Stefan Zweig

Bir Kadının Hayatından 24 Saat

Mira Gülfemalıntı yaptı3 yıl önce
Hiçbir heykeltıraş, hiçbir şair, ne Michelangelo ne de Dante, nihai çaresizliği, dünyadaki nihai sefaleti, yağmurda sırılsıklam olan, tek bir hareketle kendini korumaya alamayan, gayretsiz, yorgun görünen bu canlı insan kadar çarpıcı bir şekilde hissettiremezdi.
Hilal Şençelikalıntı yaptı3 yıl önce
ben bir bireyim, neden gönüllü olarak savcı rolünü üstlenmem gerektiğini anlamıyorum. Ben savunmadan yanayım. Şahsen insanları infaz etmektense onları anlamayı seviyorum!
Hilal Şençelikalıntı yaptı3 yıl önce
Hakikatin yarısının hiçbir değeri yoktur, tamamı olmalıdır.
oznurgurpinarefealıntı yaptı3 yıl önce
Şahsen ben, bir kadının içgüdülerinin peşinden özgürce ve tutkuyla gitmesini, bilinen örneklerdeki gibi kocasını onun kollarındayken, gözlerini kapayarak aldatmasından daha dürüstçe buluyordum.
Hilal Şençelikalıntı yaptı3 yıl önce
birbirine kenetlenip birlikte uçuruma düşen biz iki insan, biri ölmeyi göze almış, öbürü her şeyden habersiz iki insan
Hilal Şençelikalıntı yaptı3 yıl önce
Yüzme bilmeyen insanların, boğulmak üzere olan birini kurtarmak için köprüden atlamalarını açıklamak mümkün mü?
b9777048712alıntı yaptıgeçen yıl
Hiçbir heykeltıraş, hiçbir
Elvin Yusifoğlualıntı yaptı2 yıl önce
“kolayca baştan çıkarılabilenler”den daha güçlü, daha edepli ve temiz hissetmek bazı insanların hoşuna gidiyordu.
Elvin Yusifoğlualıntı yaptı2 yıl önce
Çoğu insanın hayalgücü sığdır. Eğer bir şey onları doğrudan etkilemiyorsa, sivri oklarını duyularına sertçe saplamıyorsa, hayal güçleri pek çalışmaz; ama gözlerinin hemen önünde, duygularına hemen dokunabilecek bir yerde küçücük bir şey bile meydana gelse birden aşırı heyecanlanırlar. O zaman, pek nadir gösterdikleri duygudaşlıklarının yerini bir ölçüde yakışıksız ve abartılı kaçan bir coşku alır.
Mustafa Kılınçalıntı yaptı3 yıl önce
Fransızların dediği gibi crime passionel (tutku suçları) suç değilse, o zaman devletin adliyesine ne gerek var?
Mustafa Kılınçalıntı yaptı3 yıl önce
Bu durumda ahlaki hükümlerin bir anlamı kalmaz ve ahlaki konulardaki aşırılıklar haklı görülür.
Mustafa Kılınçalıntı yaptı3 yıl önce
sözleri beni biraz kışkırttı, üstelik Alman hanımın bana verilen bu dersi, bir yanda gerçek kadınlar var, öbür yanda “fahişe mizaçlı olanlar” –kendisi Madame Henriette’in böyle biri olduğu kanısındaydı– diyerek katmerlemesi sabrımı taşırdı ve saldırganlaştım. Bir kadının, hayatının bazı saatlerinde kendisi istemeden ve bilmeden, gizemli güçlerin eline düştüğü gibi bariz bir gerçeğin reddedilmesi, sadece insanın kendi içgüdülerine, doğasındaki şeytani niteliğe karşı duyduğu korkuyu saklar, dedim, görünüşe göre kendilerini “kolayca baştan çıkarılabilenler”den daha güçlü, daha edepli ve temiz hissetmek bazı insanların hoşuna gidiyord
Mustafa Kılınçalıntı yaptı3 yıl önce
Çoğu insanın hayalgücü sığdır. Eğer bir şey onları doğrudan etkilemiyorsa, sivri oklarını duyularına sertçe saplamıyorsa, hayal güçleri pek çalışmaz; ama gözlerinin hemen önünde, duygularına hemen dokunabilecek bir yerde küçücük bir şey bile meydana gelse birden aşırı heyecanlanırlar.
nurzdmralıntı yaptı3 yıl önce
Hakikatin yarısının hiçbir değeri yoktur, tamamı olmalıdır.
nurzdmralıntı yaptı3 yıl önce
insanları infaz etmektense onları anlamayı seviyorum!”
Sılacealıntı yaptı3 yıl önce
yumruk yemiş bu zavallı insan o karanlık odada bir başına kaldı, ışıkları yavaşça sönen, fısıldayan, tıslayan, hafifçe mırıldanan, usulca söylenen binada kıvrandı, içini çeke çeke ağladı.
Senden Benden Bizdenalıntı yaptı3 yıl önce
Çoğu insanın hayalgücü sığdır. Eğer bir şey onları doğrudan etkilemiyorsa, sivri oklarını duyularına sertçe saplamıyorsa, hayal güçleri pek çalışmaz; ama gözlerinin hemen önünde, duygularına hemen dokunabilecek bir yerde küçücük bir şey bile meydana gelse birden aşırı heyecanlanırlar.
Hilal Şençelikalıntı yaptı3 yıl önce
Bir kadının, hayatının bazı saatlerinde kendisi istemeden ve bilmeden, gizemli güçlerin eline düştüğü gibi bariz bir gerçeğin reddedilmesi, sadece insanın kendi içgüdülerine, doğasındaki şeytani niteliğe karşı duyduğu korkuyu saklar, dedim, görünüşe göre kendilerini “kolayca baştan çıkarılabilenler”den daha güçlü, daha edepli ve temiz hissetmek bazı insanların hoşuna gidiyordu. Şahsen ben, bir kadının içgüdülerinin peşinden özgürce ve tutkuyla gitmesini, bilinen örneklerdeki gibi kocasını onun kollarındayken, gözlerini kapayarak aldatmasından daha dürüstçe buluyordum.
Sevincalıntı yaptıgeçen ay
Böylece bir gecede yapayalnız kaldım, benim gibi şefkatli bir beraberliğe alışkın biri için böyle bir yalnızlık korkunç bir işkenceydi
Sevincalıntı yaptıgeçen ay
benim gibi yaşını başını almış bir kadın, ömür boyu hayatının tek bir noktasına, tek bir gününe gözlerini dikmenin katlanılmaz olduğunu söylüyorsa inanabilirsiniz.
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)