Stefan Zweig

Sahaf Mendel – Bir Kadının Yirmi Dört Saati

muratcinarsoyalıntı yaptı2 yıl önce
Ve gösterişli havalarla; ruh, fikir, his, acı dediğimiz şeylerin, ne kadar zayıf, alçak ve korkak bir şey olduğunu, tekrar, korku duyarak hissediyorum; çünkü bütün bunlar, en taşkın hale geldikleri zaman bile, acı çeken bedeni, işkence içindeki teni tamamen parçalamaya yeterli olamıyorlar; çünkü öleceğimiz ve yıldırım çarpmış bir ağaç gibi devrileceğimiz yerde, her şeye karşın kan, dolaşımını sürdürüyor ve böyle anlardan sonra gene yaşamda kalıyoruz.
muratcinarsoyalıntı yaptı2 yıl önce
O genç adam o zaman beni yakalasaydı, peşinden gelmemi isteseydi, dünyanın öbür ucuna kadar giderdim; kendi ismimi de, çocuklarımın ismini de kirletirdim... Ötekinin berikinin öğütlerine ve vicdanımın mantığına karşı boş vermiş, tıpkı, şu Madam Henriette’in, bir gün evveline gelinceye kadar tanımadığı o genç Fransız’la kaçması gibi, ben de onunla kaçardım... Ne gittiğim yeri ne de ne kadar zaman için gittiğimi sorardım; arkama, geçmişteki yaşamıma bir tek defa bile bakmazdım... Paramı, ismimi, servetimi, onurumu bu adama feda ederdim. Dilencilik bile ederdim ve belki de, yeryüzünde, onun bana yaptıramayacağı bayağılık kalmazdı. İnsanların, kendi aralarında, namus ve utanma dedikleri her şeyi unuturdum; bana doğru ilerlemiş olsaydı, bir tek söz söylemiş veya bir tek adım atmış olsaydı, beni kendine çekmeye girişseydi, o anda mahvolmuş ve ona sonsuza dek bağlanmış bulunacaktım.
muratcinarsoyalıntı yaptı2 yıl önce
um. O zaman bana o kadar acı veren şey düş kırıklığıydı... Bu gencin, benim yanımda kalmak, beni alıkoymak için hiçbir girişimde bulunmadan öyle uslu uslu gittiğini... Beni şiddetle kendisine çekeceği yerde, onu oradan uzaklaşmaya davet eden ilk sözüme, boynu bükük ve saygılı itaat ettiğini görmekten... Beni, sadece, yoluna çıkmış bir mübarek kadın gibi kutsadığını... Kadınlığımı hissetmediğini görmekten ileri gelen düş kırıklığı.
muratcinarsoyalıntı yaptı2 yıl önce
bir kadın, söze ve açık bilgiye gerek olmadan, her şeyi duygularıyla anlar.
muratcinarsoyalıntı yaptı2 yıl önce
Bu ani samimiyet bana pek çirkin geldi
muratcinarsoyalıntı yaptı2 yıl önce
Zaman bu boğucu sıcağın içinde erimiş; saatler, bulanık ve delice bir rüyaya karışmış gitmişti.
muratcinarsoyalıntı yaptı2 yıl önce
Herkes gibi ben de, bu bitip tükenmeyen günleri neredeyse tamamen, pencereleri kapanmış odamda, yarı soyunmuş, iradesiz bir halde geçiriyor, bir değişiklik, hafif bir serinlik bekliyor; elimden bir şey gelmeksizin, hayaller içinde, yağmur ve fırtına sayıklıyordum.
muratcinarsoyalıntı yaptı2 yıl önce
Büyük savaşın canice işleri arasında en anlamsızı, en yararsızı ve bu nedenle de en ahlak dışı olanı, silah altına alınma yaşı çoktan geçmiş ve en vahşi insanlarda bile kutsal sayılan konukseverliğe inanarak, zamanında kaçmayı düşünmemiş yabancı uyruklu sivil erkekleri toplayarak dikenli tellerin arkasına yığmak olmuştur.
muratcinarsoyalıntı yaptı2 yıl önce
yeni bir “firavun” yönetimi başlamış ve üç dört senelik bir süre “Yusuf”un unutulmasına yetmişti.
muratcinarsoyalıntı yaptı2 yıl önce
Yarattığımız özgün ve üstün yapıtların hepsi, bir bilinçsel inadın, deliliğe yakın, tek kişi olma
muratcinarsoyalıntı yaptı2 yıl önce
tutkusunun ürünüdür. Bu tanınmayan, alçak gönüllü sahaf, saf bir fikir hayatının, bir tek fikre bağlı kalmanın, bir hint fakiri veya bir Ortaçağ rahibiymişçesine, yoğun bir dünyayı unutarak kendinden geçme halinin, bu devirde bile, hatta bir telefon kulübesi yanında ve bir kahvehanenin pırıl pırıl ışıkları altında dahi mümkün olduğunu, bunu kendi kişiliğinde gerçekleştirmek suretiyle, bana, çağdaş şairlerimizden daha kusursuz bir şekilde kanıtlamıştı..
muratcinarsoyalıntı yaptı2 yıl önce
Bundan ötürü, Jakob Mendel’in mermer masasını, yarı karanlıkta, bir mezar taşı gibi çıplak, pırıldar görünce, bütün bedenimi bir ürperme sardı. Böyle bir adamın kaybının nasıl bir anlam ifade ettiğini, şimdi yaşım ilerlemiş olduğu için, daha iyi anlıyordum. Çünkü öncelikle, bu tür insanlar, gitgide daha standartlaşan dünyamızda, her gün biraz daha eksilmekte. İkinci olarak da, toy bir delikanlı olarak bu eşi bulunmaz adama karşı, bilinçsiz bir ilgiyle bağlanmış bulunuyordum. Ben onda büyük bir gizem sezmiştim.
muratcinarsoyalıntı yaptı2 yıl önce
bir Amerikalı gezginin bahşiş teklif etmeye kalkıştığı bir müze müdürü gibi öfkelenir, g
muratcinarsoyalıntı yaptı2 yıl önce
akob Mendel’in uzman belleği kesinlikle verimsiz bir bellekti;
muratcinarsoyalıntı yaptı2 yıl önce
Kitaplarla uğraşacağı yerde şoförlük yapsa daha iyi olur.”
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)