Evde ve Okulda Başarılı Eğitimin Sırları, Ali Erkan Kavaklı
Kitaplar
Ali Erkan Kavaklı

Evde ve Okulda Başarılı Eğitimin Sırları

b2851253356
b2851253356alıntı yaptı9 ay önce
Netice:

1. Eğitim, çocuğu hayata hazırlamalı.

2. Ona problem çözmeyi öğretmeli.

3. Öğrenmeyi öğretmeli.

4. Onu başarılı ve becerikli, iyi bir insan hâline getirmeli.

6. Çocuk önemli ve önemsizi seçmeyi öğrenmeli.

7. Çocuğu medyanın ve teknolojinin zararlarından korumalı.
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı9 ay önce
Eğitim, insana hayatı yorumlamayı ve bu yorumlara uygun davranmayı öğretir. Eğitimsiz insan hayatta karşılaşacağı zorlukların üstesinden gelemez. Okul sadece bilgi vermekle yetinmemeli, aksine o bilgiyi uygulama yeteneği kazandırmalı. Yoksa insan bilgi hamalı olur.

Günümüzde gittikçe önem kazanan bir başka husus da öğrenilenlerin yorumlanmasıdır. Düşünmeyi öğrenmek, bilgi öğrenmekten daha önemlidir. Çocuk, öğrendiklerinin neye yaradığını, bu bilgileri nerede, nasıl kullanabileceğini kavramalıdır. Öğrenciye önemli ile önemsizi birbirinden ayırma yeteneği kazandırmalı. Okumak, yazmak, konuşmak, insanlarla iyi iletişim kurabilmek, her meslekteki insana yeni açılımlar kazandırır.

Medyayı kullanabilme yeteneği kazandırmak çok daha önemli. Çocuğumuzun bilgisayar kullanıyor olması tek başına yeterli değildir. Çok daha önemlisi, bilgisayarda sunulan bilgi selini verimli ve faydalı bir şekilde kullanabilmesidir. Önemli olan çok bilgiye ulaşmak değil, lazım olan bilgiye ulaşmak ve sahip olduğu bilgiyi kullanabilmektir.

“Değerlendirilemeyen bilgi, değersizdir.” der Thüringen Kültür Bakanı Dagmar Spanski.

Bilgiyi Seçebilmek Lazım
İletişim araçları, bilgiye ulaşmayı kolaylaştırdı ve hızlandırdı. Bugün bilgiyi değerlendirmek ve kullanmak önem kazandı. Eğitim, çocuğun bilgiyi seçme, değerlendirme ve kullanma yeteneğini geliştirmeli.

Okullarda medyayı kullanma dersi mecburi olmalı. Öğretmen, sadece bilgi aktarmamalı, çocuklara, faydalı bilgiye ulaşmayı ve onu kullanmayı öğretmelidir.

Aileler, medyayı faydalı şekilde kullanma ve zararlarından korunma konusunda çocuklarını yönlendirmeli. Özellikle de kendileri örnek olmalı.

Televizyondaki her programı seyretmemeli, seçici olmalı. Evde bütün gün televizyon açık kalmamalı. Çocuk, günde en çok bir program seçmeli ve onu izlemeli. Seçilen programda faydalı olma özelliği aranmalı. Bu kriterler çocuğa öğretilmeli.

Bilgisayarda çocuğun hangi bilgiye ulaştığı kontrol edilmeli. Abuk sabuk sitelere girmemesi, bilgisayar karşısında vakit öldürmemesi öğretilmeli. Girdiği siteler mutlaka kontrol edilmeli.
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı9 ay önce
Eğitimden Beklenen Yetenekleri Geliştirmek
ve Gençleri Hayata Hazırlamaktır
“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”KUR’ÂN-I KERİM

EĞİTİMDEN BEKLENEN ASLINDA öğrencileri hayata hazırlamak ve onları başarılı ve mutlu insanlar olarak yetiştirmektir.

Başarmak ve mutlu olmak...

Bu iki kelime her insanın rüyasını süsler. Üniversite bitiren bir genç ortalama 16 sene okula gider. En az eğitim gören 12 sene okula gidiyor. Bu uzun sürede eğitim, insana bu iki yeteneği kazandırmalı. Aksi takdirde kendisinden bekleneni verememiş olur.

İyi bir eğitimciden ve eğitim sisteminden beklenen şunlardır:

1. Öğrenmeye isteklendirmek.

2. Öğrenmeyi ilerletmek.

