Kitaplar
Ali Kuzu

Takiyüddin

Türk-İslam aleminin son, Osmanlı Devleti'nin ilk ve tek rasathanesinin kurucusu, klasik İslam astronomisinin de en önemli ve son temsilcisi olan Takıyüddin Raşit, İstanbul Rasathanesi ile meşhur olmuş bir Türk astronomudur. 16. yüzyıl Osmanlı biliminin en önemli bilginlerinden olan Takiyüddin el-Raşit, 1526 yılında Şam'da doğmuş, Mısır ve Şam'da yetişmiştir. Babası Maruf Efendi ile 1550 yılında İstanbul'a gelen Takiyüddin, ekonomik nedenlerden dolayı yargı yolunu seçerek Mısır'a gitmiş (1555), yargı görevinde bulunduktan sonra tekrar İstanbul'a gelmiştir (1570). Bir yıl sonra Müneccimbaşı Mustafa Çelebi'nin ölümüyle II. Selim tarafından müneccimbaşılığa getirilen Takiyüddin, bu görevdeyken Hoca Saadettin Efendi ile dostluk kurmuş ve 1574 yılında Galata Kulesi'nde gözlem çalışmalarına başlamıştır. Takiyüddin, aynı zamanda yetenekli bir teknisyendir. Güneş saatleri ve mekanik saatler yapmış, ayrıca göllerden, ırmaklardan ve kuyulardan suları yukarı çıkarmak için çeşitli araçlar tasarlamış ve bunları bir eserinde ayrıntılarıyla tanıtmıştır. 1577 yılında III. Murat'ın fermanıyla Tophane sırtlarında bir gözlemevi kurmuş ve ne yazık ki bu gözlemevi, Şeyhülislam Kadızade'nin «Gözlemevleri bulundukları ülkeleri felakete sürükler.» şeklindeki fetvası üzerine 1580'de yıkılmış ve bu olaydan beş yıl sonra da Takiyüddin, 1585 yılında ölmüştür.
133 yazdırılmış sayfalar
Yayınlanma yılı
2012
Bunu zaten okudunuz mu? Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?
👍👎

Alıntılar

    Faik Eryaşaralıntı yaptı2 yıl önce
    Battani, İslam astronomisinin önemli problemlerinden Kıble tayini meselesini de ele almıştır. Namaz kılarken secd edilmesi gereken yön kıble doğrultusudur. Bu yüzden İslam Dünyası’nda kıble yönünün belirlenmesinin büyük önemi vardır.
    Faik Eryaşaralıntı yaptı2 yıl önce
    Kıblenümalar
    Kıblenüma, genellikle yolculuklar sırasında kıble yönünün bulunması ve namaz vakitlerinin belirlenmesine yarayan bileşik bir alettir. Tahtadan ve genellikle pirinçten ve gümüşten imal edilmiştir; yuvarlak bir kutu içinde pusula ve Güneş saatinin bir arada bulunmasından oluşur.

    Mekanik cep saatleri çıkmadan önce yaygın olarak kullanılmış ve bir cep saati gibi ihtiyaçlara cevap vermiştir. Üzerindeki pusula ile yön tayin edilebilmekte, meridyen doğrultusu belirlenebilmekte ve meridyen doğrultusuna yerleştirilen bir gnomon ile gündüz saatleri tespit edilebilmekteydi.

    Osmanlılarda çok uzun süreden beri tanınan bu alet, İslam ülkelerinde muhtemelen 11. yüzyıldan itibaren zaman ve yön belirlemede kullanılmıştır. Avrupa’da mekanik saatler ortaya çıkmadan önce, cepte taşınan güneş saatleri mevcuttu. Ancak bu saatlere pusula ilavesi 1500’lü yıllarda yapılmıştır.

    Cepte taşınabilecek kadar küçük kıblenümaların yanı sıra, muvakkithanelerde ve gemilerde kullanılmak üzere daha büyük boyutlarda kıblenümalar da yapılmıştır. Bu alet, Osmanlılarda 19. yüzyıl sonlarında mekanik aletlerin ortaya çıkışına kadar kullanılmıştır.
    Faik Eryaşaralıntı yaptı2 yıl önce
    Rub’u Tahtası
    Astronomik amaçlarla yapılan gözlemlerde kullanılan duvar kadranının (lİbnie) taşınabilir şekli olan rub’u tahtası, özellikle muvakkitlerin kullandığı bir zaman ölçme aracıdır. Tahtadan imal edilen bu alet, yıldızların yükseklik ve zenit yüksekliklerini ölçmeye yarayan bir çeyrek dairedir.

    Aletle ilgili ilk bilgiler, Harezmî’nin (MS 780-850 civarı) Mefatih El-Ulûm adlı eserinde yer alır. Rub’u tahtası üzerindeki “zamaniyye yayları” ile gündüz zamanlarını bulmak mümkündür. Yine bu alet yardımıyla trigonometrik fonksiyonlar da belirlenebilmektedir.

Kitap raflarında

fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)