Özlem Aktaş,İnci Aktaş

Konuşmanızla Hipnoz Edin

    sozturk1968alıntı yaptı4 yıl önce
    İşine ruhunu katmadan sadece bedeniyle yapan insan köle gibidir, işine sadece bedeni ve beynini koyan profesyoneldir, işine ruhunu, bedenini ve kalbini koyan ise liderdir. Bu yüzden hayat en çok liderleri ödüllendirir.
    MÜMİN SEKMAN
    Dilaraalıntı yaptıgeçen yıl
    Zihnimizin bir numaralı kuralı; zihnin, hayal ile gerçeği ayırt edememesidir.
    b0338988055alıntı yaptıgeçen ay
    eklediğinizi bilin, hedefiniz olsun, amacınızı belirleyin ve buna yürekten inanıp
    b0338988055alıntı yaptıgeçen ay
    Yeterince Nedeniniz Varsa Nasılı da Gelir

    “Nede
    b7346431871alıntı yaptıgeçen ay
    Marconi, yıllar önce, havadaki elle tutulmayan güçleri idare etmek için bir sistem hayal etti. Çevresine, hava yoluyla mesaj gönderilebileceğini keşfettiğini söylediğinde, Marconi’nin dostları onu hapse attırıp akıl hastanesinde muayene ettirdi. Bu size ilginç geldi mi? Bugünün hayalcileri çok daha şanslı. Çünkü onun hayalinin boş bir hayal olmadığı, evlerimizdeki televizyon sistemlerinden anlaşılıyor
    b7346431871alıntı yaptıgeçen ay
    Lütfen bir an için durun ve ciddiyetle aşağıdaki iki soruya cevap verin.

    - Bir işe başlarken onu başaramayacağınızı düşünerek başlar mısınız?

    - Başlarsanız ne olur?

    Elbette başarısız olursunuz. Eminim Edison ampulü icat ederken, sürekli başaramamanın hayalini kurmamıştır. Sizden ricamız, bu kitap boyunca etkili bir konuşmacı olabileceğinizi düşünmeniz ve buna inanmanız. O zaman kendi kurallarınızı kendiniz yaratabilirsiniz. Kendi sınırlarınızı ancak kendiniz çizebilirsiniz.
    b7346431871alıntı yaptıgeçen ay
    “Neden başaramadım?” değil, “Neden başarmak istiyorum?”
    Melek Sezeralıntı yaptı2 ay önce
    Einstein’nın şoförünü bilir misiniz? Einstein ve şoförü, her konferansa birlikte giderlermiş. Yine bir konferansa giderlerken şoför, Einstein’e demiş ki: “Efendim, uzun süredir konferanslara birlikte gidiyoruz, ben sizin anlattıklarınızı neredeyse harfi harfine ezberledim.” Einstein da bunun üzerine; “Pekâlâ, şimdi gideceğimiz yerde beni hiç tanımıyorlar. Al benim paltomu ve şapkamı, benim yerime sen konuş.” demiş. Şoför kabul etmiş ve gerçekten de harika bir konuşma yapmış. Tam kürsüden inecekken, seyircilerden birisi, bugüne kadar hiç duymadığı çok zor bir fizik sorusu sormuş. Bizim şoför hiç tereddüt etmeden cevap vermiş: “Böyle bir soruyu sormanız tuhaf. Bu kadar basit bir soruyu en arkada oturan şoförüm bile bilir.”
    Melek Sezeralıntı yaptı2 ay önce
    Yeterince nedeniniz varsa, nasılı da gelir.
    Melek Sezeralıntı yaptı2 ay önce
    “Kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret edemeyen insan, yeni okyanuslar keşfedemez.”
    Melek Sezeralıntı yaptı2 ay önce
    İşine ruhunu katmadan sadece bedeniyle yapan insan köle gibidir, işine sadece bedeni ve beynini koyan profesyoneldir, işine ruhunu, bedenini ve kalbini koyan ise liderdir. Bu yüzden hayat en çok liderleri ödüllendirir.
    b7424642403alıntı yaptı2 ay önce
    Kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret edemeyen insan, yeni okyanuslar keşfedemez.”
    b7424642403alıntı yaptı2 ay önce
    demeyen insan, yeni okyanuslar
    b7778310458alıntı yaptı2 ay önce
    İşine ruhunu katmadan sadece bedeniyle yapan insan köle gibidir, işine sadece bedeni ve beynini koyan profesyoneldir, işine ruhunu, bedenini ve kalbini koyan ise liderdir. Bu yüzden hayat en çok liderleri ödüllendirir.
    b9511025672alıntı yaptı3 ay önce
    İşine ruhunu katmadan sadece bedeniyle yapan insan köle gibidir, işine sadece bedeni ve beynini koyan profesyoneldir, işine ruhunu, bedenini ve kalbini koyan ise liderdir. Bu yüzden hayat en çok liderleri ödüllendirir.

