Yeryüzüne Dayanabilmek İçin, Tezer Özlü
Tezer Özlü

Yeryüzüne Dayanabilmek İçin

Kitap eklendiğinde bana bildir
Bu kitabı okumak için Bookmate’e EPUB ya da FB2 dosyası yükleyin. Bir kitabı nasıl yüklerim?
aysel həsənova
aysel həsənovaalıntı yaptıgeçen yıl
Özlü, yaşamın anlamını arayan ve bu arayışı hayranlık duyduğu üç yazarın (Svevo, Kafka ve Pavese) izlerini ve izleklerini de sürerek sürdüren ikinci roman/anlatısını ise 1983’te Auf den Spuren eines Selbstmords (Bir İntiharın İzinde) adıyla yazmış; yapıt 1983 Marburg Yazın Ödülü’nü kazanmıştı. Bu kitap, daha sonra dilimizde, yazarı tarafından Yaşamın Ucuna Yolculuk (1984) adıyla bir anlamda yeniden yaratıldı.
aysel həsənova
aysel həsənovaalıntı yaptıgeçen yıl
“Kasım ayında zeytinler toplanır. İnsanları ayıran olgular karşısında birleştiren olgular giderek çoğalıyor. O halde neden savaş?”
aysel həsənova
aysel həsənovaalıntı yaptıgeçen yıl
“Eleştirmekten, değiştirmek istemekten vazgeçmek, insanın kendisinden vazgeçmesi demektir.”
aysel həsənova
aysel həsənovaalıntı yaptıgeçen yıl
“Son bireye kadar savaşmak, kendini feda etmek, yanlış bir kahramanlıktır.”
aysel həsənova
aysel həsənovaalıntı yaptıgeçen yıl
“Kültür bir şeye cesaret edebilme sorunudur. Okumaya cesaret edebilme, bir görüşe inanmaya cesaret edebilme, görüşlerini açıklayabilme cesaretidir.”
aysel həsənova
aysel həsənovaalıntı yaptıgeçen yıl
“Şunu öğrenmelisin: Sen hiçbir işe yaramaz değilsin! Seni senden çalan toplumdur!”
aysel həsənova
aysel həsənovaalıntı yaptıgeçen yıl
“Benim için komünist olmak ilkin şu anlamı taşıyor: Her olguya eleştirici gözle bakmak, bağlantılar içindeki yerini araştırmak ve saptamak. Hiçbir şeyi tepeden düşmüş var saymamak.”
aysel həsənova
aysel həsənovaalıntı yaptıgeçen yıl
“Ben bir kenti, o kentteki kitapçı dükkânlarına göre değerlendiririm.”
aysel həsənova
aysel həsənovaalıntı yaptıgeçen yıl
Paz’ın okuduğu şiirler içinde en çok “Köy” şiirini sevdim. Vogelsang’ın Almanca çevirisinden, bu kısa şiiri Türkçeye aktarmak istiyorum:

Taşlar zaman

Rüzgâr

Rüzgârdan yüzyıllar

Ağaçlar zaman

İnsanlar taş

Rüzgâr

Kendi içine doğru esiyor

Ve taş günün içine gömülüyor

Su yok

Ama gülümseyen gözler var
aysel həsənova
aysel həsənovaalıntı yaptıgeçen yıl
1980 yılında ulusal bir ödül alan Rulfo için, ünlü yazar Marquez şöyle diyor: “Pedro Paramo romanını ilk okuduğum akşam uyuyamadım. Uzun süredir böyle bir şok yaşamamıştım. Tıpkı on yıl önce yoksul öğrenci odamda Kafka’nın Değişim’ini okuduğum geceki şok gibi. Ertesi gün Rulfo’nun öykülerini okudum. Rulfo’nun yazınsal yapıtı ancak 300 sayfa, ama Sophokles gibi ölümsüz.”
aysel həsənova
aysel həsənovaalıntı yaptıgeçen yıl
Wenders’in yaklaşımı burada Tarkovski ile birleşiyor: Uygarlık, insanı mutlu kılacak doğrultuda gelişmedi.
aysel həsənova
aysel həsənovaalıntı yaptıgeçen yıl
İtalyan yönetmen Bernardo Bertolucci, kendi sinema uğraşı için en önemli bulduğu 5 filmi seçmişti: Bande A Part (Godard), 42nd Street (Lloyd Bacon), Germania Anno Zero (R. Rossellini), Madame De... (Max Ophüls), Okraina (Boris Barnet), Sanshô Dayû (Kenji Mizoguchi).
aysel həsənova
aysel həsənovaalıntı yaptıgeçen yıl
“seni düşünüyorum, seninle konuşuyorum, ama sen ölüsün, beni düşünemiyorsun, benimle konuşamıyorsun, işte ölüm gerçeğinin en büyük acısı” sözleriyle, annesinin söylediği, çocukluktan beri kulaklarında yer etmiş aryayı
aysel həsənova
aysel həsənovaalıntı yaptıgeçen yıl
Ne olursa olsun, insan yeryüzüne, düşünsel açıdan kendi kendini inşa etmek için geldiğini, içindeki ‘kötülüğü’ yenmesi gerektiğini, bencillikten kaynaklanan ‘kötülük’ dediğimiz duyguyu yenmesi gerektiğini kavramak zorundadır. Bencillik, insanın kendi kendini sevmediğinin belirtisidir, kendi kendini kavramadığının ve sevgi kavramını yanlış anladığının kanıtıdır. Tüm kavram ve olguların deformasyonu burada yatar.
aysel həsənova
aysel həsənovaalıntı yaptıgeçen yıl
Yeryüzü hakkında ne kadar çok bilgi edinsek, bununla uğraşan uzmanlarımız giderek atalarımızın bildiklerinden daha azını kavradığımızı saptıyor. Bizler, yanılgıların gücü altındayız. Yeryüzü üzerine çok şey bildiğimize karar verdik. Ama, hiçbir şey bilmiyoruz. Dünyanın küçük bir kesiti üzerine bildiklerimiz, bütünü için yetmiyor, çünkü yeryüzü sonsuz. Kanımca insanın varoluş amacı, bilip tanımakta yatmıyor. Bu insanın entelektüel görevi. Ama temel sorunu değil. Varolmanın temel sorunu, yaşamın anlamını kavrayarak yaşamakta.
aysel həsənova
aysel həsənovaalıntı yaptıgeçen yıl
Feministlerin neyi amaçladıklarını anlıyorum: Artık sorumluluklarını istemiyorlar. Her zaman ezildiklerini ve eşit haklar kazanarak bu durumdan kurtulacaklarını sanıyorlar. Kavrayamadıkları durum şu: İnsan, kadın ya da erkek, gerçekten yürekten bağımsız olmak istiyorsa, zaten bağımsızdır, özgürdür; özgürlüğü kendisi seçtiği için özgürdür, özgürlükçü bir ülkede yaşadığı için değil.

