Stefan Zweig

Amok Koşucusu

Kitap eklendiğinde bana bildir
Bu kitabı okumak için Bookmate’e EPUB ya da FB2 dosyası yükleyin. Bir kitabı nasıl yüklerim?
    b1758511131alıntı yaptı4 yıl önce
    Yüreği hep yaşadığı anın içinde kayboluyordu, gerçeği söylerken yalan söylüyor, kandırmak isterken dürüst davranıyordu; tek bildiği, ne hissettiğiydi.
    Gizemalıntı yaptı3 yıl önce
    İnsan her şeyini kaybederse, elindeki son şeyi kaybetmemek için umarsızca mücadele eder
    Gizemalıntı yaptı3 yıl önce
    Anlıyor musunuz? Bir tek... bir tek şeyi aklım almıyor... nasıl oluyor da insan böyle anlarda yanındakiyle birlikte ölmüyor... nasıl oluyor da insan ertesi sabah uykudan uyanıyor, dişlerini fırçalıyor, kravatını takıyor...
    b1758511131alıntı yaptı4 yıl önce
    Çünkü tarihin akışı, zorlanmaktan hoşlanmaz, kahramanlarını kendisi seçer, ne kadar zorlasalar da davetsiz gelenleri hiç acımadan geri çevirir; kaderin arabasından düşen olursa onu artık yukarı çekmemek gerekir.
    b1758511131alıntı yaptı4 yıl önce
    Özlediği ünü, ölümüyle sağlamaya çalıştığı unutulmazlığı adının arkasına ekleyemedi; onun ölümü, önemsiz olayların tozunun toprağının altında kaldı.
    b1758511131alıntı yaptı4 yıl önce
    Yaşamın içindeyken canlanıyordu o ve yalnızken kendisinin gölgesi oluyordu.
    b1758511131alıntı yaptı4 yıl önce
    Kadın gülümsedi, kederle gülümsedi; yine o eski aldanmacaydı bu, sevildiğini hayal ediyordu, ama kimi zaman mevki için yapıyorlardı bunu, kimi zaman kendini beğenmişlikten, kimi zaman da meslekte yükselmeyi arzuladıklarından.
    b1758511131alıntı yaptı4 yıl önce
    Kadının sorularını yanıtlamaya pek cesaret edemiyor, kekeliyor, duraksıyor, ellerini ceplerine saklıyor, yeniden çıkarıyordu; çocuğun utangaçlığından keyiflenen Bayan de Prie durmadan sorular soruyordu; aklını karıştırabileceği, önünde küçülen, yalvaran, boyun eğen birini yeniden bulmak iyi gelmişti kendisine.
    b1758511131alıntı yaptı4 yıl önce
    Onlarca yıl insanların arasında yüzmüş, ama bu dalgalardan beslendiğini, onların kendisini taşıdığını hiç bilmemişti, şimdi, bir balık gibi yalnızlığın kıyılarına fırlatıldığında çaresizlik ve şahlanmış acılar içinde çırpınıyordu.
    b1758511131alıntı yaptı4 yıl önce
    Hava nasıl hissedilmezse insanları da öyle değerlendirmişti hep, ama şimdi, yalnızlıktan boğazı düğümlenirken, o insanlara ne kadar ihtiyacı olduğunu hissediyor, yalan söyleseler de aldatsalar da onların ne kadar önemi olduğunu anlıyor, salt onların yanında olmasının bile kendisine neler hissettirdiğini, onların tasasızlığını, güvenlerini ve neşelerini nasıl benimsediğini anlıyordu.
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)