Kitaplar
Terry Eagleton

Tanrı'nın Ölümü ve Kültür

Terry Eagleton bu kitabında, özellikle 11 Eylül saldırısından bu yana gündemi işgal eden köktendinciliğin yükselişinden hareketle şu soruyu soruyor: Tanrı yeniden mi dirildi? Yoksa aslında hiç ölmemiş miydi? Kitap, Aydınlanma düşüncesinin «Tanrı katli»ni hedeflediği iddiasını sorgulayarak başlar. Sekülerleşme sonucu Tanrı'nın ağır bir darbe aldığını teslim etse de, tümüyle yok olmaktan ziyade farklı kılıklara büründüğünü savunur. Seküler bir çağda ne Tanrı eski haliyle var olabilir ne de din, doğru; ama bıraktıkları boşluk, vekaleten bile olsa, mutlaka başkalarınca doldurulmalıdır. Çünkü Tanrı, kimi zaman iktidara saplanmış bir diken rolü üstlendiyse de, ağırlıkla siyasi egemenliği meşrulaştırmanın en güçlü yollarından biri olagelmiştir. Eagleton, Akıl'dan sanata pek çok şeyin, Tanrı'ya vekalet eden aşkınlık formları sunmaya soyunduğunu söyler. Bu vekillerin en maharetlisinin ise, kavramın geniş anlamıyla kültür olduğu kanaatindedir. «Dillere düşmüş duygulanım yoksunluğuyla» postmodern toplum, Tanrı'ya ve vekili kültüre uyulan ihtiyacı hükümsüz kılıyor ve bu haliyle “ateist bir toplum” öngörüyor gibidir. Oysa öte yanda köktendincilik yükselir. Dolayısıyla, evet, Tanrı yine ölmemiştir; ama bunu kendi kahramanca direnişinden ziyade, «insanların Tanrı'nın cenaze töreninde kendilerini yeniden yaratma olanağını görmeyi başaramamış olması"na borçludur. Günümüzün en üretken Marksist düşünürlerinden biri olan Terry Eagleton, her zamanki keyifli ve akıcı üslubuyla bakışını bu kez dinin kültür düşüncesi ile ilişkisine çeviriyor. Eski sorulara yeni yanıtlar veriyor, kolaycı yanıtlara zor sorular soruyor.
265 yazdırılmış sayfalar
Yayınlanma yılı
2013
Bunu zaten okudunuz mu? Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?
👍👎

Alıntılar

    muratcinarsoyalıntı yaptı4 yıl önce
    O halde, açık bir ikilem söz konusuydu. Ya geri kalmış dinsel görüşleriyle sizin Aklın evrenselliğine dönük inancınızı zımnen sorgulayan, siyaseten uysal bir halkı tercih edecektiniz; ya da olası bir siyasal hoşnutsuzluk maliyetini göze alarak, Aklın ölçeğine duyduğunuz inancı doğrulayabilecek, akılcı zihniyete sahip bir yurttaşlığı destekleyecektiniz. Bilginler kendilerini, zaman zaman herkesin erişimine açık hakikatleri koruyan öncüler olarak mı, yoksa bu öğretileri sıradan kitlelerden sakınan seçkinler olarak mı görecekti?
    muratcinarsoyalıntı yaptı4 yıl önce
    Aklınızı gizli tutun!”56 İnancını akla başvurmadan sahiplenen ve dolayısıyla görüşleri onun tarafından çürütülmeye bağışık olan kitlelere Akıl taşımak için mücadele etmenin bir anlamı yoktu. Halk “daima yalan söyler”di ve akılcı argümanlar geçidi, sadece onun huzurunu kaçırmaya yarayacaktı. İy
    muratcinarsoyalıntı yaptı4 yıl önce
    Halkın kolay kandırılır oluşu, egemenliğinizi sürdürmenize yardım edebilirdi; fakat aynı zamanda yönetiminizi temellendirmeyi arzuladığınız değerler için bir utanç kaynağıydı.

Kitap raflarında

    fatmanurgumrukcuoglu
    Nur
    • 199
    • 1
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)