Erkek ve Kadın Olmanın Ötesi” alıntıları – Osho adlı yazardan

Tek başına en kötü ihtimalle üzgünüz.
Birlikte bu gerçekten bir cehenneme dönüşür.
Erkek hiçbir zaman şimdi ve burada değildir. O her zaman başka bir yerdedir
eğer bir erkeksen arada bir, bir kadın olmaktan korkma.
beden zihni bir gölge gibi takip eder. Bir kez zihninde bir düşünce olduğunda bunun gerçeğe aktarılması kaçınılmazdır.
İnsanlar hiçbir anlayışa sahip olmadan yaşıyor.
Bu yüzden ne yaparlarsa yapsınlar bir felaketle sonuçlanıyor.
Eğer bir kadın senin için erişilebilirse o kadını seversin; değilse nefret edersin
kadın neredeyse tüm dinler tarafından dışlanmıştır. Bunun nedeni ÇOK açıktır: Çünkü tüm dinler bedene karşıdır ve kadınsa beden merkezidir
Kadın daha sezgiseldir, daha içgüdüseldir. Şayet o bir meditasyoncu değilse, sadece içgüdüsel olacaktır. O bedeniyle düşünür. O erkekten daha çok bedeninde kök salmıştır, o erkekten daha çok bedeninin farkındadır ve bedenimiz milyonlarca yıllık geçmiş deneyimlerimizin tamamıdır.
Erkek daha çok zihindedir, daha entelektüeldir. Ancak entelekt çok daha geç döneme ait bir gelişmedir
İnsanlar bir arada yaşıyorlar ve onların ruhları yaralarla dolu; bu yüzden küçük şeyler onları çok fazla incitiyor.
Dünyadaki tüm çatışmaların nedeni yanlış anlamadır. Sen bir şey söylersin, karın başka şey anlar. Karın bir şey söyler, sen başka bir şey anlarsın.
Meditasyon olmadan sevgi başarısızlığa mahkûmdur. Onun başarılı olma olasılığı yoktur. Başkalarını kandırıp 'iniş' gibi yapabilirsin ama kendini kandıramazsın. Derinden bilirsin ki sevginin sana vaat ettiği her şey tatmin edilmeden kalmıştır.
Tek başına sevgi yeterli değildir.
Ben bir fare değilim, ben bir fare kapanıyım, fare olan sensin. Fare kapanı, onları yakalamak için farelerin peşinden koşmaz. Fareler kendileri gelip yakalanırlar
binlerce yıldır erkek ve kadın birlikte yaşamış olmasına rağmen hâlâ birbirlerine yabancı olması en garip şeylerden birisidir. Onlar çocuk yapıp duruyorlar ama hâlâ yabancı kalıyorlar. Kadınsı yaklaşım ve erkeksi yaklaşım birbirlerine o kadar zıttırlar ki bilinçli bir gayret sarf edilmediği sürece, bu senin meditasyonun haline gelmediği sürece huzurlu bir hayata sahip olma umudun hiç yoktur.
En mutlu âşıklar asla kavuşamayanlardır. Bir kez kavuştuklarında çekimi yaratan zıtlığın kendisi bir çatışmaya dönüşür. En küçük noktada bile davranışları farklıdır, yaklaşımları farklıdır. Aynı dili konuşmalarına rağmen birbirlerini anlayamazlar
Ben erkeklerin de kadınlar gibi ağlamasını isterdim. Gözyaşları akıyor, onlar senin Kalbini yumuşatacaktır. Onlar seni daha 'akışkan ve akıcı kılacaktır. Onlar senin pencerenin çerçevesini eritecektir. Ve onlar senin daha büyük bir gökyüzüne sahip olmana izin verecektir.
Birisi ölmüştür; sen ağlayamazsın çünkü sen bir erkeksin ve gözyaşları sadece kadınlar içindir. Erkeğe ne kadar güzel bir şey — gözyaşları— yasaklanmıştır. Erkek giderek daha da çok sert, saldırgan, gergin hale gelir. Ve o zaman Adolf Hitlerlerin doğmasında şaşılacak bir şey yoktur. Gözyaşları yok olmuş bir adamın er ya da geç Adolf Hitler haline gelmesi kaçınılmazdır
Ve bir kız bir kadına dönüşür, bu onun varlığının yarısıdır. Ona ağaçlara tırmanmaması söylenir, bu sadece erkek çocuklar içindir. Ne saçmalık. Ağaçlar herkes içindir.
Ne zaman bir şeyin güzel olduğunu söylersen, bir şey o an kötülenmiştir çünkü güzellik çirkin olmadan var olamaz. Bir şey güzel dediğin an, başka bir şeyin çirkin olduğunu söylemişsindir. "Seni seviyorum" dediğin an, başka birisinden nefret ettiğini söylemişsindir.
Tanrı Âdem'e bilgi ağacı meyvesini yememesini söylemişti. "Bilgi ağacı"nı "zihin ağacı" olarak tercüme etsek daha iyi olurdu. Hikâye tamamen Zen olacaktı. Ve anlamı tam olarak budur. Bilgi ağacı zihin ağacıdır; aksi tekdirde niçin Tanrı çocuklarının cahil olmasını istesin? Hayır, O, onların zihinsiz yaşamalarını istedi. O, onların bölünme olmaksızın, birlik içinde, bütünlük içinde yaşamalarını istedi
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)