Annelik Sanatı, Adem Güneş
Kitaplar
Adem Güneş

Annelik Sanatı

Eneas Bilek
Eneas Bilekalıntı yaptı8 ay önce
Bir bahçıvan sabrıyla gül dikmek ve dikilen o gülün başında yılmadan, yorulmadan beklemektir “annelik sanatı”... Onu yağmurdan korumak… Doludan sakınmak... İlkbaharda budamak... Yaz sıcağında sulamak... Kışın “Solacak mı acaba?” diye endişe etmektir…
Aslihan Okman Örnek
Aslihan Okman Örnekalıntı yaptı3 yıl önce
Bir bahçıvan sabrıyla gül dikmek ve dikilen o gülün başında yılmadan, yorulmadan beklemektir “annelik sanatı”... Onu yağmurdan korumak… Doludan sakınmak... İlkbaharda budamak... Yaz sıcağında sulamak... Kışın “Solacak mı acaba?” diye endişe etmektir…
b0722360844
b0722360844alıntı yaptı3 yıl önce
Eğer çocuk annesinin tepkisini çeken bu kuralı, içselleştirerek –annenin ayağa kalkmadan, göz teması kurarak çocuğu incitmeden, ona yaklaşmadan, kararlı bir ses tonuyla sergilediği tavırlar, çocuğun yaşadığı olayı anlamakta içselleştirmesini sağlayacaktır–
b0722360844
b0722360844alıntı yaptı3 yıl önce
kuralı anlamak için bu sefer prize bilinçli olarak yönelecektir. Annenin bu ikinci denemede de hiç panik yapmadan, bağırıp çağırmadan bir önceki ses tonu ve kararlılığında ve çocuğunun gözünden gözünü ayırmadan, yeniden “Yapma!” diye seslenmesi gerekir. Çocuk, bu ikinci denemesinin son hamlesinde bir kere daha prize yönelecektir. Anneden yine aynı şekilde “Yapma!” ikazını duyduğunda, üçüncü adımı atmayacaktır.
b0722360844
b0722360844alıntı yaptı3 yıl önce
ikazı, ona bir şeylerin yolunda gitmediğini gösterse de o, yine prize yönelmeye ve elini prize doğru götürmeye devam edecektir. Son aşamada anne, yerinden kalkıp çocuğunu kucağına alırken aynı kararlılıkla, tekrar “Yapma” demeli ve çocuğunu prizden uzaklaştırmalıdır.
Peki, bu şekilde çocuk prize dokunmamayı öğrenir mi?
Hayır, aksine başka bir zamanda çocuk annesini ve annesinin koyduğu
b0722360844
b0722360844alıntı yaptı3 yıl önce
gözlerini çocuğunun gözlerinden ayırmadan, kararlı bir ses tonuyla; fakat bağırmadan, çocuğu ürkütmeden, incitmeden “Yapma!” diye seslenmelidir.
Anne her ne kadar “Yapma” dese de bu tavırla karşılaşan çocuk, henüz neyin yapılmayacağını anlamadığı için prize doğru bir iki adım daha atacaktır. Annenin kararlılığını hiç bozmadan, gözünü çocuğunun gözünden ayırmadan ve aynı ses tonuyla, yeniden “Yapma!” diye seslenmesi gerekir. Çocuğun işittiği bu ikinci “Yapma” ik
b0722360844
b0722360844alıntı yaptı3 yıl önce
ayağa kalkmadan– doğrulmalı,
b0722360844
b0722360844alıntı yaptı3 yıl önce
“Peki, anlamlı yasaklar nedir?” sorusuna şu örnekle cevap vermeye çalışalım. Diyelim ki çocuk elini prize uzattı veya elini bıçakla kesme olasılığı var ya da camdan aşağıya düşebilecek bir konumda; böylesi durumlarda annenin tavrı ne olmalıdır?
(İşte annenin burada koyduğu kurallar, –çocuk için bir anlam ifade etmese de– yaşam için bir anlam ifade eder.)
Böylesi durumlarla karşı karşıya kalan annenin çocuğa karşı tavrı ve kullandığı kelimeler, çok sade ve anlaşılır olmalıdır. Yoğun ve durumu dramatize eden cümlelerden, çocuğu yorabilecek uzunluktaki kelimelerden uzak durulmalıdır.
Yukarıdaki örnekleri genişletecek olursak çocuk prize doğru yaklaştığında, anne, oturduğu koltuktan biraz irkilerek
b0722360844
b0722360844alıntı yaptı3 yıl önce
öğrenmektir…
Bu durumda akıllara takılan önemli bir soru vardır:
Eğer çocuk kendi haline bırakılır ve her istediği yerine getirilirse daha sonra bu sorun olmaz mı?