3. Yeteneklerini geliştirmek.

4. Düşünmeyi ve problem çözmeyi öğretmek.

5. Öğrenmeye motive etmek.

6. Hayat boyu öğrenme metodu kazandırmak.

7. İyi ve olumlu eğitim vermek.

8. Kişilik ve sorumluluk duygusu kazandırmak. Sorumluluk duygusunu pekiştirmek.

Das Parlament gazetesinde eğitimle ilgili bir yazı kaleme alan Alman yazar Dieter Smolka, eğitimden beklenenleri şu şekilde sıralamış:

1. Eğitim çocuğa güçlü bir kişilik kazandırmalı.

2. Sorumluluk duygusu kazandırmalı.

5. Yeteneklerini geliştirmeli, verimliliğini artırmalı.

6. Değer yargıları, ahlak ölçüleri benimsetmeli.

7. Güzel davranışlar edindirmeli.

8. Önemliyi önemsizi ayırt etmeyi öğretmeli.

9. Sadece bilgi öğretmemeli, öğrendiklerini yorumlamayı, değerlendirmeyi ve eyleme koymayı öğretmeli, çocuğa üreticilik kazandırmalı.

10. Bilgisayar ve medyayı bilinçli kullanmayı öğretmeli. (Das Parlament gazetesi, 30 Eylül-7 Ekim 2002, Berlin)
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı9 ay önce
Öğretimin etkili ve verimli gerçekleşebilmesi için hipokampusun etkili bir şekilde uyarılması gerekir. Öğretme ve öğretmenlik sanatı burada başlar. Eğer öğrenciyi derse motive edebilir, onun dikkatini çekebilir ve merakını uyandırabilirsek hipokampusa kaydedilen bilgiler, şiddetli uyarılarla kortekse aktarılır ve bilgi kalıcı hâle gelir.

Aksi hâlde öğrenci veya çocuk, anlatılanları merak etmez ve duyduklarını kısa süreli hafızaya kaydeder. Sonra da unutur.
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı9 ay önce
Farz edelim ki bir insanın sağ beyin yarım küresi ameliyatla alınmış olsun. Böyle birinin başına şunlar gelir:

• Vücudunun sol tarafına felç iner.

• Coşku ve heyecanını kaybedecek ve monoton bir ses tonuyla, âdeta bir robot gibi konuşur.

• Matematik hesapları eskisi gibi yapabilir, sorulara doğru ve mantıklı cevaplar verebilir fakat hayal ve sezgi gücünü tamamen yitirir.

• Gezmeye gittiğinde mesafe duygusunu yitireceği için eve dönemeyecek ve evini bulamayacaktır. Hacim, boyut ve yerleşme mekânları ile ilgili beyninde ölçüleri yitirir.

• Parçalara bölünen basit bir makineyi ve âleti, bütünleştiremez.

• Eskiden sevdiği ve zevkle dinlediği melodilere ilgi göstermez.

• Eski arkadaşlarını hatırlamaz, onların resimlerini gösterseniz tanımaz.

• “Rüya görüyor musunuz, hayal kurar mısınız?” gibi sorular ilgisiz cevaplar verir. Ya da “O da ne?” diye karşılık verir.
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı9 ay önce
Beynin İki Yarım Küresini Birlikte Kullanmak Başarıyı Artırır
Roger Sperry adlı bilim adamının 1981 yılında yaptığı araştırmalar yeni gerçekler ortaya çıkardı. Araştırmalara göre beyin sağ ve sol olmak üzere iki lobdan oluşuyor.

Sol beyin lobu; mantıklı düşünme, konuşma, matematik işlemleri, sayılar ve analiz, yazıları değerlendirme, eleştirme gibi görevleri yapıyor.

Sağ beyin lobu ise hayal kurma, hacim, müzik, ritim, sezgi, yaratıcılık, renklerle ilgili algılamalar, soyut algılamalar gibi faaliyetleri yerine getirir.

Başarılı insan, beyninin sağ ve sol loblarını birlikte geliştiren ve kullanan insandır. İki beyin yarım küresi, birlikte ve uyum içinde kullanılırsa kişisel yetenekler olağanüstü bir şekilde gelişir.

Özellikle eğitimde iki beyin yarım küresinin birlikte kullanılması hâlinde, beyin kapasitesi iki kat değil, kat kat artacaktır. Hızlı ve etkili öğrenmenin yolu, beynin iki yarım küresini birlikte kullanmaktan geçer.

