Zehra Eriş

Kısa Surelerin Tefsiri

Kitap eklendiğinde bana bildir
Bu kitabı okumak için Bookmate’e EPUB ya da FB2 dosyası yükleyin. Bir kitabı nasıl yüklerim?
    b6074882710alıntı yaptı6 ay önce
    Beyhâki Ebû Tâlib’in kızı Ümmü Hani’den şöyle bir hadis rivâyet eder; Rasûlullah (s.a.v.); “Allah (c.c.) Kureyş‘i yedi özellikle üstün kılmıştır. Bunları daha önce kimseye vermemiş, onlardan sonra da kimseye vermez. 1- Ben onlardanım. 2- Peygamberlik onlardadır. 3- Kâbe’ye hizmet görevi onlardadır. 4- Hacılara su dağıtma görevi onlardadır. 5- Fil ordusuna karşı Allah (c.c.) kendilerine yardım etmiştir. 6- Başkaları Allah’a ibadet etmezken onlar on yıl O’na ibadet etmişlerdir. 7- Allah (c.c.) onlar hakkında Kur’an’da bir sûre indirmiştir. O sûrede (Li ilâfi Kureyşîn sûresinde) başka hiç kimseyi anmadı. İşte bunlar Kureyş’in fazîletleridir” buyurdu ve sonra Rasûlullah (s.a.v.) Kureyş sûresini okudu.”
    b6074882710alıntı yaptı6 ay önce
    Ayetlerden Çıkan Hüküm ve Hikmetler:

    1. Hitap her ne kadar Peygamber (s.a.v.) için ise de umumidir. Yani “Rabbinizin fil ashabına yaptığını gördünüz. Daha niye iman etmiyorsunuz?” demektir.

    2. Olay, Allah Teâlâ’nın kudretine, ilim ve hikmetine, Muhammed (s.a.v.)’in şerefine delâlet eder. Kuşların anlatılan şekilde gelmiş olması âdet dışı ve peygamberlikten önce meydana gelen mucizeler (irhasat) türündendi.

    3. Olay, Allah Teâlâ’nın Kâbe’ye yönelik lutfu ve ikramı, düşmanlarını savmakla Kureyş’e de nimeti idi. Olay Kureyş’in şerefini arttırdı. Bu Allah Teâlâ’nın onlar üzerindeki nimeti oldu.

    4. Allah Teâlâ, kuşların, atması ile helak oluşlarını küfürlerinin hakirliğine, kendisi için basit ve hakir olduklarını, rüzgarın savurduğu hayvanların dışkı olarak çıkardığı şeye benzeterek belirtti. Bu benzetmeyi Kur’an’ın yüksek nezih üslubuna göre yaptı. İsa (a.s.) ve annesinin beşer oluşlarına dair (def-i hacetleri için “ikisi de yemek yerlerdi”
    [955]
    ) buyurulması gibi.

    5. Sûre, kul hakkının Allah hakkına mukaddem (önde) olduğuna delâlet eder. Allah (c.c.) azabı, Kâbe’yi putlarla dolduranlara değil, Kâbe’yi tahrif etmek isteyenlere göndermiştir. Kâbe’ye putları koymak Allah Teâlâ’nın hakkına tecavüz, Kâbe’yi yıkmak ise halkın hakkına tecavüzdür.
    [956]

    6. Olayın en ibret alınacak noktası; Hakk’a karşı kuvvetlerine güvenerek zulüm ve yıkmak maksadıyla tecavüz için hareket edenlerin tedbir ve düzenleri, Allah tarafından bertaraf edilecektir. Allah Teâlâ’nın gücüyle güç yarışında olanların yarışı, boşunadır.

    7. Kul köle olunacak tek varlık, Allah’tır. Ebrehe ve benzerleri hep yok olacaktır.
    b6074882710alıntı yaptı6 ay önce
    Pişirilmiş anlamındaki siccil: Araplarca katı sert demektir.
    b6074882710alıntı yaptı6 ay önce
    İbn-i Abbas ve Dahhâk: “Ebâbil; birbiri ardınca giden manasındadır” derler.

    Hasan el-Basrî ve Katâde “Ebâbil”, çok demektir derler.

    Mücâhid: “Ebâbil”, değişik ardı ardına toplu halde anlamına gelen bir kelimedir” der.

    İbn Zeyd: “Ebâbil”, şuradan buradan her taraftan gelmiş çeşitli manasında bir kelimedir.” der
    b6074882710alıntı yaptı6 ay önce
    Bu sene Araplar arasında: “Âmu’l-fil” Fil yılı diye bilinerek bir tarih başlangıcı edinilmiştir. Fil yılında veya fil yılından şu kadar sene önce veya sonra oldu diye anlatılırdı.
    b6074882710alıntı yaptı6 ay önce
    İmam-ı Nevevi bunu şöyle izah eder: “Ashab-ı fil olayı burada cereyan etmiştir. Onun için sünnet olan insanın buradan hızlı geçmesidir.”
    b6074882710alıntı yaptı6 ay önce
    Rasûlullah (s.a.v.) Müzdelife’den Mina’ya hareket ettiği zaman Muhassir vadisinde hızlanmıştı.”
    b6074882710alıntı yaptı6 ay önce
    Fil olayı, Müzdelife ile Mina arasındaki Mugammes yakınındaki Muhassir Vadisinde cereyan etmiştir.
    b6074882710alıntı yaptı6 ay önce
    Ebrehe Mekke’ye girmek için ordusunu ve Mahmud isimli filini hazırlamıştı. Nufeyl b. Habib filin yanında durup kulağına: “Ey Mahmud otur ve geldiğin yere selametle dön. Sen Allah’ın Haram beldesindesin” dedikten sonra hızlıca koşup dağa tırmandı. Fil çöküverdi. Dövdülerse de baltalarla başına vurdularsa da karnına kanatacak kadar bastonlar soktularsa da kalkmadı. Yemen’e dönmek üzere çevirdiklerinde kalkıp koşmaya başladı. Şam’a çevirdiler, aynı şekilde, doğuya çevirdiler aynı şekilde yaptı. Fakat Mekke’ye çevirdiklerinde yine çöktü
    b6074882710alıntı yaptı6 ay önce
    “Allahım herkes kendi helâl malını müdafaa eder. Sen de kendi malını koru! Bu gün Sen haçtan yana olan ve ona tapanlara karşı kendi yandaşlarına yardım et. Onların haçı ve güçleri, haddi aşarak Senin gücüne galib gelemesin. Eğer sen Kâbe’mizi onların insafına terk edersen et, Sen bilirsin. Ya Rabbi onlara karşı Senden başka umacağım kimse yoktur. Ya Rabbi, onlara karşı, bu haremini Sen koru, müdafaa et.”
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)