Anton Çehov

Düello

Kitap eklendiğinde bana bildir
Bu kitabı okumak için Bookmate’e EPUB ya da FB2 dosyası yükleyin. Bir kitabı nasıl yüklerim?
    Misir Məmmədlialıntı yaptı6 yıl önce
    Sonra, yaraları sızlıyan bir hasta gibi kendi kusurlarından, kabahatlerinden ilk olarak acı duyan da oydu. Can sıkıntısından, herhangi bir anlaşamamazlık yüzünden birbirlerinde soysuzlaşma, düşme, irsiyet falan gibi ne oldukları iyice anlaşılmamış şeyler arıyacak yerde, daha aşağılara inseler, kinlerini, nefretlerini koca caddelerin kara cahillikten, aç gözlülükten, ayıptan, pislikten, küfürden, kadın çığlıklarından çin çin öttüğü yerlere çevirseler daha iyi olmaz mıydı?.
    Misir Məmmədlialıntı yaptı6 yıl önce
    Buradan gidebilmek için Nadejda Fedo-rovna’ya, alacaklılara, üstlerine yalan söylemesi lâzımdı.
    Sonra, Petersburg’da para bulmak için annesine yalan atması, Nadejda Fedorovna’dan artık ayrıldığını söylemesi gerekiyordu. Annesi ona beş yüz rubleden fazla vermiyecekti; şu halde, kısa bir zamanda para gönderecek durumda olmıyacağına göre doktoru şimdiden aldatmış oluyordu. Sonra Nadejda Fedorov-na Petersburg’s gelince, ondan ayrılmak için büyük küçük P. 7 .
    74
    D ö E L L O
    bir sürü hileye başvurmak lâzım gelecekti. Yine göz yaşlan, can sıkıntısı, iğrenç hayat, pişmanlık... O
    halde içinde hiçbir değişiklik, olacak değil. Aldatma, işte o kadar. Layevski’nin hayalinde koskocaman bir yaaln dağı yükseldi. Onu bir sıçrayışta aşmak, parça parça yalan söylememek için kestirme bir tedbire başvurmak lâzımdı. Meselâ h’çbir şey söylemeden kalkmak, şapkasını giymek, hemen o anda parasız yola çıkmak... Hiçbir şey söylemeden... Ama Layevski, kendisi için bunun imkânsız olduğunu hissediyordu.
    içinden: , ,
    «Cuma, cuma... dedi. Cuma...
    Misir Məmmədlialıntı yaptı6 yıl önce
    Şimdi ise, doktor reddetmekle hilesini uluorta yüzüne vurunca uzak bir gelecekte değil, bugün de, yarın da, bir ay sonra da, belki bütün hayatı müddetince yalanın ona lâzım olacağını anlamıştı
    Misir Məmmədlialıntı yaptı6 yıl önce
    Durumunu düşünmek istiyor, ama cesaret edemiyordu. Kendi kendinden bile uzun zaman o kadar dikkatle, ihtimamla gizlediği hileyi doktorun çaktığını düşünmek ona korkunç geliyordu. Geleceğini düşünürken fikirlerine hiçbir zaman alabildiğine yol vermezdi. Trene binip gidecek; işte onun hayatının meselesi böyle çözülür, fikirlerini daha ileri gitmeğe bırakmazdı. Uzak bir gelecekte, Nadejda Fedorovna’dan ayrılma, borçları ödemek için Petersburg sokaklarından birinde küçük bir yalana başvurma fikri, stepte, uzak, donuk bir ışık gibi arasıra kafasında parlayıp sönerdi. Yalnız bir defacık yalan söyliyecek, sonra nefsini tam mânasiyle ıslah edecekti. Ne iyi §ey: küçük bir yalan pahasına büyük bir gerçek satın aL»ış, olacaktı. “
    Misir Məmmədlialıntı yaptı6 yıl önce
    Sana namusu üzerine söz verir, göz yaşı bile döker. buna kendisi de inanır. Ama bu sözün ne kıymeti olur? Sözünü tuimıyacak, iki yıl sonra da Nevski’de kolunda yeni bir spvpliyle rasladığm zaman, medeniyetin onu bozduğunu, Rmlin’in .’1 ) bir eşi olduğunu söyliyerek kendisini tnaznr (1) Rudin: Turgenyev’in roman kahramanlarından bir:,
    ‘•ıı /liiviif; rush hayata uymamaktadır.