Sağ lob, duygular ve hayallerin etkisiyle öğreniyor. Hayal kurarak ve hayalinden tamamlayarak fotoğrafik bir şekilde öğreniyor.

Bu bakımdan ders anlatırken görsel malzeme kullanmak, bilginin daha kolay resimlenmesine ve kalıcı öğrenilmesine yardım ediyor. Sadece anlatıma dayalı öğretme biçimi, etkili bir öğretim biçimi değildir.

Beynin sol tarafı; bilgiyi mantıklı, doğru olarak algılamakta, sağ lob bilgiyi renklendirmektedir. Sağ lob, öğrenmede ve bilginin kalıcılığına sağlamada daha etkilidir.

İnsanın mucitlik ve yaratıcılık yönü, sağ beynin kullanılması sayesinde ortaya çıkar.

Sadece sol tarafı gelişen ve beynin sol tarafını kullanan insanlar, üretken düşünemezler. Verimli ve yaratıcı düşünebilmek için mutlaka beynin sağ tarafının da kullanılması gerekiyor.

Beynin her iki tarafı, birbirini tamamlayan özelliklere sahip. Her iki beyin küresini birbirine bağlayan sinir ağları bulunmaktadır. Bu ağlar, sürekli bir şekilde sağ ve sol küreler arasında bilgi transferi yapar.
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı9 ay önce
Bilim adamları, birçok kişinin beyin kapasitesini sadece ve sadece yüzde 4-8 oranında kullandığını tahmin ediyor.

Dâhiler, beyin kapasitelerinin yüzde 10-15’lik bir bölümünü kullanıyor.

Bu oranlar gösteriyor ki insan beyni, keşfedilmesi gereken büyük bir hazinedir.

Beynin iyi ve verimli kullanılması, beynin iyi yönetilmesi lazım.

İki beyin yarım küresini birden harekete geçiren öğrenme biçimleri var. Mesela kitap okumak bunlardan biridir. Kitap okurken iki beyin küresi birden harekete geçer. Sol beyin okunan metni anlayıp yorumlar, sağ beyin okunan metinlerin anlamlarını hayal eder, düşünce dünyasında onu zenginleştirir, renklendirir; onlara benzer veya zıt yeni düşünce ve hayaller üretir.

Buna karşılık televizyon seyreden insan, beyninin sadece sol yarım küresini kullanır, görüntüleri takip eder, sağ beyin pasif kalır.

Sadece hafızaya bilgi depolamak, beyni bilgi hamalı hâline getirmek, beyni çok kötü kullanmak demektir. Günümüzde bilgiye ulaşmak kolaylaştı. İnternet üzerinden bir bilgi sitesine girmek, bir ansiklopediyi indirmek, birkaç dakikamızı alıyor. Önemli olan bu bilgiyi kullanmak, öğrenilenleri yorumlamak, yeni bilgi üretmektir.

Bu sebeple beynin nasıl öğrendiğini, beyin ve öğrenme ilişkisini öğrenmek ve öğretmek çok önemli hâle geldi.
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı9 ay önce
Test sınavları ezberciliği destekliyor, test sınavlarının en belirleyici sınav olması yeteneklerin göz ardı edilmesine yol açıyor, liselere ve üniversiteye giriş sınavları test biçiminde yapılıyor, yaratıcılık istemiyor. Bir çarpıyı koymak yeterli.

