Orlando, Virginia Woolf
Kitaplar
Virginia Woolf

Orlando

Nilüfer Karaarslan
Nilüfer Karaarslanalıntı yaptı3 yıl önce
Ürkütücü bir kabirdi; evin temellerinin altı epeyce kazılıp yapılmıştı, sanki Fransa’dan Fatih William’la birlikte gelen ailenin ilk Lord’u, bütün saltanatın yozlaşmanın üzerinde nasıl yükseldiğini kanıtlamak istemişti; nasıl etin altında iskeletin bulunduğunu; yukarıda dans eden ve şarkı söyleyen bizlerin aşağıda nasıl yatacağımızı; kırmızı kadifenin nasıl toza dönüştüğünü; yüzüğün (elindeki feneri eğen Orlando düşüp bir köşeye yuvarlanmış taşı eksik bir altın halkayı yerden alır) yakutunun nasıl kaybolduğunu, önceleri onca ışıltılı olan gözün artık nasıl parlamadığını
Nilüfer Karaarslan
Nilüfer Karaarslanalıntı yaptı3 yıl önce
Onun işleyişi, bir ışık gönderdikten sonra bir süre göndermeyen deniz fenerine benziyor; sadece deha çok daha fazla değişken, peş peşe altı-yedi ışık gönderebilir (o gece Mr. Pope’un yaptığı gibi) sonra da bir yıl boyunca ya da sonsuza kadar karanlığa gömülebilir.
Nilüfer Karaarslan
Nilüfer Karaarslanalıntı yaptı3 yıl önce
“Bedenim tamamen sağlıklı, ruhum huzur içindeydi; bir arkadaşın ihanetine ya da sadakatsizliğine uğramadım, ne de bir sır ya da apaçık düşmanlık incitti beni. Büyük bir adamın ya da emrindeki kişinin gözüne girmek için ne rüşvet vermem gerekti ne de dalkavukluk ya da muhabbet tellallığı ettim. Kendimi hilelere ya da baskıya karşı korumam gerekmedi; burada ne bedenime zarar verecek doktor ne de servetimi mahvedecek avukat bulunuyordu; para karşılığı sözlerimi ve hareketlerimi gözleyecek ya da sahte suçlamalarda bulunacak muhbir yoktu: burada alaycılar, sansürcüler, iftiracılar, yankesiciler, soyguncular, hırsızlar, avukatlar, pezevenkler, soytarılar, kumarbazlar, politikacılar, nüktedanlar, insanı bıktıran gevezeler yoktu...”
Nilüfer Karaarslan
Nilüfer Karaarslanalıntı yaptı3 yıl önce
Gürültüden sonraki sessizliğin daha derin olması henüz bilimsel olarak doğrulanmamıştır. Ama sevişmenin hemen arkasından gelen yalnızlığın kendini çok daha fazla hissettirdiğine çoğu kadın yemin edebilir.
Nilüfer Karaarslan
Nilüfer Karaarslanalıntı yaptı3 yıl önce
Çocukken bazen onu geceyarısı hâlâ kitap okurken bulurlardı. Mumunu alırlar, o da amacına ulaşmak için ateş böceği beslerdi.
Nilüfer Karaarslan
Nilüfer Karaarslanalıntı yaptı3 yıl önce
Orlando’nun olduğu gibi otuzuna varınca, düşünmeye ayırdığı zaman aşırı uzar; eyleme ayırdığı zaman ise aşırı kısalır.
Nilüfer Karaarslan
Nilüfer Karaarslanalıntı yaptı3 yıl önce
çünkü kadınlar (bu cinsteki kısa deneyimime bakarak söyleyebilirim) doğuştan uysal, iffetli, güzel kokulu ve süslü püslü değiller. Onlar olmadan hayatın zevklerinden hiçbirinin tadını çıkaramayacakları bu inceliklere ancak sıkı bir disiplinle kavuşabilirler.
Nilüfer Karaarslan
Nilüfer Karaarslanalıntı yaptı3 yıl önce
Şöhret insana köstek olur, daraltır, tanınmamışlıksa insanı pus gibi kuşatır; tanınmamışlık karanlık, geniş ve boştur; tanınmamışlık zihnin yoluna engel koymaz. Tanınmayan adamın üzerine karanlık şefkatle yayılır. O adamın nereye gittiğini, nereden geldiğini kimse bilmez. Gerçeği arayabilir ve dile getirebilir; sadece o özgürdür; sadece o dürüsttür; sadece o huzurludur. Böylece Orlando meşe ağacının altında sakinleşti, toprağın üstüne çıkmış köklerin sertliğinden eskisi gibi rahatsız olmadı.
Nilüfer Karaarslan
Nilüfer Karaarslanalıntı yaptı3 yıl önce
“Addison, Dryden, Poe,” diye yineledi Orlando bu sözcükler bir büyüymüş gibi. Bir an Bursa’nın sırtlarındaki yüksek dağları görür gibi oldu, bir an sonraysa kendi vatanının toprağına ayak bastı.
Nilüfer Karaarslan
Nilüfer Karaarslanalıntı yaptı3 yıl önce
Gelecekte kendisini, nelerin beklediğini Tanrı bilirdi. Değişim sürekliydi ve belki de asla sonu gelmeyecekti. Düşüncelerin yüksek burçları, kaya gibi sağlam görünmüş olan alışkanlıklar, başka bir zihnin dokunuşuyla gölgeler gibi devriliyor, geride çıplak bir gökyüzü ve içinde göz kırpan yeni yıldızlar bırakıyorlardı.
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)