R.I. Page

İskandinav Mitleri

Kitap eklendiğinde bana bildir
Bu kitabı okumak için Bookmate’e EPUB ya da FB2 dosyası yükleyin. Bir kitabı nasıl yüklerim?
Tanrıların ve tanrıçaların, erkek ve kadın kahramanların, canavarların ve devlerin, eğlendiren ve kimi zaman da dehşete düşüren efsaneleri, her ne kadar İskandinavlar kayda geçirememişlerse de, İskandinavya'da ayakta kalmayı ve günümüze ulaşmayı başarmıştır. Odin, Thor, Freyia, Loki, Volsung Sigurd, Gudrun ve Brynhild, öyküleri kayda geçirilebilmiş olan efsanevi karakterlerin en iyi bilinenleridir. Konu hakkındaki yetkisi ve bilgisiyle Profesör Page, İskandinav efsanelerini bize yeniden anlatmakta ve geleneklerinin ne kadar karmaşık ve bazen de tutarsız olduğunu göstermektedir. Bu antik mitler aracılığıyla, insanın yaratılışı ve dünyanın sonuna ilişkin olarak İskandinavların hayalinde neler canlandırdığını öğrenebilmekteyiz.
Bu kitap şu anda mevcut değil
171 yazdırılmış sayfalar

İzlenimler

    👍
    👎
    💧
    🐼
    💤
    💩
    💀
    🙈
    🔮
    💡
    🎯
    💞
    🌴
    🚀
    😄

    Kitabı ne kadar sevdiniz?

    Giriş yap veya Kaydol

Alıntılar

    Xuraman Memmedovaalıntı yaptı2 yıl önce
    Diyelim ki şiirinizde altından söz etmeniz gerekiyordu. Bu durumda, altın yerine pekâlâ 'Frodi'nin unu' deyimini kullanabilirdiniz. Ama öyle yaptığınızda, istenilen her şeyi öğütebilen bir el değirmenine sahip olduğu rivayet edilen, Danimarka'nın efsanevi kralı Frodi hakkında önceden bilgi sahibi olmanız işinizi hayli kolaylaştırırdı. Rivayete göre, Frodi servet düşkünü bir kralmış ve köleleri Fenia ile Menia'yı el değirmenini işletip kendisine sürekli altın öğütsünler diye gece gündüz çalıştırırmış. Ya da Danimarka'nın bir başka efsanevi kralı olan ve intikam peşindeki bir düşmanı tarafından kovalandığı sırada kendisine ağırlık yapan altınlarını tıpkı bir çiftçinin tarlaya tohum saçması gibi etrafına saçarak düşmanıyla arasını açmaya çalışmış olduğu rivayet edilen Kraki'ye göndermede bulunup altına 'Kraki'nin tohumu' da diyebilirdiniz. Eğer bu öyküleri iyi bilmiyorduysa-nız, hata yapıp altına yanlışlıkla 'Frodi'nin tohumu' ya da 'Kraki'nin unu' diye göndermede bulunabilirdiniz. Güncel bir örnek vermek gerekirse, geçenlerde radyoda dinlediğim bir sohbet programında, hanım sunucu en verimli çağında kariyerinde köklü bir değişikliğe gitmiş olan ünlü konuğuna "Bu kararı iyice düşünüp taşındıktan sonra mı verdiniz, yoksa tıpkı Emmaus'a giden yolda olduğu gibi aniden ortaya çıkan göz kamaştırıcı bir ışık mı size yol gösterdi?" diye sordu[S.29]. Eğer sunucu hanım Snorri'nin Nesir Edda'sının Hıristiyan nitelikteki çağdaş bir eşdeğerine veya Kitabı Mukaddes'in Resullerin İşleri başlıklı bölümüne önceden göz atmış olsaydı, Emmaus'a giden yol ile Damascus'a* giden yolu herhalde karıştırmazdı.

    * Şam şehri. (çev.)
    Xuraman Memmedovaalıntı yaptı2 yıl önce
    İskandinav mitleri hakkındaki ikinci büyük kaynak olan Nesir Edda'ya geçiyoruz. Snorri Sturluson, ülkesinin tarihi ve edebiyatı hakkında son derece engin bir bilgi birikimine sahip İzlandalı zengin bir çiftçi, yerel bir siyasi önder, bir kodaman, bir sefir ve dönemin Norveç kralı Hakon Hakonarson'un hizmetinde çalışan bir casustu. Ayrıca, kendisi de bir şairdi ve Nesir Edda'yı, yeniyetme şairlere yol gösterebilmek amacıyla bir çeşit mitoloji el kitabı olarak, MS 1220 yılında derlemişti.
    Xuraman Memmedovaalıntı yaptı2 yıl önce
    Ben burada Lokasenna şiirinin bu mit hakkında söylediği hemen her şeyi alıntıladım ama o dönemde dinleyicilerin bu miti anlayabilmeleri için önceden bilgi sahibi olmaları gerektiği, yoksa bu dizelerin onlar için de hiçbir anlam ifade etmemiş olacağı unutulmamalıdır. Neyse ki biz öykünün tamamını öğrenebilecek kadar şanslıyız, zira Snorri Sturluson (1179-1241) Nesir Edda adlı kitabında bize bu öykünün daha ayrıntılı bir özetini sunmaktadır. Snorri, tanrı Tyr ile Lokasenna şiirinde Hrodrsvitnir adıyla (ya da lakabıyla) da anılan kurt Fenrir'in karşı karşıya gelişini, iki ayrı parçada anlatır. Snorri, Tyr'ın "tanrıların en cesuru ve gözü pek savaşçıların koruyucusu" olduğunu söyler. Kurt Fenrir, dişi bir devin Loki'den olma canavar çocuklarından birisidir. Tanrılar, kurdun, kardeşleriyle birlik olup günün birinde dünyanın sonunu getireceğine dair bir kehanet işitirler. Bu tehlikeyi bertaraf etmek için derhal harekete geçip kurdu henüz yavruyken yakalarlar. Ama kurdun bakımıyla ilgilenme cesaretini, tanrılardan yalnızca Tyr gösterir.[S.26] Kurt henüz yavruyken her şey yolundadır, ama tüm yavrular gibi o da bir gün büyüyecektir. Tanrılar kurdun büyümeye başladığını fark ettikleri zaman, onu zincire vurmaya karar verirler. Peki, bunu nasıl yapacaklardır? Önce kurdu kandırmaya çalışırlar (bu bağlamda, hile ve kurnazlığın tanrıların ahlak kurallarının bir parçası olması da dikkate değerdir). Zincire vurulmayı sanki bir güç gösterisiymiş gibi sunup zincir ne denli sıkı bağlanırsa onu kırabilmenin getireceği şan şöhretin de o denli büyük olacağını söyleyerek kurdu zincirlenmeye ikna etmeyi başarırlar. Ama işler hiç de tanrıların öngördükleri biçimde gelişmez ve ne kadar sıkı bağlarlarsa bağlasınlar, kurt her seferinde zincirleri kırmayı başarır.

Kitap raflarında

    Holiday Forfun
    PULSUZ OXU
    • 421
    • 238
    Ilkin Memmedhuseynov
    Maraq Dünyam
    • 1
    Sami Kucukavci
    Mitoloji
    • 2
    b8728783653
    Favori
    • 1
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)