Bireyin özgürlüğü, ülkesinin özgürlükçülüğüne bağlı değil, kendi seçimine bağlıdır. İnsanların gerçekleştiremedikleri yaşam özlemlerini başkalarının suçu gibi görmeleri beni her zaman öfkelendirir. Bağımsız olmadığını söyleyen kişilere öylesine öfkeleniyorum ki. Bağımsızlığı istiyorsan, bağımsız ol. Seni engelleyen kim? Mutlu olmak istiyorsan. Ama mutsuzsan, mutlu ol.
aysel həsənova
aysel həsənovaalıntı yaptıgeçen yıl
Tarkovski: İnsanın yargıya varabileceği en zor olgu kendisidir. Kendi dünyasını koruyabilme çabası gösteren kadınlara şaşıyorum. Bence kadın olmanın anlamı, kadınsal sevginin yeteneği, onun özverisinde yatar. Kadının büyüklüğü de bu. Böyle kadınlara saygı duyuyorum. Böyle kadınlar da tanıyorum.
aysel həsənova
aysel həsənovaalıntı yaptıgeçen yıl
Tarkovski: Birlikte yaşadığınız erkekten, yaşamını sizinkine bağımlı kılmasını mı bekliyorsunuz?

Brezna: Hiç değil. Ben kendi dünyamı yaşayayım, erkek kendi dünyasını yaşasın.

Tarkovski: Bu mümkün değil. Kadın ve erkek kendi duygularını yaşıyorlarsa, onları bağlayan hiçbir şey kalmaz. Kadın ve erkeğin iç dünyalarının müşterek bir dünya oluşturmaları gerekir. Bu gerçekleşmezse, kadın ve erkeğin beraberliği mutsuz, uyumsuz ve giderek ölmeye mahkûmdur. Bir kadının erkeğini değiştirmesi bana çok garip geliyor. Önemli olan onun kaç erkeğin karısı olması değil, önemli olan bir ilke. Kadın, bu ilişkileri, bu evlilikleri bir hastalık gibi çeker. Yani kadın bir hastalığa tutuluyor, sonra diğerine, sonra gene bir diğerine. Sevgi, öylesine bütün bir duygudur ki, bir kez daha yinelenmesi olanaksızdır. Ne durumda olursa olsun, olanaksızdır. Kadın, bu duyguyu yineleyebiliyorsa, o zaman sevgi onun için anlamsız demektir.
aysel həsənova
aysel həsənovaalıntı yaptıgeçen yıl
Tarkovski, hem sosyalist, hem de kapitalist düzeni yadsıdığını, her iki düzene de filmsel şiirle karşı çıktığını söylüyor. “Neşeli insanlar beni yanıltır, onlara hiç tahammülüm yok. Ancak hiçbir pürüzü olmayan ruhlar neşeli olabilir, çocuklar ya da çok yaşlılar. Ama neşeli insanlar hiç de bu nitelikte değil. Kanımca neşe, insanın ancak çevresini, içinde yaşadığımız koşulları kavrayamamasından kaynaklanıyor”.
aysel həsənova
aysel həsənovaalıntı yaptıgeçen yıl
Bu yazıyı, Cesare Pavese’den şu alıntı ile bitirmek istiyorum:

“Yaşanılacak bir yaşam vardır. Üzerine binilip dolaşılacak bisikletler vardır. Yürünecek yaya kaldırımları ve tadına varılacak günbatımları vardır.”
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)