne.»
    Xuraman Memmedovaalıntı yaptı2 yıl önce
    «Suyun üstünde bir ak kuş gibi süzülüyorsun. Büyük bir yaşam ırmağında süzülüyorsun - büyük, duru, suskun ırmak, ve öyle durgun, öyle suskun ki, onun uyuduğunu sanırsın. Uyuyan bir ırmak. Ama karşı durulmaz bir akışı vardır. Sessizce, karşı durulmaz biçimde dopdolu bir yaşama doğru, tüm acıları, mutsuzlukları bilerek, benimseyerek, kendisiyle özdeşleştiren, ve böylece daha engin, daha güçlü ve bütünlenmiş bir gönül erincine doğru akan yaşam ırmağı. Ve şimdi sen bu gönül erincine doğru süzülmektesin, bu duru, suskun, durgun, ama dizgin tanımaz, durgunluğunca dizginlenmez kılınmış ırmağın üzerinde. Ve ben de onun akışına kaptırmışım kendimi.
    Xuraman Memmedovaalıntı yaptı2 yıl önce
    «Ve gerçekle düş, bize dıştan gelenle içten, varlığımızın derinliklerinden gelen arasında.»
    Xuraman Memmedovaalıntı yaptı2 yıl önce
    «Kendiliğinden süzülüp gidiyor,» dedi Will içinden. «Kendiliğinden süzülüp gidiyor.» Bu sözcükler ona derin bir mutluluk verdi.
    Xuraman Memmedovaalıntı yaptı2 yıl önce
    Doğum onun için gizlerin açığa vurması, dokunuş ve aşkla gönle dolması olmuştu.
    Xuraman Memmedovaalıntı yaptı2 yıl önce
    «Eğer bir insan kendini Tanrıya adamışsa ki ben böyleyim, Bay Farnaby -korkmak için bir nedeni olmamalı. Bu şartlarda korkmak günahkârlıktır.»
    Xuraman Memmedovaalıntı yaptı2 yıl önce
    «Şansa bakın ki Tanrı benimleydi...»
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)