Kitaplar
Muhammed Emin Yıldırım

En Güzel Örneğin En Güzel Örnekleri 2

Kur’an-ı Kerim, Hz. Peygamber’i (sas) bize anlatırken, kullandığı istisnai ifadelerden bir tanesi “üsvetü’n-hasene”dir. Rabbimiz buyurur ki: “Andolsun ki Resûlullah, sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için, (üsvetü’n-hasenetün) çok güzel bir örnektir.”

Sahâbe neslini anlatan en güzel ayetlerden bir tanesi de Tevbe Sûresi’nde geçen şu ayettir: “(İslâm dinine girme hususunda) öne geçen ilk muhacirler ve ensâr ile onlara güzellikle tâbî olanlar var ya, işte Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. Allah onlara, içinde ebedî kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük kurtuluştur.”

“En Güzel Örneğin, En Güzel Örnekleri” serlevhası, aslında bu iki ayetin kısa bir mesajıdır. Allah Resûlü (sas) tüm insanlığa en güzel örnek, en ideal misal, en kâmil modeldir. Elbette O (sas), kurduğu nübüvvet potasında, kendi örnekliğini, yetiştirdiği talebeler olan sahâbe üzerinden âleme yansıtacak, böylelikle onları en güzel örnekler olarak kıyamete kadar gelecek tüm mü’minlere takdim edecekti. Bu hakikatten dolayı sahâbe nesli, hiçbir zaman bizler için sadece tarihî şahsiyetler olarak kalamazlar. Onlar, dinin intikal ve muhafazasında, Allah (cc) tarafından seçilmiş, Resûlullah (sas) tarafından yetiştirilmiş bir nesildir. Öyleyse, sahâbe neslini tanımak ne sadece bir vefa ne sadece bir tarihî malumat ne de sadece geçmişe dair bir özlemin ifadesidir. Sahâbe neslini tanımak, Allah’ı, Peygamber’i, Kitab’ı, dolayısı ile İslam’ı tanımanın en doğru yoludur.

Bu sebeple çalışmamızın başlığını “En Güzel Örneğin, En Güzel Örnekleri” olarak belirledik. Program boyunca hep: “Anlatılan sahâbî efendilerimizin bilgileri keşke kitap olarak da elimizde olsa!” diyen kardeşlerimizin yoğun baskısı neticesinde bu çalışma sizlere ulaştı.
679 yazdırılmış sayfalar
Yayınlanma yılı
2015
Bunu zaten okudunuz mu? Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?
👍👎

Alıntılar

    sekertursusualıntı yaptıgeçen yıl
    Efendimiz (sas), Mus’ab’ı Yesrib’e gönderirken; temel amaç Yesrib’i Medine kılmak, yani Yesrib’i, Dârü’l-İslâm yapmaktı. Mus’ab, Habeşistan’a dönmek üzere giderken, Yesrib’e dönmek üzere değil, ölmek üzere gidiyordu. Mekke’den haber duyup geri dönme hesapları değil, Yesrib’i Medine kılıp onları davet etme hesapları yapıyordu. Böyle olduğu için de 15 kişi ile Habeşistan’da yapamadığı işleri tek başına Yesrib’de yapıyordu. İşte meselenin Mus’ab penceresinden bakıldığında en temel farkı bu idi.

    Burada Mus’ab b. Umeyr bize çok önemli bir hakikati öğretiyor ve diyor ki: “Yaşadığınız coğrafyayı siz nasıl görüyorsunuz? Habeşistan olarak mı Yesrib olarak mı? Eğer yaşadığınız toprak Habeşistan ise siz orada sadece sığınmacısınız. Yok, eğer Yesrib ise siz orayı fethetmeye giden bir fatihsiniz.”

Kitap raflarında

fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)