Kitaplar
Yordan Yovkov

Tekerleklerin Türküsü

Yordan Yovkov, yaptığı arabalara yollarda ayrı ayrı türkü söyletmesini bilen bir Türk ustasının sanatına içtenlikle hayran kalmış olacak ki, «Tekerleklerin Türküsü" adlı hikâyesi sizi taa içinizden sarıyor… Hikâyelerin içinde hele bir tanesi var, “Mahkeme” başlığını taşıyor; hayatında yerli, yabancı binlerce hikâye okumuş biri sıfatıyla söylüyorum, bu ayarda bir esere cihan edebiyatında dahi zor rast gelinir.

Kitaptaki hikâyelerin hepsi, buram buram Dobruca kokuyor; insanların hepsi, Türk olsun, Bulgar olsun, hümanist bir anlayışla gerçek zihniyet ve davranışları içinde yaşatılmıştır.
-Prof. Dr. Sabri Esat Siyavuşgil-

«Tekerleklerin Türküsü", M. Türker Acaroğlu'nun aslından yaptığı tam metin çevirisiyle…
(Tanıtım Bülteninden)
170 yazdırılmış sayfalar

İzlenimler

    👍
    👎
    💧
    🐼
    💤
    💩
    💀
    🙈
    🔮
    💡
    🎯
    💞
    🌴
    🚀
    😄

    Kitabı ne kadar sevdiniz?

    Giriş yap veya Kaydol

Alıntılar

    Ирина Осипенкоalıntı yaptı2 ay önce
    Şimdiye dek başucu noktasında duran güneş batıya yöneldi, dayanılmaz bir sıcaklık yaymaya başladı. Boğucu hava acı verici bir karabasan gibi gelip geçti. Eski konağın geniş avlusunda her şey uyanıp canlandı. Bembeyaz akasyalardan yoğun, taptaze, güzel bir koku esmeye başladı. Üzüm salkımlarının çiçeklerinden ağırlaşmış asmaların dolayında altın renkli arılar neşeyle vızıldaşıyor, yaşlı ceviz ağacının yapraklarıyla sessizce fısıldaşıyordu. Küçük bahçenin alçacık çitinde ise gülümseyen kırmızı güller, sıkılgan ve utangaç olarak dikiliyordu. Şimdiye dek muzır otlar arasına saklanmış olan tavuklar, yerden bitercesine, avluya akın ediyordu. Uzun gölgeler oluşturan saçaklarda güvercinler ötüşüyor, koyun ağıllarının dikenli çitlerinde yaramaz serçeler yeniden çıkışıp çekişmeye başlıyordu. Ak başlı öküzler, oyuk, kara gözleriyle bu şen, fodul kuşlara kayıtsız ve sessizce bakıp sanki gülümsüyorlardı…

    Ceviz ağacının gölgesinde, salıverilmiş siyah başörtüsü ve giysi kollarıyla, yaşlı bir kadın oturmuş, yün eğiriyordu. Yanında kocaman iki köpek yatıyordu. Zaman zaman bunlar, iri çenelerini can sıkıcı sineklere sabırla çevirip diş gösteriyorlardı. Sonra başlarını yine ön ayakları üstüne koyup saf ve sakin gözlerini yaşlı kadına dikiyorlardı.
    Ирина Осипенкоalıntı yaptı3 ay önce
    Orman türkülerle çınlayacak, yıkılacak. Kumrular delicesine ağaçtan ağaca uçuşacak, tıpkı büyük haberi alan kadınlar gibi. Sevinçten sarhoş olan çalıkuşları, birer ok gibi göklere fırlayacak. Bir mucize olacak. Güneş, her günden daha aydın, daha güleç bir yüzle parlayacak, çiyli otlar üstünde küçük peri kızlarının adımları iz bırakacaktı. Çiy taneleri otlar ve çiçeklerce emilmiş. Kendisi de sağlam, sapasağlam.

Kitap raflarında

fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)