Onur Gören
Onur Görenalıntı yaptıgeçen yıl
Ne var ki insanların dünya görüşü felsefi kavramlarla sınırlı değildir; yargılardan ve kavramlardan oluşan geniş bir alanı kapsar, dünyaya ve kendilerine dair bilgilerini de içerir. Felsefe ise özel olarak dünya görüşüne ilişkin sorunlarla ilgilenir ve bu sorunların incelenmesi için genel teorik ilkeler geliştirir.

Felsefe, hem dünyanın nasıl olduğu hem de onun bilgisinin nasıl edinilebileceği ve onun üzerinde nasıl etkide bulunulabileceği sorularıyla uğraşır. Dolayısıyla enikonu gelişmiş her felsefi sistemin iki boyutu vardır: teori ve yöntem. Teori, gerçekliğin özünü açığa çıkarıp kavramaya çalışırken yöntem, gerçekliğin bilgisinin edinilmesinin ve onun üzerinde etkide bulunulmasının yollarına ve araçlarına ilişkin kuralları ve sonuçları içerir. Felsefenin bu iki boyutu birbirinden ayrılamaz; yöntem teoriye dayanır, teorinin gelişmesi ise yönteme bağlıdır.

Felsefenin oluşumu toplumsal yaşama dayanır ve toplumsal yaşam tarafından belirlenir. Üretimdeki ve toplumsal ilişkilerdeki değişimler, bilim ve kültürdeki ilerlemeler, toplumun olgunluk düzeyi ve özellikleri, şu ya da bu felsefi görüşler dizisinde genelleşmiş bir yansıma bulur. Bununla birlikte, aynı toplum içinde farklılık gösterebilen ve zaten göstermekte olan bu görüşlerin içeriği, söz konusu akım veya eğilimin sınıfsal bağlılığı tarafından doğrudan belirlenir.

Felsefe toplum yaşamında etkin bir rol oynar ve onu önemli ölçüde etkileyebilir. Fakat etkisinin karakteri ve eğilimi, çıkarlarına hizmet ettiği sınıfa bağlıdır. Gerici sınıfların felsefesi genel olarak olumsuz, ilerici sınıfların felsefesi ise olumlu bir rol oynar.

Felsefenin temel sorusu. Felsefenin ana akımları olarak materyalizm ve idealizm. Bütün felsefi sorunlar şu ya da bu şekilde, madde ile bilinç arasındaki ilişki sorusu ile bağlantılıdır. Bütün felsefi sorunların çözümü, felsefenin temel sorusunun nasıl yanıtlandığına bağlıdır.

Felsefenin temel sorusu, felsefi düşünce tarihinde bilimsel terimlerle ilk kez Karl Marx ve Friedrich Engels tarafından ortaya konmuş, formüle edilmiş ve yanıtlanmıştır. Engels, Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu adlı kitabında bu sorunu özel olarak ele almıştır. Bu sayede felsefi bilginin doğasını belirlemek ve felsefi akımları tanımlayıp sınıflandırmak için ortak bir temel bulmak mümkün olmuştur.

Felsefenin temel sorusunun iki boyutu vardır. Bunlardan ilki, maddesel ve düşünsel olandan hangisinin birincil yani belirleyici, hangisinin ikincil yani belirlenen olduğunun ortaya konmasına bağlıdır. Bu sorunun ikinci boyutu da madde ile bilinç arasındaki ilişkiyi inceler; ne var ki bu
Felsefe El Kitabı, B.I. Suslakov, Y.A. Yakovleva
Yorum yapmak için katılın veya oturum açın
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)