Kitaplar
Nuri Pakdil

Batı Notları

    nurzdmralıntı yaptı3 yıl önce
    insan. Oysa, bencilliğe ilkin ruh başkaldırır. Oysa siz, ruhun başkaldırmaması için bütün yolları kapatmışsınız. İnsan ancak, bencilliğin egemenliği altında bozulan dengesini manevî başkaldırmalarla, yani ruhsal isteklerini bu bencilliğin yerine ikame etmekle sağlayabilirken, sizde bunun tam tersi oluyor. Bencilliğin egemenliği altında bozulan dengenizi, gene bencilliğin başka bir biçimde açığa vurulması anlamına gelen maddî isteklerle düzeltebileceğinizi sanıyorsunuz. Bu isteklerinizi ne denli çoğaltırsanız, dengenizin o denli, belki daha da fazla bozulduğunu göreceksiniz. Toplumunuzun çelişkisi de sanırım burada. Ne yapılabilir, diye de düşünüyorum. Maddî istekler arttıkça, âdil olabilmek olanakları da azalıyor toplumunuzda. Bir toplumun ayakta durabilmesi adalet duygusunun çoşkunluğuna bağlı. Bencillik kurutur insanın içindeki adalet duygusunu. Ne yapıp yapıp ruhun egemenliğini yeniden kabul etmelisiniz. Ve izin verirseniz şunu da söyleyeyim: Ruhu parçalamadan ve bölmeden.”
    ulkumutlualıntı yaptı3 yıl önce
    Kişiliğini koruyamayan bir ulusun çağ içinde hiçbir yeri olamaz.
    ulkumutlualıntı yaptı3 yıl önce
    Yeni bir yöneliş gerekli inanca. Herşeye yeniden başlamak için yeterli bir gücü var mıdır dünyanın? Yoksa, dünya, son yıllarını mı yaşamaktadır?
    Ne var ki, umutsuz olmamalıyız.
    ulkumutlualıntı yaptı3 yıl önce
    Ruhsal isteklerin, insanın manevî yönüyle ilgili isteklerin olmadığı, insanın artık bunları düşünemeyecek kadar katılaştığı bir dünyada adalet kalmıyor demektir. Çünkü, insanda adalet duygusunu oluşturan, bu duyguyu canlı tutan kaynak, insanın ruhsal derinliği, insanın manevî yönüdür.
    ulkumutlualıntı yaptı3 yıl önce
    Karanın da, sarının da, akın da, dinleyeceği ses, insanları Tanrı Öğretisine çağıran Habeşistanlı İlk Müezzin Bilâl’in sesidir.
    ulkumutlualıntı yaptı3 yıl önce
    Toprağın çağrısına kulak veren insan, topraktan yaratıldığını ve toprağa döneceğini unutmaksızın ve topraktan da kopmaksızın birşeyler yapabilir.
    ulkumutlualıntı yaptı3 yıl önce
    Yeni bir yöntemle, insan, kendi içinin sesini dinlemeye çağırılıyor.
    ulkumutlualıntı yaptı3 yıl önce
    Batı” dedikleri kapı çökmüş ve görülmüştür çöplük.
    Nasıl yönümüz hep burası olur? İnsanda birazcık yurt sevgisi kalsa, insan birazcık korumuş olsa uygarlığının sıcaklığını, çevirir başını kendi uygarlık değerlerine. Bu denli mi yüreğimiz yabancılaştı uygarlığımıza? Kim çaldı yüreğimizi ve onun yerine başka bir organ koydu?
    ulkumutlualıntı yaptı3 yıl önce
    Aslında; yaşamın da bir yolculuk olduğunu, belki, en iyi yolculukta anlıyoruz.
    ulkumutlualıntı yaptı3 yıl önce
    Yüreğimizin yarısı Mekke’dir, geri kalanı da Medi-ne’dir. Üstünde bir tül gibi Kudüs vardır.
    ulkumutlualıntı yaptı3 yıl önce
    Yeni İbrahimlerin yanmayacağı ateşler de vardır kuşkusuz.