Artık bu test sınavlarından vazgeçilmeli, yetenek geliştirmeye daha çok önem vermeliyiz. Eğitim ve öğretimde yorum, fikir üretme, bilgiyi uygulama, sanat ve icat yeteneğini geliştirme ezberlemeden önemlidir.
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı9 ay önce
“Sıradan öğretmen, anlatır geçer. İyi öğretmen açıklar.Yetenekli öğretmen, uygulama yapar ve gösterir.Büyük öğretmen ilham verir.”
PROF. OSMAN ÇAKMAK
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı9 ay önce
Eğer bir çocuk, sürekli eleştirilmişseKınama ve ayıplamayı öğrenir.Eğer bir çocuk, kin ortamında büyütülmüşseKavga etmeyi öğrenir.Eğer bir çocuk, hoşgörüyle yetiştirilmişseSabırlı olmayı öğrenir.Eğer bir çocuk, övülmüş ve beğenilmişseTakdir etmeyi öğrenir.Eğer bir çocuk, haklarına saygı gösterilerek büyümüşseAdil olmayı öğrenir.Eğer bir çocuk, kabul ve onay görmüşseKendini sevmeyi öğrenir.Eğer bir çocuk, ailede dostluk ve arkadaşlık görmüşseBu dünyada mutlu olmayı öğrenir.Eğer bir çocuk, güven ortamı içinde yetişmişseİnançlı olmayı öğrenir.DOROTHY L. NOLTE
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı9 ay önce
ğer bir çocuk, sürekli eleştirilmişseKınama ve ayıplamayı öğrenir.Eğer bir çocuk, kin ortamında büyütülmüşseKavga etmeyi öğrenir.Eğer bir çocuk, hoşgörüyle yetiştirilmişseSabırlı olmayı öğrenir.Eğer bir çocuk, övülmüş ve beğenilmişseTakdir etmeyi öğrenir.Eğer bir çocuk, haklarına saygı gösterilerek büyümüşseAdil olmayı öğrenir.Eğer bir çocuk, kabul ve onay görmüşseKendini sevmeyi öğrenir.Eğer bir çocuk, ailede dostluk ve arkadaşlık görmüşseBu dünyada mutlu olmayı öğrenir.Eğer bir çocuk, güven ortamı içinde yetişmişseİnançlı olmayı öğrenir.DOROTHY L. NOLTE
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı9 ay önce
Küçük yanılgılarımı büyük suçmuş gibi başıma kakmayın. Bana yanılma payı bırakın. Beni korkutup sindirerek suçluluk duygusu aşılayarak uslandırmaya çalışmayın. Yaramazlıklarım için beni kötü çocukmuşum gibi yargılamayın. Yanlış davranışım üzerinde durup düzeltin. Ceza vermeden önce beni dinleyin. Suçumu aşmadığı sürece cezama katlanabilirim.

Beni dinleyin. Öğrenmeye en yatkın olduğum anlar, soru sorduğum anlardır. Açıklamalarınız kısa ve özlü olsun. Beni yeteneklerimin üstünde işlere zorlamayın ama başarabileceğim işleri yapmamı bekleyin. Beni destekleyin. Hiç değilse çabamı övün, bana güvendiğiniz belli edin.

Beni başkaları ile karşılaştırmayın, umutsuzluğa kapılırım.

Benden yaşımın üstünde olgunluk beklemeyin. Bütün kuralları birden öğretmeye kalkmayın. Bana süre tanıyın. Yüzde yüz dürüst davranmadığımı görünce ürkmeyin. Beni köşeye sıkıştırmayın, yalana sığınmak zorunda kalırım.

Sizi çok bunaltsam bile soğukkanlılığınızı yitirmeyin. Kızgınlığınızı haklı görebilirim ama beni aşağılamayın. Hele başkalarının yanında onurumu kırmayın. Unutmayın ki ben de sizi yabancıların önünde mahcup durumlara düşürebilirim.

Bana haksızlık ettiğinizi anlayınca açıklamaktan çekinmeyin. Özür dileyişiniz size olan sevgimi azaltmaz, tersine beni size daha çok yaklaştırır. Aslında ben sizleri olduğunuzdan daha iyi görüyorum. Bana kendinizi yanılmaz ve erişilmez göstermeye çabalamayın. Yanıldığınız görünce üzüntüm büyük olur.

Biliyorum, ara sıra sizi üzüyor, belki de düş kırıklığına uğratıyorum. Bana verdikleriniz yanında benden istediklerinizin çok olmadığını biliyorum. Yukarıda sıraladığım istekler, size çok geldiyse birçoğundan vazgeçebilirim; yeter ki beni ben olarak seveceğinize olan inancım sarsılmasın.

Benden “örnek çocuk” olmamı istemezseniz ben de sizden kusursuz ana-baba olmanızı beklemem. Sevecen ve anlayışlı olmanız bana yeter.

Sizin çocuğunuz olarak doğmak elimde değildi ama seçme hakkım olsaydı, sizden başka kimsenin çocuğu olmak istemezdim.

Sevgilerimle...

Çocuğunuz

(Atalay Yörükoğlu, Çocuk Ruh Sağlığı)
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı9 ay önce
Çocuğunuzun Mektubu

Sevgili anneciğim ve babacığım,

Bütün duygu ve düşüncelerimi dile getirebilseydim size şunları söylemek isterdim:

Sürekli bir büyüme ve değişme içindeyim. Sizin çocuğunuz olsam da sizden ayrı bir kişilik geliştiriyorum. Beni tanımaya ve anlamaya çalışın.

