Edebiyat Kuramları ve Eleştiri, Berna Moran
Berna Moran

Edebiyat Kuramları ve Eleştiri

Kitap eklendiğinde bana bildir
Bu kitabı okumak için Bookmate’e EPUB ya da FB2 dosyası yükleyin. Bir kitabı nasıl yüklerim?
b5100845609
b5100845609alıntı yaptı9 ay önce
Yine Poetika’nın başka bir yerinde de şu cümle var: “şair... nesneleri nasıl olmaları lâzım geliyorsa, o şekilde tasvir etmelidir."16
b5100845609
b5100845609alıntı yaptı9 ay önce
Aristoteles “şairin görevi gerçekten olan şeyi değil, olabilir olanı ifade etmektir” demişti.
b5100845609
b5100845609alıntı yaptı10 ay önce
Aristoteles, "şairin ödevi gerçeklen olan şeyi değil, tersine, olabilir olan şeyi” yansıtmaktır demişti. Bu iki kuram da Aristoteles’in bu sözüne dayandırılabilir. ilk önce birinci görüşü alalım. “Sanat genel tabiatın yansıtılmasıdır” sözü ile dile getirilen bu görüşte ‘‘tabiat” deyince yalnız ağaçlan, dağlan, kırları kastetmiyorlardı şüphesiz; özellikle insan tabiatını, insanların davranışlarını, geleneklerini, uygarlığı düşünüyorlardı. Genel tabiat, görünenin altında yalan gerçeklikti.
b5100845609
b5100845609alıntı yaptı10 ay önce
öylece Aristoteles edebiyatın hem bilgi kazandırdığını söylemek, hem de yararlı psikolojik etkisine İşaret etmekle Platon dan ayrılmakta ve sanalı savunmaktadır.
b5100845609
b5100845609alıntı yaptı10 ay önce
Katharsis’in yorumu ne olursa olsun, Aristoteles, hiç şüphe yok ki Platon’un aksine tragedyanm ahlâk bakımından yararlı olduğuna inanıyordu.
b5100845609
b5100845609alıntı yaptı10 ay önce
atharsis’in yorumu ne olursa olsun, Aristoteles, hiç şüphe yok ki Platon’un aksine tragedyanm ahlâk bakımından yararlı olduğuna inanıyordu.
b5100845609
b5100845609alıntı yaptı10 ay önce
celmesi ve değerlenmesidir. Son zamanlarda çok değişik bir yorum daha atılmıştır ortaya. Bu yorumu yapan G.F Else’e göre arınma seyircide meydana gelmez, eserde bu duyguları davet eden olayların (davranışların) arınmasıdır. Oğlun babasını öldürmesi, anasıyla evlenmesi gibi hareketler, temizlenmesi gereken yasak hareketlerdir
b5100845609
b5100845609alıntı yaptı10 ay önce
Sanatın işlevi, etkileri, yararları, zararları konusuna gelince, Aristoteles bu konuda Platon’dan başka türlü düşünmektedir. Tragedyanın tanımını yaparken, "acıma ve korku duygularını uyandırmak suretiyle bu duyguların arınmasını (katharsis) sağlar” diyor.13 Aristoteles katharsis
kavramını daha fazla açıklamadığı için tam ne demek istediği üzerinde bugüne dek süregelmiş tartışmalar doğmuştur.
b5100845609
b5100845609alıntı yaptı10 ay önce
Bir adamı olduğu gibi anlatmak tarihin işidir, sanatın değil. Sanatçının hayatı, insanı, dünyayı yansıtması başka anlamdadır.
b5100845609
b5100845609alıntı yaptı10 ay önce
Bunun için şiir, tarih eserine göre daha felsefi olduğu gibi, daha üstün olarak da değerlendirilebilir, çünkü şiir, daha çok genel olanı, tarih ise tek olanı tasvir eder. Genel olan deyince de olasılık veya zorunluluk kanunlarına göre belli özellikteki bir kimsenin böyle veya şöyle konuşmasını, böyle veya şöyle hareket etmesini anlıyoruz.”12
b5100845609
b5100845609alıntı yaptı10 ay önce
Tarih yazarı ve şair, biri düz yazı, öteki nazım, yazdığı için birbirlerinden ayrılmazlar, çünkü Herodotos’un eserinin mısralar haline getirilmiş olduğu düşünülebilir, bununla birlikte, ister nazım, ister düz yazı halinde olsun, Herodotos’un eseri bir tarih eseridir. Ayrılık daha çok şu noktada bulunur: Tarihçi daha çok gerçekten olan şeyi ifade eder, şair ise olabilir olan şeyi ifade eder.
b5100845609
b5100845609alıntı yaptı10 ay önce
laton'un edebiyata itirazlarını özetlemek istersek bunların başlıca iki yönden yapıldığını söyleyebiliriz: 1) Bilgi yönünden. 2) Ahlâk yönünden. Bilgisel yönden itirazı iki temele dayanıyor:
a) Şair, bizi, asıl gerçekliği teşkil eden idealardan uzaklaştırır.
b) Şairin yetkiyle konuşacağı hiçbir konu yoktur.