    Direniş, varoluşun deneyidir.
    Çağ, deniyor hepimizi, ne denli direnebileceğiz diye; önce yabancılaşmaya karşı. Maraş’daki, Şeyhadil’deki dut ağacı, bir kök salıyor buralara değin.
    ulkumutlualıntı yaptı3 yıl önce
    Çünkü, en güç durumlarda bile, kendi özünde saklı bir kuvveti, insan, kendisiyle birlikte yine taşımaktadır.
    ulkumutlualıntı yaptı3 yıl önce
    Bunalımlarımızdan, O’nun hayatını iyice öğrendiğimiz vakit kurtulacağız. Hiçbir sorun, çözümsüz bırakılmamıştı. O, hiçbir güçlük önünde yılgıya düşmemişti. Sürekli umutlu olmuştu.
    ulkumutlualıntı yaptı3 yıl önce
    boynumuz ağrıdı Batı’ya bakmaktan
    ulkumutlualıntı yaptı3 yıl önce
    Makinenin egemenliği yoğun lav, insanın yüzüne bir kamçı gibi iniyor. İçimizi tedirgin eden bir basınç. İnsanın kişiliği, makinenin bir adım gerisinde duruyor. Sanırım, Batı yaşantısının uyumsuzluğu da bu dengesizliktedir. Çünkü, makine, ‘kişiliğin’ önüne geçince dengesizlik başlar.
    ulkumutlualıntı yaptı3 yıl önce
    Uzun yıllardır, uygarlığımızı bırakıp, nasıl olursa olsun, ne olursa olsun, Batılılara benzemeye çalışıyoruz. Onların sözlerini tutmadan, onların kurumlarını almadan, onların yasalarını uygulamadan, sorunlarımızı çözemeyeceğimiz kanısına varmışız. Nasıl düşünüyorlarsa biz de öyle düşüneceğiz; düşüncenin en iyisini onlar bilirler çünkü! Avrupalılar birer örnektirler önümüzde! Öyküneceğiz onlara! Batılılaşmak dediğimiz yabancılaşma böyle başlamadı mı?
    nurzdmralıntı yaptı3 yıl önce
    duygusunu oluşturan, bu duyguyu canlı tutan kaynak, insanın ruhsal derinliği, insanın manevî yönüdür. Bir toplulukta ruh unutulmuşsa , manevî istekler yoksa, o toplumda gerçek anlamıyla sağlıklı insanların bulunmadıklarını hemen anlarız. Kimse, öldürülmüş ruhunun davacısı değil!
    nurzdmralıntı yaptı3 yıl önce
    Ruhsal isteklerin, insanın manevî yönüyle ilgili isteklerin olmadığı, insanın artık bunları düşünemeyecek kadar katılaştığı bir dünyada adalet kalmıyor demektir. Çünkü, insanda adalet
    nurzdmralıntı yaptı3 yıl önce
    isteklerin olmadığı, insanın artık bunları düşünemeyecek kadar k
    nurzdmralıntı yaptı3 yıl önce
    Romen tarihçi konuşkan:
    “— Balkan halkları üstünde Osmanlı Devletinin etkisi büyük olmuş. Çekoslovakya’yı, Bulgaristan’ı, Macaristan’ı, Yugoslavya’yı gezdim; bu ülkelerde incelemeler yaptım. Osmanlı uygarlığının izlerine sık sık rastlanıyor. Epey oldu, İstanbul’daki bir toplantıya katıldığımda, Türk delegelerine de anlatmıştım bunları. Bana öyle geliyor ki, uygarlığınızın hakkını savunamadan buralardan uzaklaşıp gitmişsiniz. Tarihte, bunun benzerine rastlayamadım.
    — Haklısınız, dedim. Uygarlığımızın hakkını savunamadan çekilmiştik. Şimdi, uygarlığının yenmiş haklarını arayacak aydınlar çoğalıyor Türkiye’de.”
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)