Kelebeğin Çilesi, Veysel Topaloglu
Kitaplar
Veysel Topaloglu

Kelebeğin Çilesi

Oku
54 yazdırılmış sayfalar
Herkes, beni sırf " yazarım"Sanıyor!Yanılıyor!Oysa ki: Ben hem yazarım;Hem de “silerim”.Tıpkı: Silgili bir kalem gibiyim:Bir yanım: Yazar,Diğer yanım da siler.Kendi defterimin “kar” beyaz sayfalarında:Doğru ve güzel olanı yazmaya çabalarken;Diğerlerinin defterlerindeki yanlışları,Görmemezlikten gelemem!Nerede bir yanlış görsem;Düzeltmeden de duramam!Ya yanlışı silerim! Ya da sayfayı

KELEBEĞİN ÇİLESİEy!Sadekul Veysel;Biliyorsun ki!Marifet: Doğruları bilmekte,Değil;Doğruları söyleyebilmektedir.Şimdi!Söyle, sen de doğruları;Anlat, herkese kıssayı.Arif olan; mutlaka alır hisseyi.Bu, öyle bir kıssa ki!Tam bir: «Yetişkin Masalı".Kahramanları ise:Eli asalıUzun sakallı,Yaşlı-başlı:Hırpani bir dervişle,Yeşilimtırak bir kurtçuk (tırtıl).Derviş;Küflü, karanlık ve boğukKüçük, yalın ve de soğuk!Tek oda, çilehanesinde:Günlerdir:Yarı açYarı tok,Uykusuz ve yorgun.Ama!Ruhen, oldukça dingin!Çilesini çekmekte…Derviş;Bağdaş kurmuş!Yere, öyle oturmuş.Altında: şiltesi yok!Oturduğu yer kuru.Sofrasında: azığı yok!Çanakta, ekmeği kuru.Ama!Rahlesi: kitap,Testisi: su,Kalbi ise imanDolu!İlahi aşkın etkisiyleBirazcık daDeli!İdi.Çile günlerinde:Kafasındaki, zaman kavramını yitirmiş;Gündüz ile gecenin farkını bitirmiş,Bir halde!Zihninde: sürekli “pirinin sözlerini «tekrarlamakta.Çoğu kez,O sözler; odanın içinde de yankılanmakta!İdi.Her fırsatta piri:«-Evlatlarım!Nefis!Nefes gibidir:Yokluğu ölüm,Çokluğu zulüm;Getirir.”Diyordu!Ve sürdürüyordu.…»İnsanoğlu;Fiziki çelimsizliğine rağmen,Yaradanın kendisine bahşettiği:Metafizik güçlerin sayesinde;Yeryüzündeki: yaratılmışların hepEn üstünü! İdi.Ama!Şimdiki gibi: Egemeni değildi;Ne yeraltının, ne de üstünün!O zamanlar;Her canlının dilinden anlar idi.Diğerleri gibi: Kendisinin deHem av hem de avcı olduğunu,Yaşam çarkının: Böyle döndüğünü;İyi bilirdi.”…«Bu durum:Adına: Kibir denilen!Yedi başlı canavarın!İnsanı, teslim almasına kadar sürdü.Sonrasında;Canavar, insandan; insanlığı sürdü.»«Kibirdir: İnsanlığı hasta eden alamet.Günlerden, bir gün:Dervişin gözü, duvarın yukarısına takıldı.Uzun uzun, köşedeki bu noktaya bakındı.Karşısındaki köhne duvarda:Bir " ipek böceği tırtılı" vardı.İleri geri salınarak; kozasını örüyordu.Ağının arasından, o da dervişi görüyordu.Ama!Epeycedir; hiç ilgilenmez görünüyordu.Kozanın kapanmasına, çok az kalmıştı.Tırtıl, son bir kez; başını dışarı çıkarttı.Birden!Dervişle, göz göze geldi.Dervişi ise ani bir merak aldı.-Senin ne işin var? Orada.Diye, içinden geçirdi.-Sen, bu odada; ne yapıyorsan?Ben de onu yapmaya çalışıyorum.Diye, tırtıl cevap verdi.Derviş, duyduklarına inanamadı!Oldukça, şaşırmış ve kendinden şüphe eder;Bir halde, etrafına baktı!Tırtıl ise; rahat konuşabilsin diye:Kozadan başını dışarı uzattıDervişi, daha fazla merakta bırakmadan:Konuşmaya devam etti:-Görüyorum ki çok şaşırdın!-Ama! -İnan! Bunda, şaşıracak çokBir şey yok!Dervişin, sevinçten gözleri parladı.Ve birden, “pirinin sözleri” kulaklarında çınladı.Piri: Bir gün şöyle söylemişti:"İnsan,Ne zaman kiNefsinin kirindenYani kibrinden;Arınır!İşte! O zaman:Yaradılış melekelerini;Geri kazanır!Böylece,O âlemin dilinden tekrar anlar…Âlem ise onu tekrar kucaklar…”Demişti.Tırtıl, tekrar söze girdi.Ve hiç ara vermeden;Konuşmasını sürdürdü:-Ben, buraya bahçedeki;Dut ağacından geldim!-Doğduğum günden beri:Maalesef hep sürünüyorum!-Ne zaman ki varlığımı bildim;Kendimi,Hep yaprak peşinde buldum!-Sürünmekten bıktım artık!Dönüşeceğim!-Atalarımın anlattıklarına göre:Günlerdir, ördüğüm şu kozaya:Birazdan, tırtıl girip;Kelebek olarak çıkacağım!-Her ne kadar,Benim bu halime:Başkaları,"başkalaşım” dese deBen kimseye, asla başkasıDiyemem!-Tabi ki boşuna değil;İkimizin de, çektiği çileler:Senin gibi, ben de geçmişi;Geride bırakacağım!Ve sonunda, mutlaka özgür kalacağım!-En önemlisi ise,Artık; bundan böyle bir yerden,Bir yere sürünerek Değil,Kanatlarımın gücüyle gidebileceğim!Istırap: içindeki, karanlıktan,Kurtulmak için;Karanlıkta kalmak!Da değildir.Istırap; bizzat «dönüşümün” kendisi!Olmakla birlikte;Tez geçer. Yürekteki «sancısı"…Son olarak da:-Kısmetse! Görüşürüz: Haftaya ?-Tabii ki! Seni burada bulabilirsem (?)Dedi.Kozaya öyle girdiVEYSEL TOPALOĞLU (ŞAİR SADEKUL)

Özetle, diyenler için;Gazi üniversitesi, iktisadi İdari Bilimler Fakültesi, Maliye Bölümünden mezun oldum. Askerliğimi, yedek subay olarak yaptım. Uzun yıllar; bir bankada: Mali Analist ve Şube yöneticisi (Müdür) olarak çalıştım. Evli, barklı, çocuklu; kendi halinde ve mutlu bir insanım..   VEYSEL TOPALOĞLU
İzlenim
Kitaplığıma ekle
Oku
7Okuyucular
0Kitap rafları
0İzlenimler
0Alıntılar

İzlenimler

👍
👎
💧
🐼
💤
💩
💀
🙈
🔮
💡
🎯
💞
🌴
🚀
😄

Kitabı ne kadar sevdiniz?

Giriş yap veya Kaydol
bookmate icon
Tek ücret. Yığınla kitap.
Sadece bir kitabı değil bütün bir kütüphaneyi satın alırsınız… hem de aynı fiyata!
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)