Ahlâk yönünden olan itirazları da üç temele dayanıyor:
a) Eserlerde gençlere, fena örnek olacak parçalar var.
b) Tragedyalarda ve destanlarda kötü kişileri taklit ederek temsil etme fena etkiler bırakır.
c) Edebiyat, dizginlememiz gereken duygusal yanımızı coşturur.
b5100845609
b5100845609alıntı yaptı10 ay önce
Mısır sanatı üzerinde yetkiyle konuşanlar, Mısırlıların yarattıkları sanal eserleriyle sanat açısından ilgilenmediklerini söylüyorlar. Bunlar mezarlara konan, ya da insanları ölümsüz kılmak için yapılan şeylerdi. Eski Yunan’da da sanal eserinin uyandırdığı estetik yaşantının, sanal eseri yaratmak için yeterli bir neden olabileceği düşüncesi henüz başlamamıştı.
b5100845609
b5100845609alıntı yaptı10 ay önce
Platon’un gerek Devlet ve gerekse İon'da açıkladığı fikirlerine göre edebiyat öğretici olamaz, bize gerçekleri bildiremez; şairler de gerçek bilgiye sahip olmayan benzetmeci kişilerdir.
b5100845609
b5100845609alıntı yaptı10 ay önce
Özellikle Homeros’u Yunan’da bir bilgi kaynağı sayan, nasıl davranılacağını onun öğütlerinden, verdiği örneklerden öğrenmek gerektiğine inananlar vardı. Eserleri eğitimde önemli rol oynardı. Platon bu inancı yıkmak ve edebiyatın bize gerçek bilgi sağlayamayacağı gibi ahlâk bakımından da zararlı olduğunu belirtmek ister.
b5100845609
b5100845609alıntı yaptı10 ay önce
Platon sanat sorununu incelerken edebiyatı daima felsefeye rakip gibi görmekte ve felsefeden çok aşağı olduğunu kanıtlamaya çabalamaktadır.
b5100845609
b5100845609alıntı yaptı10 ay önce
Ressamın renklerle yaptığım şair sözcüklerle yaptığına ve şu gördüğümüz duyular dünyasını yansıttığına göre kopyanın kopyasını sunuyor demektir. Sanat eserleri gerçekliği yansıtmaz, bizi hakikate iletmez; tersine hakikatten uzaklaştırır bizi. Asıl gerçekliği değil de şu görünen yüzeysel gerçekliği yansıtan sanatçı hakikatten uzaklaşan bir adamdır. İnsanın amacı idea’lara yönelmek olmalıdır, oysa sanatçı bizi ters yola götürüyor. Devlet'in onuncu kitabında, işte bu açıdan sanala karşı çıkar Platon.
b5100845609
b5100845609alıntı yaptı10 ay önce
edirin aslını yapmadığına göre, gerçeğini değil, gerçeğine benzeyen bir örneğini yapmış olur (596e, 597a).
Böylece gerçeklik dereceleri gittikçe azalan üç sedir gelir meydana, birincisi sedir ideası (Platon bu diyalogda bunun Tanrı tarafından yapıldığını söylüyor), İkincisi onu taklit eden dülgerin ya da marangozun yaptığı sedir; üçüncüsü ise marangozunkini kopya eden ressamın yaptığı sedir Yani kopyanın kopyası. Edebiyat için de durum aynı.
b5100845609
b5100845609alıntı yaptı10 ay önce
Platon’un bu sorulara verdiği cevaplan araştırmadan önce felsefesinin temel düşüncesini hatırlamalıyız. Platon göreceliğe (relativism) inanmış Sofistlerin aksine kesin bilgiye susamış bir adamdı. Değişmeyen, insandan bağımsız, mükemmel bir gerçekliğin varlığını kanıtlamaya çalıştı.
b5100845609
b5100845609alıntı yaptı10 ay önce
) Edebiyatın özü nedir?
2) Edebiyatın etkisi nedir?
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)