Kitaplar
Elif Telkeş,Zehra Yolcu

Adab-ı Muaşeret

    Perish Orhanalıntı yaptı3 ay önce
    Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bir cenâzeye katılmıştı. Bir kısım insanları binek üzerinde gördü. Bu hâlin cenâzeye hürmetsizlik olduğunu beyân etmek üzere:

    “–Hayâ etmiyor musunuz? Allâh’ın melekleri yaya olarak giderken siz hayvanların sırtında gidiyorsunuz!” buyurdu.
    Perish Orhanalıntı yaptı3 ay önce
    Cenâb-ı Hak buyurur: “(Rasûlüm!) De ki: Sizin kulluk, duâ ve yalvarmanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin?! (Ne kıymetiniz var?!)”
    Perish Orhanalıntı yaptı4 ay önce
    2. Hastalığın günahına kefaret yâ da terfi derecâtına vesile olduğunu bilmek

    Peygamber Efendimiz hadîs-i şerîflerinde şöyle buyurur:

    “Yorgunluk, sürekli hastalık, tasa, keder, sıkıntı ve gamdan, ayağına batan dikene varıncaya kadar müslümanın başına gelen her şeyi Allâh, onun hatâlarını bağışlamaya vesîle kılar.” (Buhâri, Merdâ, 1, 3)

    “Erkek olsun, kadın olsun mü’min, Allâh’a günahsız olarak kavuşuncaya kadar kendisinden, çoluk çocuğundan ve malından belâ eksik olmaz.”
    Perish Orhanalıntı yaptı4 ay önce
    “–Üçte birini dağıt! Hattâ o bile çok. Mirasçılarını zengin bırakman, onları muhtaç bırakıp da halka avuç açtırmaktan hayırlıdır. Allah rızâsını düşünerek yaptığın harcamalara, hattâ yemek yerken eşinin ağzına verdiğin lokmalara varıncaya kadar hepsinin mükâfâtını alacaksın.” buyurdu.
    Perish Orhanalıntı yaptı4 ay önce
    Bir Müslüman, hasta olan bir Müslüman kardeşini sabahleyin ziyârete giderse, yetmiş bin melek akşama kadar ona rahmet okur. Eğer akşamleyin ziyâret ederse, yetmiş bin melek onun için sabaha kadar istiğfâr eder. Ve o kişi için cennette toplanmış meyveler de vardır.” (Tirmizî, Cenâiz, 2)
    Perish Orhanalıntı yaptı4 ay önce
    lüman, hasta olan bir Müslüman kardeşini sabahleyin ziyârete giderse, yetmiş bin melek akşama kadar ona rahmet okur. Eğer akşamleyin ziyâret ederse, yetmiş bin melek onun için sabaha kadar istiğfâr eder. Ve o kişi için cennette toplanmış meyveler de vardır.” (Tirmizî, Cenâiz, 2)
    Perish Orhanalıntı yaptı4 ay önce
    Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm-, iyilikte bulunmada gözetilmesi gereken sırayı şöyle beyân etmiştir:

    “Harcamaya kendinden başla. Artanı çoluk-çocuğuna sarf eyle. Âilenden bir şey artarsa, bunu da yakınlarına harca. Bunlardan arta kalanı da sağındaki solundaki komşulara ver!” (Müslim, Zekât, 41)
    Perish Orhanalıntı yaptı4 ay önce
    Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz yemekte açgözlü olmamak ve israf etmemek gerektiğine dair şöyle buyurmuştur:

    “İki kişinin yiyeceği üç kişiye, üç kişinin yiyeceği de dört kişiye yeter.” (Buhâri, Etıme, 11)

    “Kişinin her iştahını çekeni yemesi israf olarak yeter.” (İbn Mace, Et’ime, 51)

    “Mü’min bir mideyle (bir kişilik) yer (içer), kâfir ise yedi kişilik yer (içer).” (Buhâri, Et’ıme, 12)
    Perish Orhanalıntı yaptı4 ay önce
    Birgün, Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdular:

    “Kalbinde hardal tanesi kadar îmân olan hiçbir kimse cehenneme girmez. Kalbinde hardal tanesi kadar kibir bulunan hiçbir kimse de cennete giremez.” (Müslim, Îmân, 148-149)
    Perish Orhanalıntı yaptı4 ay önce
    Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

