Kitaplar
Hakan Urgancı

Hayat Seni Cümle İçinde Kullandı

Gitmek istiyorsun. Gidesin var. Gidemiyorsun. Sen gidemesen de için gidiyor gitmek deyince… Her kaçışta kendinden geçiş vardır. İlk olarak hazzı yaşar, kendinden geçersin. Sonra da kaçılacak tek kapının kendinden geçtiğini fark edersin… Unutma ki, nereye kaçarsan kaç, kaçtığın kendinsin. Öyle bir bavulun var ki senin, sen de hep onun içindesin. Hem kimin bavulu geçmişinden daha ağırdır ki?"

Hakan Urgancı; hayatla kavgası olanların, istediğini alamayanların, alıp da tatmin olamayanların, mutluluğun sırrına eremeyenlerin, olgunluk çağında hayatta sınıfta kalanların sorularına, “neden” başlıklı yazılarla yanıt arıyor. Şimdi derin bir kaba bolca bilgelik koyun, üstüne bir tutam hüzün, bir çilkim empati, göz kararı muziplik ekleyin. Bu karışımı tanıyorsunuz. Başından, sonunu kestiremeyeceğiniz, merak uyandıran yazılarıyla, «Hayat seni cümle içinde kullandı", hep başucunuzda olacak. Umarız, hayat sizi güzel bir cümle içinde kullanmıştır.
92 yazdırılmış sayfalar
Bunu zaten okudunuz mu? Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?
👍👎

İzlenimler

    b9086205039bir izlenim paylaşıldıgeçen yıl
    🔮Gizli Derinlikler

    Farklı bir bakış açısı. Okunabilir.

Alıntılar

    b9086205039alıntı yaptıgeçen yıl
    Bugün izlediğimizde bize sıkıcı gelen tüm film ve diziler, zamanın tokadını yemiştir. Kimi zaman bu sebeple bu öykülere yeniden çevrimler yapılır. Ama o da tutmaz. Kişi, hayalinde o zaman beğendiği öyküyü arar. Oysa eski öyküyü bugün koysanız önüne, ona da burun kıvırır. Çaresiz, kabullenmek gerekir.
    b9086205039alıntı yaptıgeçen yıl
    Eskiden bir yumrukla bayılıp etkisiz hâle getirilen kötü adam, bugün ya motorlu testereyle ikiye bölünerek ya da bombayla kuantumlarına ayrılarak halledilmektedir. Aksiyon arttıkça şiddetin dozu da yetersiz kalmaktadır
    b9086205039alıntı yaptıgeçen yıl
    Sanatçı, işte biçim olarak da derdini bizden daha iyi anlatan, senin-benim gibi zaafları olan bir âdemoğludur, o kadar. Tanımamışsan onu, iyi etmişsin. Tanıyınca o kadar da sevmeyeceksin. Senin gibi eksikli görecek, indirivereceksin onu biçtiğin tahtından. Sanat denen ruhla kısa süreliğine bağ kuran sıradan bir medyum olduğunu nasıl anlatayım sana? Sanat eserini, her deneyimlediğinde, her tükettiğinde işin yarısı da sana aittir. Sanatçıyı tanımamanın da verdiği gizemle, hayranlığınla sen de katılırsın sanat eserinin üretimine. Hiçbir yazar, senin hayal gücün kadar iyi anlatamamıştır o sahneyi aslında. Hiçbir ressamın renkleri senin muhayyilen kadar geniş bir palette şekillenmez. Hiçbir piyanonun tuşları yetişmez senin örs ve çekiç kemiklerine. Sanatçıyı tanıyacaksın da ne olacak? Tanıyınca hem o değer yitirecek, hem de sen. Onu kendi seviyene yaklaştırmak için giriştiğin tüm çabalardan dolayı belki de ikiniz de rezil olacaksınız. Bırak, tanımayıver eseri üreteni. Böylelikle o, sanat eseri olarak kalmaya devam etsin

Kitap raflarında

    ertugrulozgun
    Psychology
    • 63
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)