    ¦
    *8 D O E L L O
    gösterecek! Allah aşkına şunu bırak! Çekil şu çirkeften, iki elinle şunu karıştırma!
    Misir Məmmədlialıntı yaptı6 yıl önce
    Layevski yine heyecanla köşeden köşeye gidip geldi:-
    Kendi kusurlarımı açıkça gördüğüme, onları anladığıma memnunum, dedi. Bu benim yeniden dirilmeme, başka bir adam olmama yardım edecektir. Uslanmaya ne ihtirasla, ne ıstırapla susadığımı bilsen. azizim... Sana yemin ederim ki adam olacağım! Şarap mı beni böyle söyletiyor, yoksa öu gerçekten bö’vle mi. bilmiyorum. Ama zannediyorum ki çoktandır şu anda yaşadığım tatlı, sâf dükilaları yaşamamıştım.
    Misir Məmmədlialıntı yaptı6 yıl önce
    Onun idealleri de despotçadır, dedi. Alelade fânileı eğer umumun faydasına çalışıyorlarsa, kendi soydaşlarını yani beni, seni, bir kelime ile insan oğlunu göz önünde tutuyorlar. Von Koren içinse insanlar köpek yavrusudurlar, hiçtirler: hayatının gayesi olmak için- çok ufaktırlar. 0, soydaşlarına karşı olan sevgisi adına değil, insanlık, gelecek nesil, ideal insan soyu gibi soyut kavramlar için çalışıyor; bunlar için yolculuğa çıkacak, oraçja bunlar için kendi başını yiyecektir. İnsan soyunun düzelmesi için uğraşıyor, biz ona göre, bu işte köleden başka bir şey değiliz, kurbanlık koyunuz, yük hayvanlarıyız. Elinde olsa insanların bir kısmını yok eder vahut küreğe mahkûm eder, bir kısmını disiplinle kıskıvrak bağlar. Arakçayev gibi trampN
    ile yatırıp kaldırır, iffetimizin., ahlâkımızın korunması için hasımıza harem ağaları diker, dar, muhafazakâr ahlâkımızın çevresi dışına çıkan herdesin kurşuna dizilmesini emrederdi. Bütün bunları insan so yunun düzelmesi adına yapardı. İnsan soyu nedir? hayai. serap...
    Müstebitler her zaman hayalcidirler. Ben onu pekâlâ anlıyorum, azizim. Onu takdir ediyorum, önemini inkâr etmi-DÜELLO
    ¦55
    M.nıru. Bu ılünya onun gibilerle tutunuyor. Yalım bize kalsa bütün iyi yürekliliğimize, iyi niyetlerimize rağmen dünyayı biz’, sineklerin işte şu tabloya yaptıklarını yapardık. Evet... l.ayevski.
    Samoylenko’mın yanına oturdu ve yükselen bir heyecanla devam etti: Ben boş, değersiz, sefil bir adamım! Teneffüs etliğim Kava şarap ve aşktır; bir kelime ile, ben hayatı şimdiye kadar yalan; tembellik, cesaretsizlik bahasına satın aldım. Istıraplarım değersiz,- bayağı ıstıraplardı. Von Koren’in nefreti karşısında korkakça boynumu büküyordum; çünkü zaman zamiri ben il* kendimden nefret ediyor, “kendimi aşağı görüyorum.
