Merhamet, Stefan Zweig
Kitaplar
Stefan Zweig

Merhamet

Oku
ytrewq
ytrewqalıntı yaptı3 yıl önce
Vicdan hatırladıkça, hiçbir suç unutulmaz.
ytrewq
ytrewqalıntı yaptı3 yıl önce
insan ulaşamadığı bir şeye yumruk vuramaz
ytrewq
ytrewqalıntı yaptı3 yıl önce
Sadece ölçemediğimiz, kavrayamadığımız şeyler bizi ürkütüyordu; sınırlı olan, belirlenen her şeyse bizim için bir sınavdır, gücümüzün derecesini ölçer.
ytrewq
ytrewqalıntı yaptı3 yıl önce
Feleğin sillesini yiyenler, çirkinler, yarı gelişmişler, sakatlar, bir kenarda unutulmuş olanlar sağlam, mutlu olanlardan daha tehlikeli, ihtiraslı bir açgözlülükle istek duyarlar, sevince de gözleri kararır, hiçbir şeyi görmez.
ytrewq
ytrewqalıntı yaptı3 yıl önce
O gece parktaki sırada oturan ihtiyar Kekesfalva’ya kızının yakında iyileşeceğini söylediğim zaman, bunu acımaktan doğan gerçeği saklamak duygusuyla yapmıştım; istemeden, hatta isteğime karşı böyle söylemiştim; ama bilinçli bir yalan, kaba bir aldatmaca yoktu bunda.
ytrewq
ytrewqalıntı yaptı3 yıl önce
Dahası da var: Ancak böylesi bir hastada doktor, ustalığını gösterir. Daha işin başında ‘tedavi edilemez’ yargısını benimseyen bir doktor yüklendiği görevden kaçmış, savaşta yenik düşmüş olur.
ytrewq
ytrewqalıntı yaptı3 yıl önce
Asıl, tedavi edilemeyecek hastanın doktoru olmak gerek.
ytrewq
ytrewqalıntı yaptı3 yıl önce
Nietzsche bu korkunç kelimeyi kullanmış: ‘Tedavisi olanaksız hastanın doktoru olma.’
ytrewq
ytrewqalıntı yaptı3 yıl önce
Yalnız, asıl servet, gelirle gider, kazançla tüketim arasında belli bir denge kurmakla sağlanır.
ytrewq
ytrewqalıntı yaptı3 yıl önce
Yarım kalmış işler, yarım söylenmiş imalı sözler her zaman kötüdür; dünyadaki bütün kötülükler de bu yarım kalan sözlerden, davranışlardan gelir.
ytrewq
ytrewqalıntı yaptı3 yıl önce
Üstat Goethe’nin dediği gibi, ‘Bana ne bir şey açıklayın, ne de benden bir şey saklayın.’
ytrewq
ytrewqalıntı yaptı3 yıl önce
Tek bir şeye gelemem yalnız: Kaçamak laflara, yalanlara, uydurmalara;
ytrewq
ytrewqalıntı yaptı3 yıl önce
Acı uzadıkça, yalnız hastayı değil, çevresindekilerin de merhametini yorar. Güçlü duygular uzun süremez.
ytrewq
ytrewqalıntı yaptı3 yıl önce
Bahtsızlık insanı alıngan yapar, sürekli acımak da haksızlıklara yöneltir. Nasıl, biri alıcı, öbürü verici olduğunda, alacaklıyla borçlu arasındaki o rahatsız edici durum yok edilemezse, hasta da aşırı ilgi karşısında, gizli bir sinir gerginliği içinde, saldırmaya hazırdır. İlgiyle yatıştırma arasındaki o kıl payı farkı iyice bilip öyle davranmak gerekir; yoksa, zaten alıngan olan hasta büsbütün incinir, gocunur.
ytrewq
ytrewqalıntı yaptı3 yıl önce
İki çeşit merhamet vardır: Zayıf, duygusal olanı, bir yabancının ızdırabı karşısında kalbin duyduğu üzücü sarsıntıdan bir an önce kurtulmak için gösterdiği sabırsızlıktır. Böyle bir merhamet acıyı paylaşmaz, ruhun yabancı bir acıya karşı kendini savunma içgüdüsüdür sadece. Asıl değerli olanı, duygusallıktan uzak, ama, yaratıcı merhamettir; ne istediğini bilir, sabırla, acıyı paylaşarak, gücünün son damlasına kadar, hatta gücünün de ötesinde her şeye katlanmaya kararlıdır.
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)