Halil Cibran

Deli

Nasıl aklımı kaçırdığımı soruyorsunuz. Açıklayayım: Tanrıların birçoğu tezahür etmeden çokça zaman önce günün birinde, derin bir uykudayken bir anda gözlerimi açtım ve kendi kendime biçimlendirip hayat verdiğim, yedi yıldır yanımdan ayırmadığım maskelerimin çalınmış olduğunu gördüm. Ve kalabalık sokaklarda, “Hırsızlar! Soyguncular! Tanrı’nın cezası haydutlar!” diye haykırarak oradan oraya koşturdum.
Bu sırada benim bağırışlarımı gören kimi kadınlar ve erkekler benimle alay ediyor bazıları da halimden ürkerek evlerine kaçışıyorlardı. Pazar yerine ulaştığım sırada genç bir adam bir evin çatısına çıkarak, “Deli var!” diye bağırdı. Evin çatısındaki genci görebilmek için yukarıya doğru baktığımda; güneş ve çıplak yüzüm ilk kez buluştu, ruhum güneşin o muhteşem ateşiyle kavruldu ve ben maskelerimi bir daha aramadım. Tam o anda kendimi kaybedercesine bağırdım, “Şükranlarımı sunuyorum sizlere haydutlar! Beni maskelerimden kurtardınız.’’
Aklımı kaçırmam böyle gerçekleşti.
75 yazdırılmış sayfalar
Yayınlanma yılı
2012
Bunu zaten okudunuz mu? Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?
👍👎

İzlenimler

    Onur Altıntaşbir izlenim paylaşıldı4 yıl önce
    👍Okumaya değer

    b9790355684bir izlenim paylaşıldı3 ay önce
    👍Okumaya değer
    💞Bayıldım

    Meryem Sevdinoğlubir izlenim paylaşıldı2 yıl önce
    👍Okumaya değer

Alıntılar

    b7751540629alıntı yaptı2 yıl önce
    Delililiğimde hürriyetimi ve güvenimi buldum; tek başınalığın özgürlüğünü ve anlaşılmazlığın güvenliğini, çünkü bizi anlayanlar bizden bir şeyleri de tutsak edenlerdir.
    Onur Altıntaşalıntı yaptı4 yıl önce
    Ey, Tanrılar arasında en yitik Tanrı olan kayıp ruhların Tanrısı! Neden buradayım ben?
    ytrewqalıntı yaptı4 yıl önce
    Bir ot sonbaharın sararmış yapraklarından birine dönüp, “Dalından düşerken çok gürültü yapıyorsun! Kış rüyalarımdan uyanıyor ve mahrum kalıyorum senin yüzünden.” dedi.
    Yaprak kızgınlıkla, “Alçak ve yurtsuz mahlûkat seni! Ezgisiz, duygusuz şey! Sen yükseklere erişemezsin ve şarkı da söyleyemezsin.”
    Sonra güz yaprağı toprağa uzandı ve uykuya daldı. Bahar geldiği zaman tekrar uyandı ve artık bir ottu.
    Ve sonbahar geldiğinde ve kış uykusu bastırdığında ve üstüne havadan yapraklar düşmeye başladığında kendi kendine mırıldandı, “Ah bu güz yaprakları! Ne kadar çok gürültü yapıyorlar! Bütün kış düşlerim uçup gidiyor.”

Kitap raflarında

    şəms.
    Klassika
    • 339
    • 16
    b4666183063
    Haziran Ayı
    • 18
    • 3
    Rüstəm
    OXU
    • 50
    • 2
    ahsenacar99
    Okuduklarım
    • 11
    • 1
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)