    “Bir Müslümanın diğer Müslüman üzerindeki hakkı beştir. Se­lâmını almak, davetine icâbet etmek, cenazesini teşyi etmek, hastalandığında ziyaretine gitmek, aksırıp “elhamdülillah” dediğinde “yerhamukellah” diyerek dua etmek.” (İbn-i Mace, Cenâiz, 1) buyurarak bunu Müslümanın temel vazifelerinden biri saymıştır.
    Perish Orhanalıntı yaptı4 ay önce
    “Rabbim! Sen’in isminle yatağıma yattım, yine Sen’in isminle yatağımdan kalkarım. Eğer uykuda canımı alacaksan, bana merhamet edip bağışla! Şayet hayatta bırakacaksan, iyi kullarını muhafaza ettiğin gibi beni de fenalıklardan koru!” (
    Perish Orhanalıntı yaptı4 ay önce
    Nebi- -sallâllâhu aleyhi ve sellem-‘in yanında iki kişi aksırdı. Efendimiz onlardan birine “yerhamükellah” dedi, diğerine ise demedi. Kendisine yerhamükellah duası yapılmayan kişi: “–Ya Rasûlallah! Filan kimse aksırdı, ona “yerhamükellah” dediniz; ben aksırdım, benim için bunu söylemediniz!” deyince Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-: “–O kişi “Elhamdülillâh” dedi, sen ise demedin!” buyurdular. (Buhâri, Edeb, 127)
    Perish Orhanalıntı yaptı4 ay önce
    “Sizden biriniz aksırdığı zaman, “elhamdülillah” desin. Kardeşi veya arkadaşı da ona, “yerhamükellah” (Allah sana merhamet etsin!) diye mukâbelede bulunsun.
    Perish Orhanalıntı yaptı4 ay önce
    “Biriniz esneyeceği zaman gücü nispetinde onu gidermeye çalışsın. (Ağzını açarak hâh demesin) Çünkü bir kimse esnediğinde şeytan ona güler.” (Buhâri, Edeb, 125)

    Esnemek şeytandandır. Binaenaleyh sizden herhangi biriniz esneyeceği zaman gücü yettiği kadar onu tutsun.” (Müslim, Zühd, 56)
    Perish Orhanalıntı yaptı4 ay önce
    Timur, bir gün Nasreddin Hoca’ya sorar; “Hoca, bu file konuşma öğretebilir misin?”

    Hoca biraz düşünür, sonra, “Öğretirim ama şartlarım var” der. “Şart­­la­rın nedir, Hoca?” diye sormuş, Timur…

    “Evvelâ, bunun için, beş yıl süre isterim.” “Başka?” “Sonra, bu beş yıl boyunca benim ve filin bütün masraflarının karşılanmasını isterim.” Timur; “Ama Hoca, şunu bil ki, beş yılın sonunda konuşturamazsan, kelleni alırım… Bu da benim şartım.” der. Timur ile Nasrettin hoca anlaşırlar. “Hoca, fili alıp, Timur’un yanından ayrılır.… O ana kadar, sesini çıkarmadan olup biteni seyreden Nasrettin hoca’nın arkadaşı, daha fazla dayanamayıp; “Sen ne yaptın, Hoca? Fil hiç konuşabilir mi?” der. Nasreddin Hoca, “Sus..Sesini çıkarma. Ben de biliyorum ama, beş seneye kadar kim öle kim kala? Ya fil ölür, ya Timur ölür, ya da ben ölürüm.” der.
    Perish Orhanalıntı yaptı4 ay önce
    Bir defâsında da ihtiyar kadının birisi Peygamberimiz’e gelerek:

    – Yâ Rasûlallâh! Cennete girmem için Allah’a dua et! der. Efendimiz -aleyhisselatü vesselâm- ise:

    “–Cennete yaşlı kadınlar giremez!” diye mukâbelede bulunur.

    Verilen cevabın nüktesini anlayamayan kadıncağız üzülür ve ağlamaya başlar. Bunun üzerine Âlemlere Rahmet Efendimiz durumu ona şöyle açıklar:

    “–Yaşlı kadınlar cennete o hâlleriyle değil, genç ve güzel olarak girerler. Zîra Allah Teâlâ Kur’ân-ı Kerîm’de; “Biz (cennete giren kadınları) defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları eşlerine düşkün ve yaşıt bâkireler kılmışızdır.” (el-Vâkıa,35-38) buyuruyor.” (Tirmizî, Şemâil, s. 91-92)
    Perish Orhanalıntı yaptı4 ay önce
    4. Açıktan günah işleyene selâm vermek uygun değildir. Günahın aleni işlendiği durumlarda selâm verilmez. Yoksa günahkâra selâm verilmemesi gibi bir durum söz konusu değildir.

    Mesela; içki içene o anda selâm verilmez; ama bu kişiye daha sonra selâm verilebilir. Günah, günahkâra yüklenmemeli, bilakis günahkâra yardım edilmelidir.
    Perish Orhanalıntı yaptı4 ay önce
    Boş evlere selâm: Enes -radıyallâhu anh- şöyle anlatır;

    Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bana:

    “Yavrucuğum! Kendi ailenin yanına girdiğinde onlara selâm ver ki sana ve ev halkına bereket olsun.” buyurdu.
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)