Kitaplar
Charles J. Rosebault

İslam'ın Kılıcı Selahattin Eyyubi

Selahattin Eyyubi, Haçlı Seferleri'nin Doğu'yu kasıp kavurduğu yılların tartışmasız en ünlü kişiliklerinden biridir. Fikirleriyle ve yaptıklarıyla olduğu kadar, sergilediği tavırlarıyla da sıra dışı bir kişilik olarak her zaman yazarların ilgisini çekmiş ve o dönem hakkında yazılan nice öyküde birbirinden farklı yönleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Batılı yazarlar, İslam uygarlığının uzun zaman sonra yeniden bir devlete dönüşebilmesini sağlayan bu kişiliğin çeşitli yönlerini övmüşlerdir.
Elinizdeki bu eser, dönemin Batı dünyasındaki şövalyelik kavramının, yani «haklı ve ilahi bir amaç uğruna çarpışan onurlu ve erdemli savaşçılar» öğretisinin incelenmesine ve yorumlanmasına dayanmaktadır. Haçlı Seferleri boyunca ve sonrasında, şövalyelik söyleminin erdemleri dönemin bir ana teması olarak pohpohlanmış ve Batı kültürü dışında bile pek çok kültür için geçerli kabul edilmiştir. Bu savaşçıların gerçekte ortaya koydukları tavrın aslında nasıl olduğunun, kâğıt üzerindeki törelerine ve düsturlarına uyup uymadıklarının ve onur ya da şeref gibi konularda verdikleri sözlerini tutup tutmadıklarının tartışılması, özellikle Batılı yazarlar için pek de alışılmış bir tarz değildir.
Charles J. Rosebault, Selahattin Eyyubi'yi pek alışılmamış ve karşılaştırmalı bir yöntemle gözler önüne seriyor. Eser boyunca verdiği örneklerle, «onurlu, şerefli ve haklı savaş" söylemini ortaya atan Hristiyan şövalyelerin kendileri başta olmak üzere, bölgedeki Hristiyan ve Müslüman yöneticilerin tümünün kişisel çıkarlarını aslında bu erdemlerin üstünde tuttuklarına vurgu yapıyor. O karmakarışık, büyük yangının içinde, Selahattin Eyyubi'nin tarih boyunca tanımlanmış olan «erdemli yönetici» kavramına nasıl örnek oluşturduğunun altını çiziyor ve onurları kâğıt üzerinde kalan tüm diğerlerinin arasından bu önemli kişiliğin nasıl göz alıcı biçimde parladığını okuyucunun gözleri önüne seriyor.
238 yazdırılmış sayfalar
Tercüman
Özgür Özol

İzlenimler

    👍
    👎
    💧
    🐼
    💤
    💩
    💀
    🙈
    🔮
    💡
    🎯
    💞
    🌴
    🚀
    😄

    Kitabı ne kadar sevdiniz?

    Giriş yap veya Kaydol

Alıntılar

    ytrewqalıntı yaptı3 yıl önce
    Cenaze basit oldu. Ne şairlerin söylemesine, ne ağıtlara, ne cenaze nutuklarına izin verildi. Tabutu basit bir kumaşla örtüldü ve savaş boyunca taşıdığı kılıcı da üzerine kondu. Ölmek üzereyken alemdarını çağırtıp şöyle dediği söylenir:
    “Savaşlarda alemimi sen taşıdın, ölüm sancağımı da sen taşı. Pespaye bir paçavra olsun. Onu bir mızrağın ucunda Şam sokaklarında gezdir ve ‘Bütün doğunun hükümdarı Selahattin bile, yanında bu paçavradan başka bir şey götüremedi’ diye duyur.”
    ytrewqalıntı yaptı3 yıl önce
    “Seni, bütün iyiliklerin kaynağı olan Yüce Allah’a emanet ediyorum. Allah’ın istediklerini yerine getir, barışın yolu budur. Kan akıtmaktan çekin; unutma, kan asla uyumaz. Tebaanın kalplerini kazanmaya çalış, onların çıkarlarını gözet, çünkü önce Allah ve sonra da benim tarafımdan, onların iyiliğini sağlamakla görevlendirildin. Emirlerini, bakanlarını ve soylularını tatmin etmeye çabala. Ben, bugünkü gücüme kibar ve nazik davranarak ulaştım. Hiç kimsenin kötülüğünü dileme, çünkü ölüm kimseyi bağışlamaz.”
    ytrewqalıntı yaptı3 yıl önce
    Barış anlaşması yapılırken orada bulunan İbelinli Balian, Selahattin’in İslam’ın kahramanı olarak gösterdiği başarıyı, farkında olmadan sözleriyle övmüş oldu: “Müslümanların arasından hiç kimse Hristiyanlara sizin yaptığınız kadar kötülük yapmamıştır. Bu kadar çok Frenkin öldüğü başka dönem görmedim. Sizi bulmak üzere yola çıkan savaşçıları sayınca altı yüz bin kişi olduklarını gördük. Bunların on tanesinden biri bile ülkesine dönemedi.”

Kitap raflarında

    Nurcan Rzayeva Qurbanlı
    Türkcə kitablar
    • 555
    • 106
    Xuraman Memmedova
    Nil
    • 258
    • 6
    Akram Alishov
    Oxuyacağım kitablar
    • 245
    Misir Məmmədli
    Şərq-Qərb
    • 16
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)