Kitaplar
Osman Nuri Topbaş

İmandan İhsana Tasavvuf

…eserimizde tasavvufun umûmî olarak muhtevâsını verdikten sonra, onun ana mevzûunu teşkileden mârifetullâh, muhabbetullâh, tezkiye-i nefs, tasfiyei kalb, tasavvufî üslûb vb. hususları îzâh etmeye gayret ettik. Başta Peygamber aleyhissalâtü vesselâm olmak üzere, o mübârek varlığın vârisleri olan İslâm büyüklerinin davranışlarından örnekler sunmaya çalıştık. Yer yer de tasavvufun derinlik ve incelikleriyle ilgili birtakım tereddüt ve muhalif görüşlere cevap mahiyetinde şahısları hedef alarak değil sadece fikir bazında mâlumat arz ettik.Ayrıca eser de, tasavvufun arzu ettiği mânevî terbiyeden uzak bâzı kimselerin, ya iyi niyetle fakat câhilâne ya da gafletlerinden ötürü aksak, kifâyetsiz ve yersiz uygulamalarının bu mübârek yol ile bir alâkasının bulunmadığına temas ettik. Hâsılı bütün bu yönleriyle eser, zâhirde müellifinin, ancak hakîkatte Hak dostlarının bir te’lîfidir.Yâni eserdeki bütün feyz ve güzellikler, ehlullâhı gönül âlemlerinden bizlere yansıyan ulvî akislerdir.Bizim vazîfemiz, günümüzün lüzûm ve şartlarına göre bunları derlemek gayretinden ibâret olmuştur.

Yâ Rabbî! İlim ve idrâkimizin kifâyetsizliğine rağmen,engin tasavvuf âlemi hakkında izhâr ve ifâdesine cür’et ettiğimiz his ve fikirlerimizin, muhterem okuyucularımızda inşâallah hâsıl edeceği feyz ve tesirlere sonsuz bir teselsül bereketi ihsân eyle!

Allâh’ım! Bu âcizâne gönül hizmetimiz vesilesiyle bizi muhterem okuyucularımızla birlikte sonsuz nîmetlerine lutfen ve keremen nâil eyle! Bu nîmetleride kendi şân-ı ulûhiyyetinin azamet ve îcâbına göre muhteşem bir muhtevâ ile lutfeyle! Âmîn!..
905 yazdırılmış sayfalar
Bunu zaten okudunuz mu? Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?
👍👎

Alıntılar

    Yüksel Özalıntı yaptı2 ay önce
    Tasavvuf, Nefs Tezkiyesi ve Kalb Tasfiyesidir
    İnsanoğlu bu âleme kulluk imtihânı için geldiğinden dolayı, ölüm vaktine kadar nefs denen ve binbir menfîlikleri ihtivâ eden bir illetle müptelâdır. O, velâyetin en üst derecelerine de yükselse, dünyâ, nefs ve şeytan üçlüsünün dâimî bir hîle, vesvese ve tuzaklarıyla her an karşı karşıyadır. Zâten kulluğun kıymeti de bu tehlikeleri bertaraf edip şu fânî âlemin cezbedici aldatmacalarından sıyrılarak takvâya bürünmek ve netîcesinde Hakk’a yönelmekle başlar.
    Dolayısıyla insan fıtratında var olan kötülük işleme meyillerini (fücûr) terbiye edip takvâ tohumlarını yeşert
    Yüksel Özalıntı yaptı2 ay önce
    yeşertmek için nefs tezkiyesi ve kalb tasfiyesi zarûrîdir. Bunun için her insan, istîdat ve iktidârı nisbetinde Cenâb-ı Hakk’ı bilmek ve bu bilgiyi irfân hâline getirerek amel-i sâlihlerle Mevlâ’yı tesbih ve tekrîm etmekle mükelleftir. İşte “kulluk” kısaca budur. Bu kulluk keyfiyetinin hedefine varması ise, insanın nefs engelini aşarak ulvî duygularla dolması demek olan nefs tezkiyesi ve kalb tasfiyesine bağlıdır. “Vâsıl-ı ilâllâh”[9] olup “Likâullâh”[10] ile şereflenmek ancak bu sûretle mümkündür.
    Aslî cevheri itibâriyle kalb, bu âlemde “nazargâh-ı ilâhî”dir. Yâni Cenâb-ı Hakk’ın nazarlarının tecellî makâmı olmak gibi yüce bir şerefe mazhardır. Ancak nasıl ki bir sarayın “taht”ında sultandan gayrısının oturması mümkün değilse, vücut mülkünün sa
    Yüksel Özalıntı yaptı2 ay önce
    sarayı hükmündeki kalbin de, Allah’tan gayrı her şeyden, yâni nefsânî düşüncelerden, çirkin temâyüllerden ve mâsivâdan arındırılıp temizlenmesi gerekir. Aksi hâlde kalb, ilâhî lutuflara kapanır. Fakat bu, Allah’tan başkasına muhabbet beslenemeyeceği mânâsına gelmez. Gerçi, nefsini tezkiye ve kalbini tasfiye edip de kalb-i selîmin zirvelerine ulaşanlar, mâsivâ muhabbetinden âzâde olmuşlardır. Ancak diğer insanlar, derece derece mal, evlâd vs. muhabbetlerini kalblerinden tamâmıyla silmeye muvaffak olamazlar. Esâsen bu nevî muhabbetler, belirli bir sınırı aşmadığı müddetçe meşrûdur.
    Kalb tasfiyesinin ehemmiyetini kavramak için kalbin maddî ve mânevî hayattaki mevkiine bakmak kâfîdir. Nitekim Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- kalbin insandaki hayâtî ehemmiyetini şöyle ifâde buyurmuştur:
    “...İnsan bedeninde bir et parçası vardır. O iyi olursa bütün beden iyi, kötü olursa bütün beden kötü olur. Dikkat ediniz ki, o kalbdir.” (Buhârî, Îmân, 39)
    Hazret-i Mevlânâ -kuddise sirruh-, bir çuvalın dibindeki deliği kapatmadan içini doldurmaya çalışmanın beyhûde bir gayret olduğunu ifâde eder. Bunun gibi amellerin de ancak tasfiye edilmiş
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)