Deneme ile öğrenirim. Bana ayak uydurmakta güçlük çekebilirsiniz. Oyunda arkadaşlıkta ve uğraşlarımda özgürlük tanıyın. Beni her yerde, her zaman koruyup kollamayın.

Davranışlarımın sonuçlarını kendim görürsem daha iyi öğrenirim. Bırakın, kendi işimi kendim göreyim. Büyüdüğümü başka nasıl anlarım?

Büyümeyi çok istiyorsam da ara sıra yaşımdan küçük davranmaktan kendimi alamıyorum. Bunu önemsemeyin. Beni şımartmayın. Hep çocuk kalmak isterim sonra. Her istediğimi elde edemeyeceğimi biliyorum ancak siz verdikçe almadan edemiyorum.

Bana yerli yersiz söz vermeyin. Sözünüzü tutmayınca size güvenim azalıyor.

Bana kesin ve kararlı davranmaktan çekinmeyin. Yoldan saptığımı görünce beni sınırlayın. Koyduğunuz kurallar ve yasakların hepsini beğendiğimi söyleyemem ancak hiç kısıtlamayınca ne yapacağımı şaşırıyorum. Tutarsız davrandığınızı görünce hem bocalıyor hem de bundan yararlanmadan edemiyorum.

Öğütlerinizden çok, davranışlarınızdan etkilendiğimi unutmayın.

Beni eğitirken ara sıra yanlışlar yapabilirsiniz. Bunları çabuk unuturum. Ancak birbirinize sevgi ve saygınızın azaldığını görmek beni yaralar ve sürekli tedirgin eder.

Çok konuşup çok bağırmayın. Yüksek sesle söylenenleri pek duymam. Yumuşak ve kesin sözler bende daha iyi iz bırakır.

“Ben senin yaşında iken...” diye başlayan sözleri hep kulak ardına atarım.
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı9 ay önce
1. İyi bir eğitimci olmak için çalışın, kendinizi yetiştirin. Kendinize güvenin. Başkalarının yaptığını siz de yapabilirsiniz.

2. Çocuklarınızı sevin ve onlara karşı fedakâr olun.

3. Çocuklarınızı dindar ve inançlı yetiştirin. İslam her iyi şeyi emreder, her kötü şeyi yasaklar.

4. Çocuklara nazik ve kibar davranın.

5. Çocuklarınızın evde huzur ortamında yaşamasını sağlayın. Onlar evin melekleridir; onlara sövmeyin, onları dövmeyin.

6. Sevgi ve şefkatle çocukları terbiye edin.

7. Tertip ve düzenli olmayı öğretin.

8. Güzel ahlaklı ve iyi insan olmayı öğretin.

9. İstediğiniz şeyleri yaptıklarında sık sık ödüllendirin.

10. Güzel bir şey yaptıklarında görmezden gelmeyin, takdir edin.
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı9 ay önce
Kurallar ne kadar güzel olursa olsun, onlara uymaya sevk eden metot güzel değilse çocuğun gözünde kurallar da çirkinleşir ve sevimsizleşir. Kurala uyulması için kaba kuvvet uygulanmaya devam edilirse direnç sertleşir. Böyle durumlarda çocuk, ya baskılara karşı koyacak ya teslim olacak ya da baskı ortamından kaçacaktır.
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı9 ay önce
Eğer çocuk yaşı küçük olduğu için dayatmalara karşı çıkamaz, mecburen boyun eğerse bu defa da onu kişiliksiz olma tehlikesi bekliyor demektir. Bu defa çabuk etki altında kalan, başkalarına kolay tabi olan, kötü isteklere boyun eğen bir insan yetiştiririz
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı9 ay önce
Çocuklara istediğiniz şeyi yaptırmak için küçük ödüllendirmelerde bulunun. Ödül bir amaç değil, yalnızca bir motive aracı olsun.
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı9 ay önce
kurallar, yukarıdan dikte edilir ve uyulması için açıklama ve ödül yerine, kaba kuvvet ve ceza uygulanırsa çocukta kurallara karşı tepki ve direnç meydana gelir.
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı9 ay önce
Kurallar ve disiplin, uyulabilir nitelikte olmalı. Hayatın tadını kaçırmamalı, huzursuzluklara yol açmamalıdır.
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı9 ay önce
Evde otoriteye ihtiyaç vardır. Otorite şiddete değil, saygıya dayanmalıdır. Otoritenin kaynağı; bilgi, tecrübe, akıl, mantık, sevgi ve saygı olmalıdır.
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)