Korku” alıntıları – Stefan Zweig adlı yazardan

insan tehlikesini bile bile bir suç işledikten sonra onu itiraf cesaretini nasıl gösteremez. İtiraf karşısındaki bu küçük korkuyu, ben her suçtan daha zavallı buluyorum
Korku, cezadan daha berbattır, çünkü ceza bellidir, ağır veya hafif;
M.Vəlizadə
M.Vəlizadəalıntı yaptı4 ay önce
Tokluk, tahrikte açlığa eşittir.
M.Vəlizadə
M.Vəlizadəalıntı yaptı6 ay önce
Kocasının meslektaşlarıyla yaptığı konuşmalardan yeteri kadar biliyordu ki, şantajlar ancak anında ve alabildiğine bir soğukkanlılıkla boğulabilir; çünkü her gecikme, tehdit edilenin göstereceği her tedirginlik belirtisi, sadece hasmın üstünlüğünü artırır.
M.Vəlizadə
M.Vəlizadəalıntı yaptı6 ay önce
Biyografisini yazdığı ünlüler arasında Nietzsche, Erasmus, Montaigne gibi düşünürler; Marie Antoinette, Maria Stuart gibi kraliçeler; Balzac, Dickens, Dostoyevski, Stendhal, Tolstoy gibi edebiyat dehaları bulunmaktadır. Deneme tarzında yazdığı Yıldızın Parladığı Tarihsel Anlar (1927) başlıklı kitabında, tarihe mal olmuş on iki kişinin hayatlarından kısa kesitleri minyatür gibi işlemiştir.
– “Belki de… Utançların en büyüğü… İnsanın kendine en yakın bildiği kimselere karşı duyduğu utançtır.
Ben hâlâ anlayamıyorum, insan tehlikesini bile bile bir suç işledikten sonra onu itiraf cesaretini nasıl gösteremez. İtiraf karşısındaki bu küçük korkuyu, ben her suçtan daha zavallı buluyorum.”
İçerdeki gözyaşları dışarı akandan daha fenadır.”
Korku, cezadan daha berbattır, çünkü ceza bellidir, ağır veya hafif; bilinmeyene, sınırlandırılmamışa kıyasla ceza, daha az ürkütür.
Ağlaması seni şaşırtmasın: Gözyaşları şimdi dışarıya akıyor, daha önce içerde birikip kalmıştır. İçerdeki gözyaşları dışarı akandan daha fenadır.”
Korku, cezadan daha berbattır, çünkü ceza bellidir, ağır veya hafif; bilinmeyene, sınırlandırılmamışa kıyasla ceza, daha az ürkütür.
alizade_
alizade_alıntı yaptı3 ay önce
Korku, cezadan daha berbattır, çünkü ceza bellidir, ağır veya hafif; bilinmeyene, sınırlandırılmamışa kıyasla ceza, daha az ürkütür.
Biyografisini yazdığı ünlüler arasında Nietzsche, Erasmus, Montaigne gibi düşünürler; Marie Antoinette, Maria Stuart gibi kraliçeler; Balzac, Dickens, Dostoyevski, Stendhal, Tolstoy gibi edebiyat dehaları bulunmaktadır.
M.Vəlizadə
M.Vəlizadəalıntı yaptı6 ay önce
1933’te Nazilerin ateşe attığı kitaplar arasında Stefan Zweig’ın yazdıkları da bulunuyordu. Zweig 1934 yılında Avusturya’yı bir kez daha terk etmek zorunda kaldı ve İngiltere’ye yerleşti. Hitler ordularının Fransa’yı işgalinden sonra Atlantik’i geçerek ABD’ye, oradan da Güney Amerika’ya gitti. Son büyük eserlerinden Merhamet (1939) ile ölümünden sonra yayınlanan Satranç Ustası (1942), Zweig’ın ikinci eşi Lotte ile birlikte oradan oraya sürüklendiği bu ümitsiz yılların ürünüdür.
M.Vəlizadə
M.Vəlizadəalıntı yaptı6 ay önce
Lotte ve Stefan Zweig, 1940 yılının Ağustos’unda Brezilya’nın Rio de Janerio kenti yakınlarına yerleşmeye karar verdiler. Burada tamamladığı ve Avrupa’nın savaş öncesi kültürel hayatını, özellikle de Viyana’yı anlattığı otobiyografik metin Dünün Dünyası (1942), Zweig’in en son yapıtı oldu. Avrupa’nın kendini imha ettiğine ve bir daha eski haline asla dönemeyeceğine inanıyordu. 22 Şubat 1942’de Lotte ile veda notlarını yazdılar; çok miktarda ilaç alarak son uykularına daldılar. Uzun yıllar sonra başka bir yazar (Clive James) Zweig’ın, “hümanizmin tecessüm etmiş hali, canlı bir örneği” olduğunu söyleyecekti.
M.Vəlizadə
M.Vəlizadəalıntı yaptı6 ay önce
Korku (1920), Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok (1922), Bir Kalbin Ölümü (1927), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının 24 Saati (1927), Sahaf Mendel (1929) gibi çoğu uzun öykü (novella) türündeki anlatıları bugün 20. yüzyıl klasikleri arasında sayılıyor.
M.Vəlizadə
M.Vəlizadəalıntı yaptı6 ay önce
Stefan Zweig, varlıklı bir Yahudi ailenin çocuğu olarak 1881 yılında Viyana’da dünyaya geldi. Yetişme çağında, ailesinin toplum içindeki saygınlığını yükseltecek ciddi bir eğitim alması sağlandı. Felsefe doktorası yaptı; edebiyat, psikiyatri ve müzikle ilgilendi. Akademik eğitimin yanı sıra, Viyana’nın zengin, kozmopolit kültüründen alabildiğine beslendi. İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Latince ve Yunanca biliyordu.
Sanır mısın ki... Her zaman... Her zaman yalnız korkudur... İnsanlara engel olan? Utanç... Utanç olamaz mı?.. İçini dökmek... Elâlemin önünde soyunmak utancı?”
Ben hâlâ anlayamıyorum, insan tehlikesini bile bile bir suç işledikten sonra onu itiraf cesaretini nasıl gösteremez. İtiraf karşısındaki bu küçük korkuyu, ben her suçtan daha zavallı buluyorum.”
Sanıklar en çok, gerçeği gizlemelerinden mustariptirler; suçun anlaşılması tehlikesinden, bir yalanı ufak tefek ve gizli yüzlerce hücuma karşı savunmak zorunda kalmanın dehşet verici baskısından mustariptirler
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)