Yaşamın Ucuna Yolculuk, Tezer Özlü
Tezer Özlü

Yaşamın Ucuna Yolculuk

134 yazdırılmış sayfalar
  • 👍1
Tezer Özlü, bir başka kutupta kendisiyle aynı yazgıyı paylaşan Oğuz Atay gibi, beklenmedik bir anda edebiyatımızdan demir aldı. Yazar ile sahici efsanesini birleştiren bu anlatı, hem yoğun bir vasiyetname niteliği taşıyor, hem de hayata ender görülen acılıkta bir perspektiften tanıklık ediyor. Tezer Özlü, Türk edebiyatının gamlı prensesi. Yayınevinin notu: Bu kitap, yazarın Almanca kaleme aldığı “Auf dem Spur eines Selbsmords” (Bir İntiharın İzinde) adıyla 1983 Marburg Yazın Ödülü'nü alan metnin Türkçesidir. Bu kitap dilimizde, yazarı tarafından Yaşamın Ucuna Yolculuk (1984) adıyla bir anlamda yeniden yaratıldı.
Bu kitabı okumak için Bookmate’e EPUB ya da FB2 dosyası yükleyin. Bir kitabı nasıl yüklerim?
Google’da ara
İzlenim
Kitaplığıma ekle
  • 👍Okumaya değer1
Giriş yap veya Kaydol
nurayyazicioglu
nurayyazicioglubir izlenim paylaşıldı9 ay önce
👍Okumaya değer

Bu kitabı okumak Tezer Özlü ile Avrupa’da Avrupalı yazarların arasında dolaşmak gibiydi...

All is the same
Time has gone by
Some day you come
Some day you’ll die.
Some one has died
long time ago.

Her şey aynı zaman geçti. Bir gün gelirsin. Bir gün öleceksin. Biri uzun zaman önce öldü.

Sonra bir kahveye uğramış ve biraz ötedeki istasyona varmıştın. Sevdiğin tren istasyonlarından birine. Bavullarını alıp, pazar sabahının terk edilmişliğinde peronu bulmuştun. Sonra tekerlekli araba içinde bebekler satan bir İtalyan geldi yanına. Yaşamı boyunca hep senin gibi bir kadını özlediğini söyledi. Benimle kal, dedi. Cenova tren istasyonunda.
Şimdi Berlin’de, yılın bu en güzel ilkbahar gününde neden yıllar sonra ilk kez bu bebek satıcısını anımsıyorum. Ve bana geceler yetmiyor. Günler yetmiyor. İnsan olmak yetmiyor. Sözcükler, diller yetmiyor. Bir an balkona çıkıyorum. Güneşin Berlin yapıları gerisinde nasıl batmaya uğraştığını görüyorum. İnsanlar arabalarını park ediyor. Renkli, yeni arabalarını. Park ediyorlar ya da hareket ediyorlar. Yaşlandıkça insanlarla aramdaki uçurum büyüyor. Arabalardaki, uçaklardaki, resmi dairelerdeki, otobüslerdeki, dükkanlardaki, caddelerdeki insanlarla aramdaki uçurum. Eşyalarla da öyle. Bazı günler elime bir et parçası alamıyorum. Ya da o bütün bir cesedi andıran tavuklar. Kızartabiliyorum, ama yiyemiyorum.
Türk Ədəbiyyatı, Aybəniz Həsənova
Aybəniz Həsənova
Türk Ədəbiyyatı
  • 74
  • 5
Sky, Arzu_Gva
Arzu_Gva
Sky
  • 38
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)