Kitaplar
Jim Stanford

Herkes İçin İktisat

Halit Furkan Türkalıntı yaptı3 yıl önce
İktisat ekollerinden hiçbiri tarafsız ya da nesnel olduğunu iddia edemez
Halit Furkan Türkalıntı yaptı3 yıl önce
Ekonomi” dediğimiz şey, insanoğulları ile kızlarının mallarla hizmetleri üretmek ve ardından da ürettikleriyle ne yapacaklarına karar vermek için birlikte çalışmasından başka bir şey değildir
Halit Furkan Türkalıntı yaptı3 yıl önce
Şirketler, etkin bir şekilde ve acımasızca sığ bir özel amacın peşinden koşan büyük bürokrasilerdir: Hissedarların servetini azamileştirme.
Halit Furkan Türkalıntı yaptı3 yıl önce
Sosyalizmde ekonomik kararların özel işletme sahiplerinin çıkarları doğrultusunda değil, doğrudan doğruya halkın çıkarlarına göre alınacağı farz edilir.
Halit Furkan Türkalıntı yaptı3 yıl önce
Neoliberallerin sosyal programlarda (özellikle de gelir güvencesi programlarında) kesintiler yapmaları ve bu programları karşılamakta kullanılan vergileri düşürmeleri, otomatik dengeleyicilerin gücünü azaltarak ekonomiyi zincirleme tepkime şeklinde gelişen durgunluk karşısında daha savunmasız bırakmıştır.
Halit Furkan Türkalıntı yaptı3 yıl önce
Devlet, durgunluk sırasında istihdamı ve üretimi canlandırmak amacıyla kamu harcamalarını artırabilir.
Halit Furkan Türkalıntı yaptı3 yıl önce
Ekonomideki bütün sektörlerin açıklarını aynı anda azaltmaları mümkün değildir. Eğer (belki de hatalı muhafazakâr tavsiyeyi takip ederek) bunu yapmaya kalkışırlarsa, sonuçta ortaya (harcamaların hızla ve şiddetle düşmesinden kaynaklanan) derin bir durgunluk çıkacaktır. Gelirle harcama arasındaki genel denge nihayetinde tekrar sağlanacaktır, ancak çok daha düşük bir gelir ve istihdam düzeyinde. Kendi kendini baltalayan bu sonuca TUTUMLULUK PARADOKSU denir: Harcamalarını azaltarak tasarruflarını artırmaya çalışan ekonomi oyuncuları (tüketiciler, işletmeler ya da devletler), harcama kesintilerinin sebep olduğu durgunluğun sonucunda daha düşük tasarruflarla karşı karşıya kalabilirler.
Halit Furkan Türkalıntı yaptı3 yıl önce
yeni bir alışveriş merkezinin inşaatını üstlenen bir müteahhit, mağazalarda çalışacak kişiler dikkate alındığında merkezin 500 kişiye iş olanağı sağlayacağını iddia edebilir. Ancak, bu iddia hatalıdır. Bölgenin temel sanayileri genişlemediği sürece genel tüketici harcamaları artamaz. Yeni alışveriş merkezi, tüketicileri bölgedeki mevcut perakende satış mağazalarından uzaklaştırarak kendine çekebilir, ancak yeni alışveriş merkezinde yaratılan her istihdam, başka bir yerlerde istihdam kaybı olması anlamına gelecektir.
Halit Furkan Türkalıntı yaptı3 yıl önce
Küresel ticarette “kendi başının çaresine bakmak” (dolayısıyla ithalatını karşılamak) için bir ekonominin ticarete konu olan çeşitli ürünleri rekabetçi şekilde üretebilmesi gerekir. Keza, ticarete konu olan sanayilerden oluşan bir çekirdeğin bulunması, gerek ihracat pazarlarına girebilmek, gerekse bir bölgenin ya da ülkenin sağlıklı, sürdürülebilir bir ekonomiye sahip olması için bir ön koşuldu
Halit Furkan Türkalıntı yaptı3 yıl önce
Tanınmış kalkınma iktisatçıları (örneğin Joseph Stiglitz –yukarıdaki kutuya bakınız), yoksul ülkelere verilen çoğu neoliberal tavsiyenin son derece yanlış olduğunu artık kabul ediyorlar.