    MÜMİN SEKMAN
    b1804029250alıntı yaptı6 ay önce
    İşine ruhunu katmadan sadece bedeniyle yapan insan köle gibidir, işine sadece bedeni ve beynini koyan profesyoneldir, işine ruhunu, bedenini ve kalbini koyan ise liderdir. Bu yüzden hayat en çok liderleri ödüllendirir.
    MÜMİN SEKMAN
    Eda Koylualıntı yaptı7 ay önce
    Bilinçsiz yetersizlik aşaması; bir şeyi bilmediğiniz ve bilmediğinizi de bilmediğiniz aşamadır. Araba kullanmayı bilmezsiniz ve ihtiyacınız olmadığı için de öğrenme gerekliliğini bilmediğiniz durum, bilinçsiz yetersizlik durumudur. Araba kullanmaya ihtiyacınız olduğu ve bilmediğinizi fark ettiğinizde, bilinçli yetersizlik seviyesine geçersiniz. Araba kullanmayı öğrendiğiniz ve bindiğinizde hâlâ bilinçli şekilde vitesin boşta olduğunu kontrol ettiğiniz, bilinçli şekilde gazı, freni kontrol ettiğiniz aşama; bilinçli yeterlilik aşamasıdır. Ve artık arabayı düşünmeden kullandığınız seviyeye geldiğinizde de bilinçsiz yeterlilik durumuna geçmişsiniz demektir.
    Eda Koylualıntı yaptı7 ay önce
    Amerika’da yaşayan insanların en büyük korkularından ilki ölüm; ikincisi, topluluk önünde konuşmaktır. İngiltere’de ise; ilk korkuları örümcek, ikincisi topluluk önünde konuşmaktır. Ülkemizde de durum değişmiyor. İlk korkumuz klostrofobi, ikincisi agorafobi.
    Erdem Yeşilyurtalıntı yaptı9 ay önce
    Eğer egodan uzak ve samimi bir şekilde anlatılırsa, her insanın hikâyesi ilgi çekicidir. Çünkü herkesin bir hikâyesi vardır. Samimiyetle anlatırsanız, insanlar sizi dinler.
    Orhan Demiralıntı yaptı9 ay önce
    VATANDAŞLAR:
    Vasiyetname! Vasiyetname! Caesar’ın vasiyetnamesini dinlemek istiyoruz.
    ANTONIUS:
    Sabredin nazik dostlarım. Okumamalıyım. Caesar’ın sizi ne kadar sevdiğini öğrenmeniz doğru olmaz. Sizler odun değil, taş değil, insansınız. Ve insan olduğunuz için, Caesar’ın vasiyetnamesini dinlemek sizi tutuşturur, çıldırtır. Onun mirasçıları olduğunuzu bilmemeniz daha iyi olur. Eğer bunu bilirseniz, bundan neler çıkacaktır? Eğer gözlerinizde yaş varsa şimdi dökmeye hazır olun. Hepiniz bu pelerini tanırsınız. Hatırlıyorum Caesar’ın bunu ilk kez giyişini... Bakın, işte burdanCassius’un hançeri delmiş? Bakın, kıskanç Casca nasıl bir delik açmış. İşte şurdan, çok sevdiği Brutus vurmuş. Ve lanetli hançerini geri çekerken, bakın Caesar’ın kanı peşinden akmış. Bilirsiniz Brutus, Caesar’ın meleği idi. Siz tanrılar hak verin, Caesar’ın onu ne kadar sevdiğine! En acımasız darbe işte buydu. Soylu Caesar, onun vurduğunu görünce, hainlerin hançerlerinden daha güçlü olan nankörlük, onu yere serdi... Şimdi ağlıyorsunuz ve ben, acının şiddetini duyduğunuzu anlıyorum. Bunlar, dostların gözyaşları. Merhametli insanlar, siz sadece Caesar’ın giysisindeki izleri görünce ağlıyorsunuz. Kendisi ise şurada, hainlerin eliyle delik deşik edilmiş.
    William Shakespeare “Julius Caesar”
    Julius Caesar’ın öldürülmesinden
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)