İşte 0-4 yaş döneminde annelerin yaptıkları en büyük yanlış, çocuklarına anlamsız ve çocuk ruhuna uymayan kurallar koymaya çalışmak ve onları daha bu yaşta disiplin altına sokmaya çabalamaktır.
b0722360844
b0722360844alıntı yaptı3 yıl önce
ürkütücü bir sesle yeniden bağırır:
“Çekil oradan!”
Çocuk, öğrenme hevesinin önüne, annesinin korku dolu tehdidiyle geçilmiş olmasını kabullenemez ve ağlar. Burada anne, çocuğuna, belki kendi isteğini yaptırmış; ama farkında olmadan onun öğrenme hevesinin önüne geçmiş ve hırçınlaşmasına neden olmuştur. Çocuğun annesinden gelen bu saldırıyı bertaraf etmek ve kendisini korumak için karşı saldırıya geçmesi gerekir. Bu insan olmanın bir gereğidir; çünkü insan korunmak için saldırır. Düşünün bir kere, hanımının yaptığı yanlıştan dolayı ona hakaret eden, ona saldıran ve onu küçük düşüren bir erkeğin alacağı reaksiyon nedir? Hanımının da kendisini korumak için saldırıya geçmesidir. Tıpkı bunun gibi “Çek elini oradan!” diye kişiliğine ve öğrenme isteğine saldırı yaşayan çocuğun yapacağı şey, kendisini korumak için annesine saldırmayı
b0722360844
b0722360844alıntı yaptı3 yıl önce
Örneğin çocuk bir eşyanın ne olduğunu öğrenmek için bir cisme elini uzatır; ama kuralcı anne çocuğunu disipline etmek için birden ürkütücü bir sesle çocuğuna bağırır:
“Hayır, sakın ona dokunma!”
Çocuk içinden gelen öğrenme isteğiyle annesinin bu ürkütücü ses tonu arasında kalır; ama öğrenme hevesi annesinin korkunç sesini bastırır ve yapmak istediği şeyi yapmaya devam eder…
Bu durum, anneyi iyice çileden çıkartır ve kendisini dinlemeyen –hâlbuki bir şey öğrenmek için korkusunu dahi yenen– çocuğuna daha
b0722360844
b0722360844alıntı yaptı3 yıl önce
Bu dönemde çocuklar önlerine engel çıkartıldıkça “mızmız” ve “inatçı” olur…
b0722360844
b0722360844alıntı yaptı3 yıl önce
Ne kadar inatçı bir çocuk!” denilen çocuklar, içlerinde otomatik olarak gerçekleşen hayatı öğrenme programının önüne engel çıkartılmış ve bu engelleri aşmak için savaş veren çocuklardır…
b0722360844
b0722360844alıntı yaptı3 yıl önce
İletişim yeteneğinin zayıflamasıyla duygu kullanım gücü azalır. Duygularını kullanmakta acemilik yaşayan çocuğun empati yeteneği zayıflar.
b0722360844
b0722360844alıntı yaptı3 yıl önce
Bunun tam tersi olarak çocuk, bazen hırçın ve agresif olabilir. Sanki bakıcıya emanet edilişinin intikamını alır gibi her yana saldırmak, her şeyi kırmak, dökmek ister. Hırçın ve kavgacıdır. İsteği yerine gelmediğinde, sinirlenir ve ağlar…
b0722360844
b0722360844alıntı yaptı3 yıl önce
keser. Sanki hayata küsmüş gibi mutsuzdur… Annesini veya ailesinin diğer fertlerini gördüğü ilk anlarda biraz mutluluk gösterilerinde bulunsa da bir süre sonra ailesinin yanında da içine kapanır.
b0722360844
b0722360844alıntı yaptı3 yıl önce
Çocuk gelişiminin en verimli dönemi olan ilk dört yaşta çocuğun anneden ayrılıp bir bakıcıya teslim edilmesiyle çocuklarda görülen birtakım davranış bozukluklarına “ihmal edilmiş çocukluk sendromu” veya “bakıcı kadın sendromu” diyoruz.
b0722360844
b0722360844alıntı yaptı3 yıl önce
Belki de bir çocuk için en acı şey, annesiyle yan yana bulunduğu halde, ona doyasıya yaklaşamamaktır. Onun yanında doyasıya kendini gösterememek ve isteklerini çocuksu saflık içinde özgürce dile getirememektir. Gerek korku ve baskı gerekse ilgisizlikle varlık içinde anne yoksunluğu yaşamaktır.
b0722360844
b0722360844alıntı yaptı3 yıl önce
Sadece anne, doğal anne olsun! Çocuğundan korkmasın! “Bana alışacak, bana bağımlı hale gelecek. Aman kucağıma almayayım, aman çok yanımda tutmayayım” gibi garip korkulara kapılmadan, çocuğunun tüm ihtiyaçlarını anında hissetsin, görsün ve bu ihtiyaçları sevgiyle karşılasın…
b0722360844
b0722360844alıntı yaptı3 yıl önce
ve “İşim olmasa ilgilenirdim” bahanesine sığınılıyorsa…
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)