Halit Furkan Türkalıntı yaptı3 yıl önce
Asıl hedef, iş dünyası yanlı bakışı devlet politikasının tüm alanlarında zorla geçerli kılmaktır.
Halit Furkan Türkalıntı yaptı3 yıl önce
bahşederken, istihdam, toplumsal koşullar ya da çevre konularında hiçbir koruma sağlamayan neoliberaller kurallara göre yapılması gerekmez.
Halit Furkan Türkalıntı yaptı3 yıl önce
Evet, ülkeler ticaret yapacak, sermaye bir yerden başka bir yere gidecek ve insanlar seyahat edecekler, ancak bunların, işletmelerle yatırımcılara eşi görülmemiş haklar ve güvenceler
Halit Furkan Türkalıntı yaptı3 yıl önce
BORÇ YÜKÜnü bu bağlamda ölçmenin en iyi yolu, borcun nominal GSYH’ye olan oranıdır (çünkü devletin borç yükümlülüklerini yerine getirme gücünü belirleyen, devletin bu GSYH üzerinden sağladığı gelirlerdir). Avrupa Birliği’nin 1992’de imzaladığı Maastricht Anlaşması, avro ortak para alanına katılan ülkeler için borçlanma tavanı zorunluluğu getirdi. Borçların en fazla GSYH’nin yüzde 60’ı kadar olabileceği öngörülüyordu –ancak kural pek sıkı uygulanmadı. Ülkelerin kamu borçlarının bu oranı aşması (hatta GSYH’nin yüzde 100’üne kadar çıkması) pekâlâ makul olabilir, ancak borç yükümlülüklerini yerine getirmenin maliyeti de artacaktır. Bu oranın üstüne çıktığında devletin borç ödemeleri, (devlet, faiz oranlarını azaltmak ve finansal akımları düzenlemek için etkili tedbirler almadığı sürece) giderek katlanılmaz bir hâle gelir ve ülkede finansal istikrarsızlık yaşanması riski artar.
Halit Furkan Türkalıntı yaptı3 yıl önce
Ekonominin kötüye gittiği zamanlarda, devletin borçlanarak finansman sağlama yoluna gitmesi harcamaları ve istihdamı canlandırabilir.
Halit Furkan Türkalıntı yaptı3 yıl önce
satış vergisi ödemeleri işletmelere iade edilir.
Halit Furkan Türkalıntı yaptı3 yıl önce
u nedenle, KAMU YATIRIMLARI, ekonomik büyümeye ve üretkenliğe önemli katkı yapar. Ancak, ne üzücüdür ki kamu yatırımları neoliberal dönemde fazlasıyla azaldığı için kamu sermaye stoku birçok ülkede hızla küçülmüştür (altyapının, binaların, tesislerin ve su sisteminin harap hâlde olması bunun en açık delilidir). Pek çok örnekte, kamu tesislerini ihtiyaç duydukları sermayeden mahrum bırakan neoliberal politika yapıcılar, şimdi de bu tesislerin çökmüş hâlde olmasını özelleştirmelere hız vermenin bir bahanesi olarak kullanıyorlar.
Halit Furkan Türkalıntı yaptı3 yıl önce
Yani, “özgürlüğü” özel servet biriktirme hakkıyla eşit tutan Milton Friedman gibi felsefi liberterlerin iddialarının aksine, kapitalizm ile demokrasi arasında herhangi bir doğal bağ yoktur. Tam tersine: Kapitalizm, özel servetin ve dolayısıyla da siyasi nüfuzun toplumun çok küçük bir kesiminin elinde toplanmasını sağlayan içkin eğilimi yüzünden aslında antidemokratik bir çizgi sergiler.
Halit Furkan Türkalıntı yaptı3 yıl önce
Ancak, bazı ülkelerde işçilerin kullanabilecekleri böyle sınırlı demokratik araçlar bile yoktur. Bu ye
Halit Furkan Türkalıntı yaptı3 yıl önce
Zengin ve güçlü olanların siyasi kararlar üzerinde bu kadar büyük bir etki yapabildikleri (dolayısıyla da devlet politikalarının özel kârın buyruklarını yansıtmaya devam etmesini sağladıkları) sürece hiçbir kapitalist ülke gerçekten demokratik olamaz.
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)