Sinan Canan

Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler

    Ülkü Karaşenalıntı yaptı3 yıl önce
    Jostein Gaarder “Sofie’nin Dünyası” adlı kitabında bu açmazı şöyle dillendiriyor: “İnsan beyni bizim anlayabileceğimiz kadar basit olsaydı, onu anlayamayacak kadar aptal olmamız gerekirdi.
    Mira Gülfemalıntı yaptıgeçen yıl
    Dilinizin sınırları, dünyanızın sınırlarıdır...”
    Ludwig Wittgenstein
    Sevde Nasalıntı yaptıgeçen yıl
    Kavga insanla kader arasında değil artık, insanla kelime arasında…”
    İrem Öztürkalıntı yaptıgeçen yıl
    Zihnimizdeki kelimeleri altı boş ezberler olarak depolamak, anlam bulutlarını son derece dar ve sınırlı hale getirir. Halbuki kelimelerin anlam kökenlerini öğrenip ifade zenginliğimizi arttırmaya yönelik göstereceğimiz her çaba, zihnimizin zenginliğine doğrudan katkı yapacak, kurabileceğimiz bağlantıların sayısını hesapsız ölçüde arttıracaktır.
    Gökhan Yılmazalıntı yaptı2 yıl önce
    Kelimeler, düşünme birimlerimiz; anlamları ise düşüncelerimizin ta kendileri. Onlar olmazsa “biz” diye bir şey kalır mı acaba?
    Murat Özarpacıalıntı yaptı7 ay önce
    Peki, bu elektriksel sinyaller nasıl oluyor da birbirleriyle karışmıyor? Bu sinyallerin her biri, beynin belli bir bölgesine ulaştırılmak üzere birbirinden tamamen yalıtılmış mikroskobik kablolar aracılığıyla yönlendiriliyor ve böylece, mesela kulağınızdan yola çıkan işitme sinirlerinizden gelen veriler beyninizin şakak (temporal) lobuna, gözlerinizden gelenlerse arka beyin (oksipital) lobunuza gönderiliyor. Bu “yer ilkesi” sayesinde, beyniniz hangi verinin nereden geldiğini anlayıp ona göre yorumlayabiliyor.
    Merve Paksoyalıntı yaptıgeçen yıl
    beyin bölgelerinde meydana gelen baskılanma ve beyin kimyasallarında meydana gelen değişiklikler, organizmanın hızla cinsel uyarım safhasına geçmesini sağlar. Aynen açlık ve öfke durumlarında olduğu gibi, bu itkilere karşı konulması da oldukça zordur.
    deryasslanalıntı yaptıgeçen yıl
    Cemil Meriç, “Mefhumların kâh gülünç kâh korkunç maskelerle raksa çıktığı bir karnaval balosu fikir hayatımız. Kavga insanla kader arasında değil artık, insanla kelime arasında…” diyor “Bu Ülke”de.
    b6012374437alıntı yaptı4 ay önce
    Kaos kelimesi, eski Yunan medeniyetinden beri kullanımda olan ve “mutlak evrensel düzen” anlamına gelen “kozmos (cosmos)” kelimesinin tam zıddı, yani “mutlak anarşi, kargaşa ve düzensizlik” anlamında kullanılmış bir kelimedir.
    Xaliq Əhmədovalıntı yaptı4 ay önce
    “Dilinizin sınırları, dünyanızın sınırlarıdır...”
    Xaliq Əhmədovalıntı yaptı4 ay önce
    Bir lisanda kullanılan her kelimenin kendisi ve türemişleriyle birlikte, kelimeleri kullanarak düşünen zihnimizin işlemesindeki tutarsızlıkları en aza indirgeyen ve manaları zenginleştiren geniş bir “anlam bulutu” vardır.
    b6012374437alıntı yaptı4 ay önce
    Büyük fizikçi Einstein “Bir önyargıyı parçalamak, atomu parçalamaktan daha zordur” diyor.
    b6012374437alıntı yaptı4 ay önce
    Kosko’nun deyişiyle, “Değişmeden öğrenemez ve öğrenmeden değişemeyiz.”
    b6012374437alıntı yaptı4 ay önce
    ir ara evrime alternatif olarak “akıllı tasarım” mevzuunu hepimiz çok sevdik. Neydi bu? “Canlılar âlemindeki bazı şeyler daha basit bileşenlerine indirgenemez, dolayısıyla ‘indirgenemez karmaşıklığa’ sahiplerdir. Böylece ancak akıllı bir tasarımcı tarafından tasarlanmış olabilirler” şeklinde özetlenebilecek bir iddia idi. Bunu sevdik ama argümanın hemen peşinden gelen sorunu çok azımız gördük: Bir şey “indirgenemez karmaşıklık” özelliği göstermiyorsa, “akılsızca” mı tasarlanmıştır? Yahut kendi kendine mi olmuştur?
    b3737218139alıntı yaptı4 ay önce
    ses birimleri (fonemler)
    b3737218139alıntı yaptı4 ay önce
    beyin kabuğu (korteks
    b3737218139alıntı yaptı4 ay önce
    Dilinizin sınırları, dünyanızın sınırlarıdır...”
    Ludwig Wittgenstein
    b6012374437alıntı yaptı4 ay önce
    atta Charles Darwin’in çağdaşı ve önde gelen destekçilerinden olan bilim adamı ve felsefeci John William Draper’ın 1875’te yayınladığı “Din ve Bilim Çatışmasının Tarihi (History of the Conflict Between Religion and Science)”14 adlı kitabında kullandığı “Muhammedî evrim görüşü” ifadesi bu bağlamda dikkate değerdir. Draper, Batı düşüncesi açısından yeni kabul görmeye başlayan “canlıların birbirlerinden dönüşerek meydana gelişi fikrinin”, Müslümanların eğitim kurumlarında yüzlerce yıldır temel bir bilgi olarak öğretiliyor olması gerçeğine vurgu yapıyor ve bu öğretiyi Müslümanların evrim görüşü anlamındaki “Muhammedî evrim teorisi” olarak zikrediyordu.
    b3737218139alıntı yaptı4 ay önce
    Hâlihazırda hâkim olan durum
    b3737218139alıntı yaptı4 ay önce
    kelime köklerini (etimolojisini
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)