    Misir Məmmədlialıntı yaptı6 yıl önce
    İnceleme seyahatinden bahsedip duruyor. Bunlar boş sözler değil; ona çöl, mehtaplı gece lâzım: etraftaki çadırlarda, açık havada uzak menzilli yollarda bitkin bir hale gelen aç, hasta kazakları, kılavuzları, yükçüleri, doktoru, papazı uyurlar. Uyumıyan yalnız o. Stanley gibi portatif bir iskemleye kurularak kendini çölün hükümdarı, bu adamların efendisi hisseder. Bir tarafa doğru gider, gider.
    Adamları inliyerek birbiri arkasından ölürler, yine gider. Nihayet o da- ölür; ama yine de çölün despotu, hükümdarı olarak kalır; çünkü mezarının haçı kervanlara otuz kırk mil uzaktan görünmekte, çölün üzerinde süzülmektedir. Bu adamın asker olmadığına acırım. O, mükemmel, dinî bir kumandan olabilirdi. Süvarisini nehirde boğabı lir, cesetlerden köprüler kurabilirdi. Harbde böyle bir cesaret ise her türlü tahkimattan, tabyadan daha lüzumludur. Ah, onu pek iyi anlıyorum! Söylesene: buralarda ne dolaşıyor? Burada ne arıyor?
    Deniz hayvanlarını inceliyor.
    Hayır, hayır azizim, hayır! Vapurda bir yolcu bilgin iıana Karadenizin hayvan bakamından fakir olduğunu, kükürtlü idrojenin çokluğu yüzünden bu denizin derinliğinde uzvi hayata imkân olmadığını söyledi. Bütün ciddî zoologlar N.’ poli ve Villefranche biyoloji istasyonlarında çalışmaktadırlar Fakat von Koren kendi basmadır, dik kafalıdır: Karadenizde kimse çalışmadığı içindir ki, o burada çalışıyor. Üniversite ile ijşrifini ke«îi. bilginleri, arkadaşlarını tanımak istemiyor
    54
    DÜELLO
    Çünkü, o lifi- çcydc’n cince bir despottur, ondan sonra zoologdur. (Göreceksin: meşhur bir adam olacaktır.
    Daha şimdiden, yolculuktan dönünce üniversitelerimizden entrikayı, iktidarsızlığı kaldırmak, bilginleri kıskıvrak bağlamak hülyasmdadır. Despotizm, harbde olduğu gibi ilimde dt kuvvetlidir. İki yıldır bu pis kasabada yaşıyo, çünkü köydt birinci olmak, şehirde ikinci olmaktan iyidir. 0, burada hen. kral, hem kartaldır. Bütün şehir halkını karşısında tirtıı titretiyor; otoritesiyle onları eziyor. Her şeye burnunu sokar, her işe karışır, her şeye ilgi gösterir. Ondan herkes korkar * Ben yakamı eline vermiyorum. Bunu’n farkında: onun içindir ki benden nefret ediyor. Beni yok etmek, yahut ağır hizmetr vermek gerektiğini sana söylememiş miydi?
    Misir Məmmədlialıntı yaptı6 yıl önce
    Ivan Andreyç, bu manzarayı tasvir et, dedi.
    Niçin? diye Layevski sordu— İntiba her türlü tasvirden iyidir. Herkesin intiba yolu ile tabiattan aldığı bu renk, bu ses zenginliğini muharrirler berbat, tanınmıyacak bir şekle sokuyorlar.
    Misir Məmmədlialıntı yaptı6 yıl önce
    Bir baksana, ne panorama! dedi. Layevski:
    Bunda ben hiçbir güzellik görmüyorum, Şaşa,— diye cevap verdi. — insanın tabiat karşısında durmadan heyecan duyması, hayalinin züğürtlüğünü göstermesi demektir. Bütün bu dereler, kayalar, hayalimin bana verebileceği şeyler yanında bayağı şeylerdir, o kadar.
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)