100 Biyografide Dünya Ünlüleri” alıntıları – Kolektif adlı yazardan

kaptanbeg
kaptanbegalıntı yaptıgeçen yıl
1933 yılının Ocak ayında, komünistlerin bir genel grevle tüm ekonomiyi işlemez hale getirerek bir “devrimci durum” yaratacakları ya da ülkede iç savaş çıkacağı konusundaki endişeler o derece derinleşmişti ki, Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg Hitler’i, Katolik Merkez Partisi’yle bir koalisyon kurarak istikrarlı bir hükümet kuracağı umuduyla başbakan atadı.
Ancak Katolik Katolik Merkez Partisi’yle bir anlaşma sağlanamadı. Milliyetçi Parti’nin de desteğini alan Hitler, ülkeyi yeniden bir genel seçime götürdü. Hükümette oldukları için devletin tüm olanaklarını kullanan bir seçim kampanyası yürütülmüştür. Öte yandan Hitler, hiçbir şekilde ulusalcı bir sosyalist olmadığını, gerçekte ne olduğunu çok net bir şekilde, gereken yerlere anlatabilmişti. Bu seçim kampanyası sırasında endüstri, finans ve sigorta devlerinden büyük miktarda mali destek sağladılar.
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı9 ay önce
kimse bile bile kötülük işleyemez, kötülük bilginin eksikliğinden ileri gelir”. Yine bu yüzden bütün öteki erdemler, ana –erdem olan bilginin içinde toplanmışlardır ve bilginin kendisi edinildiği ve öğrenildiği gibi, öteki erdemler de elde edilip öğretilebilirler.
Merve Paksoy
Merve Paksoyalıntı yaptı2 yıl önce
Hitler, ülkeyi yeniden bir genel seçime götürdü. Hükümette oldukları için devletin tüm olanaklarını kullanan bir seçim kampanyası yürütülmüştür. Öte yandan Hitler, hiçbir şekilde ulusalcı bir sosyalist olmadığını, gerçekte ne olduğunu çok net bir şekilde, gereken yerlere anlatabilmişti. Bu seçim kampanyası sırasında endüstri, finans ve sigorta devlerinden büyük miktarda mali destek sağladılar.
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı9 ay önce
.Sihir arayanlara da “%1 kabiliyet,%99 ter” derdi.
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı9 ay önce
Socrates, yaşamanın en iyi yolunun, maddi zenginlikler yerine kişisel gelişim üzerine odaklanmak olduğunu söylüyordu.
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı9 ay önce
Socrates, “Doğruyu bilen doğru davranır” diyor, doğru bilginin doğru eylemi gerçekleştireceğini düşünüyordu.
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı9 ay önce
Komünist Manifesto”’nun son cümlesi büyük harflerle yazılıdır:

“ Bütün ülkelerin işçileri, birleşin! ”

Alt bölümünde ise Feuerbach Üzerine Tezler’in 11. bölümünün sonu yer alır:

