200Okuyucular13Kitap rafları
0İzlenimler
25Alıntılar
200Okuyucular13Kitap rafları
0İzlenimler
25Alıntılar

Madam Bovary” alıntıları – Gustave Flaubert adlı yazardan

Fulden Ufacık
Fulden Ufacıkalıntı yaptıgeçen yıl
Her şeyden kişisel bir yarar çıkarmaya bakıyordu; yüreğini hemen alevlendirmeye yaramayan bir şeyi bir
Fulden Ufacık
Fulden Ufacıkalıntı yaptıgeçen yıl
Söz tel çekme makinesi gibidir, duyguları uzattıkça uzatır.
Fulden Ufacık
Fulden Ufacıkalıntı yaptıgeçen yıl
Gerçekten, akşamları lamba yandıktan sonra, bir kitap alıp ocak başına geçmekten daha güzel şey var mıdır dışarıda rüzgâr camları sarsarken!
Dyg Aydmr
Dyg Aydmralıntı yaptı2 yıl önce
Ders çalışma vaktindeydik, müdür içeriye girdi; arkasından, büyük adam gibi giydirilmiş yeni bir öğrenci geliyordu. Hademe de büyük bir sıra getiriyordu.
b7549967715
b7549967715alıntı yaptıgeçen ay
gezilere çıkmak istiyordu ya da manastırına dönmek. Hem ölmek istiyordu, hem Paris’te yaşamak.

🤷‍♀️

Srkn Ydn
Srkn Ydnalıntı yaptı2 ay önce
Birinin ölümünden sonra ortalığa bir şaşkınlık yayılır gibi olur; hiçliğin böyle birdenbire çıkagelmesini anlamak, ona boyun bükerek inanmak çok güçtür çünkü.
Srkn Ydn
Srkn Ydnalıntı yaptı2 ay önce
Bunca çekişmeden sonra, insanın aynı güçsüzlüğü içinde, en sonunda birleşmişlerdi.
Srkn Ydn
Srkn Ydnalıntı yaptı2 ay önce
Putlara dokunmamak gerek; yaldızları elimizde kalır.
Srkn Ydn
Srkn Ydnalıntı yaptı2 ay önce
. Ancak aşkından dolayı acı çekiyordu, ruhunun bu anıyla ondan uçup gitmek üzere olduğunu sanıyordu; yaralıların, can çekişirken, canlarının kanayan yaradan uçup gitmekte olduğunu hissetmeleri gibi.
Srkn Ydn
Srkn Ydnalıntı yaptı2 ay önce
Bir dakikanın içine birçok tutku sığabilir, ufacık bir yere büyük bir kalabalığın toplanabileceği gibi.
Srkn Ydn
Srkn Ydnalıntı yaptı2 ay önce
üzgünlükten başı dönmüş bir halde, giysilerin içinde titriyor, ruhuna ölüm havası çökerken, ayakları gittikçe daha da üşüyordu.
Srkn Ydn
Srkn Ydnalıntı yaptı2 ay önce
O değil miydi bütün mutluluğun engeli, bütün derdinin nedeni, kendisini her yandan sarıp sıkıştıran şu karmaşık kayışın deliğine geçen sivri demir parçası?
Fulden Ufacık
Fulden Ufacıkalıntı yaptıgeçen yıl
Üzüntülü üzüntülü oturduktan sonra sizi belli belirsiz şen bir hava sarıverir
Fulden Ufacık
Fulden Ufacıkalıntı yaptıgeçen yıl
Birinin ölümünden sonra ortalığa bir şaşkınlık yayılır gibi olur; hiçliğin böyle birdenbire çıkagelmesini anlamak, ona boyun bükerek inanmak çok güçtür çünkü.
Fulden Ufacık
Fulden Ufacıkalıntı yaptıgeçen yıl
gözleriniz kamaşmıştır.
Gözleri kamaşmış gibi yaptı, elini yüzünden geçirdi; sonra elini Emma’nın elinin üzerine bıraktı. Emma elini çekti.
Fulden Ufacık
Fulden Ufacıkalıntı yaptıgeçen yıl
Rodolphe:
– Bir gün karşımıza çıkıverir, diye yeniden aldı, bir gün, birdenbire, umut kesildiği sırada. O zaman, yeni ufuklar açılır. İçinizden bir ses “İşte o,” diye haykırır sanki. O kişiye bütün geçmişinizi açmak, her şeyinizi vermek, herşeyinizi onun uğruna kurban etmek gereğini duyarsınız! Konuşmaya gerek yoktur; birbirinizi seziyle anlarsınız. Birbirinizi rüyalarınızda görmüş gibisinizdir.
Rodolphe bunu söylerken Emma’ya bakıyordu. En sonunda, işte karşınızdadır. Nicedir aramış olduğunuz hazine. Parıldar, ışıldar. Yine de içinizde bir kuşku vardır, inanmaya korkarsınız. Karanlıktan aydınlığa çıkmış gibi, gözle
Fulden Ufacık
Fulden Ufacıkalıntı yaptıgeçen yıl
Emma:
– Mutluluk hiç bulunur mu ki, diye sordu.
Rodolphe:
– Bulunur, dedi.
– Bir gün karşımıza çıkıverir.
Fulden Ufacık
Fulden Ufacıkalıntı yaptıgeçen yıl
Ona göre, aşk yıldırımlarla, şimşeklerle birdenbire gelirdi; insanın üzerine göklerden boşanan, yaşayışını altüst eden, bütün güçlerini elinden birer yaprak gibi yolan, gönlünü olduğu gibi uçurumlara sürükleyen bir kasırga. Bilmiyordu ki oluklar tıkanmışsa evlerin taraçasına yağmurdan göller oluşur.
Fulden Ufacık
Fulden Ufacıkalıntı yaptıgeçen yıl
Emma:
– Yalnız, en sonunda insanı bıktırırlar da, diye bir çıkış yaptı. Ben şimdi, tersine, bir solukta okunacak, içinde korku olan romanlara bayılıyorum. Basmakalıp kişileri, doğadaki gibi ılımlı duyguları hiç sevmiyorum.
Avukat kâtibi:
– Gerçekten, dedi, o gibi eserler yüreğe dokunmadıkları için sanatın gerçek amacından uzaklaşıyorlar. Hayatın düş kırıklıkları arasında ne hoştur insanın kendisini kafasında yüce kişilerle, temiz sevgilerle, mutluluk sahneleriyle özümsemesi! Hele bana gelince, burada böyle dünyadan uzak yaşarken, tek oyalandığım şey bu. Yonville’de öyle az ilgi kaynağı var ki!
Emma:
– Tıpkı Tostes’teki gibi, kuşkusuz, dedi. Onun için, bir kitaplığa yazılmıştım.
Eczacı bu son sözleri duymuştu.
– Hanımefendi iltifat buyururlarsa ben de en büyük yazarlardan oluşan bir kitaplığı emirlerine sunabilirim, dedi. “Voltaire, Rousseau, Delille, Walter
Fulden Ufacık
Fulden Ufacıkalıntı yaptıgeçen yıl
Emma:
– Yalnız, en sonunda insanı bıktırırlar da, diye bir çıkış yaptı. Ben şimdi,
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)