bookmate game

Sinan Canan

  • Büşra Sualıntı yaptı5 ay önce
    Bu yolu genellikle yarı istemli olarak belirliyorsun. Hem düşünmenin ağırlığından kurtuluyor hem de her konuda söyleyeceğin havalı bir-iki lafa sahip oluyorsun. Bunun sağladığını güven elbette göz ardı edilemez: Hem en temel varoluşsal sorunlarla hem de günlük politik-magazin mevzularla başa çıkabilmeni sağlayan birçok hazır paketin var. Derinliği olmasa ne gam? Kim senden derinlik bekledi ki bugüne kadar?
    Büyük mevzu
  • Yüksel Özalıntı yaptıgeçen yıl
    İlim yapmak ve mesleklerinin inceliklerini öğrenmek için üniversiteleri dolduran bu gençlerin hemen hepsi sıradan bir hayata, sıradan ve ortalama bir rutine, olabildiğince sıradan bir ömre hazırlanmaya şartlandırılmış gibidir. Dünyayı değiştirebileceğine ve yeni düşünce ufukları keşfedebileceğine inanan, kendisinden bir tane daha olmadığı gerçeğinin farkında olan çok az öğrencim oldu maalesef. Kabaca, uzaktan, herhangi bir sayısal ölçüm ve çalışma yapmadan, sadece gözlemlerime dayalı olarak, elimden geçen öğrencilerin yüzde sekseninden fazlasının böyle bir ruh hali içinde olduğunu söyleyebiliyorum, maalesef… Derinlikli ilme, bilgeliğe, insanlara önderlik etmeye, dünyayı daha iyi bir yer yapmaya, düşünülmemişi düşünmeye, yapılmamışı yapmaya cesareti olan çok az öğrenci tanıdım. Cesareti olanların
  • Yüksel Özalıntı yaptıgeçen yıl
    Bu yöntemin kötü bir sonucu var: Koskoca bir insan, öyle nice koskoca insanlar, pırıl pırıl genç zihinler, akılsız kalabalıklarda çoğu zaman modası ve etkinliği dahi geçmiş, anakronik birer slogana indirgeniyorlar. Onlar bunu duyarlılık adına, belki ulvi bazı niyetlerle yapıyorlar fakat onların sınırsız potansiyellerini böyle nümayişlerde, böyle negatif enerji deposu protestolarda harcayan muktedirlerin çarklarının nasıl işlediğini göremiyorlar. Bu kalabalıklarda yer almayı erdemli bir davranış olarak görebilmeleri için devamlı olarak koşullandırılıyorlar. Kendilerine, bireyselliklerine ve benzersizliklerine inançları taammüden zayıflatılıyor; isyankâr ama sönük birer kıvılcıma dönüşüyorlar zamanla…
    Görmeyi öğretmiyoruz. Görenleri göremiyoruz. Elbette Suruç’a ellerinde oyuncaklar ve yüreklerinde ekser güzel niyetlerle güle oynaya giden o gençler, bildiklerinin en iyisini yapıyorlardı ama bu bizi ve sistemi asla temize çıkartmaz. Onlara daha iyi bir yol gösteremediğimiz için de gösterilerden, sloganlardan, basın açıklamalarından ve daha bir sürü başka arkaik yöntemden medet ummaya devam ettiler.
    Başka Yol Bilmiyoruz
  • Yüksel Özalıntı yaptıgeçen yıl
    Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler” başlıklı ilk kitabımda, yazar Alev Alatlı’dan mülhem, Toplumsal Sözyitimi başlıklı bir bölüm kaleme almıştım. Birbirimizin sözlerini neden anlayamadığımızı, sözlerle düşüncelerimizi neden tam olarak ifade edemediğimizi ve aynı kelimelerle konuşmamıza rağmen söylediklerimizin ne kadar farklı anlama çekilebildiğini, biraz da uzmanlık alanım olan sinirbilimleri ışığında değerlendirmeye çalışmıştım. Bu konu o dönem oldukça gözdeydi. Hatta değişik mahfillerde konuyla ilgili birkaç konuşma da yapmıştım.
    Ne çare ki “sözyitimi/afazi”nin bu toplumsal hali, iletişimimize vurduğu darbe açısından, geçen zamana ve üzerinde onca konuşulmasına rağmen gücünden hiçbir şey kaybetmedi aslında. Ama zihin yapımız ve buna bağlı olarak gündemimiz o kadar hızlı değişiyor ki, toplum olarak böyle önemli ve temel konulara zihin mesaisi ayıracak zamanı bir türlü bulamıyoruz. Biz zaman bulamasak da en basit arkadaş sohbetlerinden televizyon tartışmalarına kadar her yerde, aynı kelimelere yüklediğimiz farklı anlamlarla ve zihnimizde gerçek anlamda karşılığı bulunmayan kelimelerle konuşma alışkanlığımız, fikrî verimliliğimize çelme üstüne çelme takmaya devam ediyor…
  • Yüksel Özalıntı yaptıgeçen yıl
    Şu Bildiğimiz “Gruplar”…
    Toplum olarak yafta yapıştırmayı ve fikirleri bu yaftalar üzerinden değerlendirmeyi çok sevdiğimiz söylenir. Bir şahsın ortaya koyduğu görüşleri anlamak için önce onun “kimlerden” olduğuna bakarız, bu doğru. Mesela özgürlükten
  • Yüksel Özalıntı yaptıgeçen yıl
    Her Yafta Eksiktir
  • Yüksel Özalıntı yaptıgeçen yıl
    Ünlü bir yazarımız, bazen aramızdaki samimi diyaloglar sırasında bana “İslâmcı yazar” diye takılmayı severdi. Bıraktığım sakaldan ötürü de bir dönem bazı arkadaşlar arasında “aziz peder” diye çağrılmışlığım vardır. Dindar arkadaşlarım beni fazla “liberal” bulurken liberteryen dostlarım beni fazla
  • Yüksel Özalıntı yaptıgeçen yıl
    ürkiye’nin değişimi hepimizin malumu… Sadece ekonomik ve sosyal parametreler değil, zihinlerimiz de biteviye dönüşüyor. Bu dönüşüm süreci içerisinde yeni bir diyalektik oturtma şansı sıklıkla karşımıza geliyor ve bu fırsat, insan topluluklarının eline çok sık geçen bir şey değil. Belki de artık, yüz yıldır toplumsal iletişimsizliğimizin temelinde yatan
  • Ирина Осипенкоalıntı yaptı2 yıl önce
    Annenin bebekle iletişimi, beynin gelişimi açısından en önemli girdilerdir.
  • Ирина Осипенкоalıntı yaptı2 yıl önce
    Bu konuyu acilen masaya yatırmak gerekiyor.
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)