“Filozoflar dünyayı, yalnızca, çeşitli şekillerde yorumlamışlardır; oysa sorun onu değiştirmektir.”
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı9 ay önce
Şimdiye kadarki bütün toplumların tarihi, sınıf savaşımları tarihidir.
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı10 ay önce
Rousseau’ya göre yurttaşlar olmadan erdem, erdem olmadan özgürlük, özgürlük olmadan devlet olamaz. Ayrıca devletin temelinde dininde olması gerektiğini savunur. Rousseau; devletin iktidara değil, halka ait olduğunu savunmuş ve ulus-devlet anlayışını benimsemiştir.
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı10 ay önce
Kendisini “Filozoflar içinde ilk psikolog” olarak tanımlayan Nietzsche, Psikanaliz’de kullanılan “BilinçAltı” (id) kavramından ilk kez bahseden kişi olmuş ve bu yönüyle Sigmund Freud ve Psikanaliz’i etkilemiştir. Kıta felsefesinde ve analitik felsefede alternatif yollar göstermiştir. Yaşamı olumlama, bengi dönüş, anti platonizm onun felsefesinin temel taşlarıdır.
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı10 ay önce
Nietzsche, insanlara yeni değerler getirmeye çalışarak güçlü insanların egemenliğinde, çoğunluktan ibaret olan ve sürü olarak nitelendirdiği insanlıkta ilerlemenin mümkün olduğunu ileri sürmüştür. Sürü kendini feda ederek üst insanı belirleyecektir. Üst insan benim diyebilen, kendi gözleriyle gördüğü gerçekliği belirleyen insan olarak görülmektedir. Bütün varlığın temelinde daha güçlü olmaya yönelik irade vardır. Nietzsche’ye göre, insanoğlu sadece kendini korumak ve yaşamak istemez aksine asıl isteği daha da güçlü olmaktır. Din, ahlak, çağdaş kültür, felsefe ve bilim gibi konularda eleştiriler yazmıştır. Nietzsche’nin etkileri felsefede, egzistansiyalizm ve postmodernizm üzerinde olmuştur. Değerlerin göreceliğini savunmuş, “iyi” ve “kötü” kavramlarını sorgulamış, eleştirmiştir.
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı10 ay önce
Nietzsche’nin felsefe öğretisi, kendi çağına tümden bir karşı çıkış olarak görülmektedir. Kendisinin bütün derdi, insanı akılcılığın kıskacından kurtarıp kendisi üzerinden düşünmesini sağlamaktır. Ona göre Tanrı ölmüştür ve insanlar Dünya’da yapayalnız kalmışlardır. Bu yüzden insanlar Tanrı’dan bekledikleri umut ve istekleri bir kenara bırakıp kendilerini Dünya’ya adamalılar. Böylelikle düşünce ile yaşam arasında bağ kurulması daha kolay olur.
elvan Savaş Eskiçınar
elvan Savaş Eskiçınaralıntı yaptı10 ay önce
Bugünkü adı “ETH Zürich” olan “Swiss Federal Polytechnic Enstitüsü”ne gitmek için başvurdu ancak giriş sınavında başarısız olduğu için, İsviçre’de Aarau’da eğitimine devam etti.
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı10 ay önce
var ki sayıca üstün olmanın, ustalık ve disiplin karşısında pek anlamı olmadığı çabuk anlaşıldı.
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı10 ay önce
İskender, Korent'te bulunduğu sırada ünlü düşünür Diogenes'le tarihe geçen konuşmasını yaptı. Genç kral, düşünüre kendisinden bir şey istemesini söyleyince, Diogenes, «Gölge etme başka ihsan istemem» karşılığını verdi. İskender'in bunun üzerine dostlarına, « İskender olmasaydım Diogenes olmak isterdim» dediği rivayet edilir.
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı10 ay önce
Şirketin başkanlığını yürüten Gates, tutarlı ekip çalışmasına ve katı bir performans ilkesine önem veriyordu. Bütün çalışanların performansları altı ayda bir değerlendirilmekteydi.
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı10 ay önce
Aristo, Ortaçağ’ın düşünce temeli olan skolastik sistemin kurucusu olmuş ve Hristiyanlığı olduğu kadar, Farabi, İbni Sina, İbni Rüşd gibi büyük İslam düşünürlerini de derinden etkilenmiştir.
b2851253356
b2851253356alıntı yaptı10 ay önce
İskender'in Aristo'ya olan sevgisi ve hayranlığı öğrenciliğinden sonra da devam etti. ‹' Babama hayatımı borçluyum, Aristo'ya ise değerli bir hayat sürme bilgisini''
diclea299
diclea299alıntı yaptıgeçen yıl
Atom Bombası’nın
diclea299
diclea299alıntı yaptıgeçen yıl
1933 yılında Almanya’da Nasyonal Sosyalist Partisi’nin iktidara gelmesiyle yasalar yüzünden çalışmalarına izin verilmeyen 40 bilim adamı adına Mustafa Kemal ATATÜRK’e bir mektup yazarak onların Türkiye’de çalışmalarına devam etmelerini istemişti. Atatürk bu isteği kabul ederek İstanbul Üniversitesi’nde çalışma imkanı tanımıştı.
Bu dönem Einstein’a İsrail Başbakanlığı teklif edildi ancak Einstein teklifi kabul etmedi. Dr. Chaim Weizmann ile Jerusalem Musevi Üniversitesi’ni kurdu.
bookmate icon
Tek ücret. Yığınla kitap.
Sadece bir kitabı değil bütün bir kütüphaneyi satın alırsınız… hem de aynı fiyata!
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)