Olasılıksız” alıntıları – Adam Fawer adlı yazardan

b5915802634
b5915802634alıntı yaptı4 yıl önce
Beyindeki sinir hücreleri aşırı hareketlendiğinde, kontrolsüz, gelişigüzel gibi görünen sinyaller verirler. Bu sinyallerin sonucunda garip duygular hissedilebilir, farklı hareketlerde bulunulabilir; hatta psişik anomaliler ortaya çıkabilir. Bu gibi olaylara genelde nöbet denir.
Elmatdin Shirvanov
Elmatdin Shirvanovalıntı yaptı2 ay önce
Biz insanlar evrenin belli gerçeklerini ölçebilecek becerilere sahip değiliz. Yani, olaylar her ne kadar rastgele görünse de tamamen fiziksel gerçeklerle koşullandırılmışlardır ve böyle belirlenirler. Böyle düşünenlerin akımına Determinizm denir. Deterministler hiçbir şeyin belirsiz olmadığına inanırlar; her şey önceki bir sebebin sonucu olarak ortaya çıkar, ama biz bu sebebin ne olduğunu bilemeyiz.

Bütün yaşamın sadəcə bir abzasla ifadəsi 👍

Serdar Göktepeli
Serdar Göktepelialıntı yaptı6 yıl önce
Bu olamazdı. Kesinlikle olamazdı...
Serdar Göktepeli
Serdar Göktepelialıntı yaptı6 yıl önce
Peki, floşroyal yapılma olasılığı neydi?
Şevval Ekşi
Şevval Ekşialıntı yaptı6 yıl önce
idiopatik ‘garip bir acı’ anlamına gelir

https://twitter.com/eksisevval/status/484470202776977408

Elmatdin Shirvanov
Elmatdin Shirvanovalıntı yaptı2 ay önce
Birden aklına çocukken sirke gidip filleri ilk gördüğü gün geldi. Üç tane fil vardı ve bu altı tonluk canlıların kaçmaması için ayaklarına ince birer halat bağlamışlardı sadece. Nava’nın aklı karışmıştı. Babasına neden hayvanların ipleri koparmadıklarını sorduğunu hatırlıyordu.

“Bu koşullanmaları ile ilgili bir şey,” diye açıkladı babası. “Filler daha bebekken kalın demir zincirlerle bağlanırlar. O ilk aylar boyunca da ne kadar çabalarlarsa çabalasınlar, bu zincirleri kıramadıklarını görürler.”

“Ama ipler zincirlerden daha ince,” dedi Nava. “Filler ipleri koparabilir.”

“Evet. Ama eğiticiler filler zincirleri kıramayacaklarını öğrenene kadar ip kullanmazlar. Bak Nava, aslında o filleri orada tutan ipler değil, akıllarındaki koşullanma. İşte bu yüzden bilgi önemlidir. Eğer bir şey yapabileceğini düşünürsen, aslında bu mümkün olmasa bile yapabildiğini görürsün. Eğer yapamayacağını düşünürsen, o zaman da çoğunlukla yapamazsın, çünkü yapmayı denemezsin bile.”
Elmatdin Shirvanov
Elmatdin Shirvanovalıntı yaptı2 ay önce
O kadar çok esrarengiz olgunun nedenini buluyoruz ki, bir şeyin bilinemeyeceğine inanmakta zorlanıyoruz.

Ama yine de bilinemeyen, bilinemeyecek diye bir şey var. O da karşımıza geçmiş sakin sakin işine bakıyor.

-Henry Louis Menchen, Yazar
Elmatdin Shirvanov
Elmatdin Shirvanovalıntı yaptı2 ay önce
Satranç hayat gibidir David,” demişti babası. “Her parçanın kendi işlevi vardır. Bazıları zayıftır, bazıları ise güçlü. Bazıları oyunun başında işine yarar, bazılarıysa sonunda. Ama kazanmak için hepsini kullanmak zorundasın. Aynen hayatta olduğu gibi, satrançta da skor tutulmaz. On parçanı kaybedip, yine de kazanabilirsin oyunu. Satrancın güzelliği budur işte. İşler her an tersine dönebilir. Kazanmak için yapman gereken tek şey tahtanın üzerindeki olası hamleleri ve anlamlarını iyi bilmek ve karşındakinin ne yapacağını kestirebilmek.”
b5915802634
b5915802634alıntı yaptı4 yıl önce
Aslında bu kokuyu sinir hücrelerindeki sinyaller bir şekilde karıştığından aldığının farkındaydı.
Kamran Əliyev
Kamran Əliyevalıntı yaptı18 gün önce
An’da daha çok Şeytan vardır. Socrates, Büyük İskender, Julius Sezar, Moliere, Napolyon Bonaparte, Herman van Helmholtz, Vincent Van Gogh, Alfred Nobel. Hepsi birer Şeytan
Ayşen Delen
Ayşen Delenalıntı yaptıgeçen ay
beklenen değer’ adıyla anılacak bir teori kullandı. Özünde işlem şu: Birkaç olay olasılığının ürünlerinin toplamını, her bir olay gerçekleşse elinize geçecekleri de ekleyerek topluyorsunuz.”
Peyman Babazade
Peyman Babazadealıntı yaptı4 ay önce
çok çalışmak gerekir. Ama içimden bir ses bana bunun her şeyin çözümü olmadığını söylüyor. Bu teoriyle birçok şey açıklanıyor; ama hâlâ Onun sırrını çözebilmiş değiliz. Ben yine de, Onun zar atıp kumar oynadığını, hiç mi hiç sanmıyorum.
-Albert EinsteinFizikçi, Yirminci Yüzyıl
Belli ki Tanrı yalnızca zar atmakla kalmıyor, ayrıca gözleri kapalı oynuyor ve ara sıra da zarları görülemeyecek yerlere atıyor.

Vvv

Peyman Babazade
Peyman Babazadealıntı yaptı4 ay önce
Alman bir psikolog olan Carl Jung’un toplu bilinçaltı ile ilgili bir teorisi olduğunu okuduğunu hatırlıyordu, ama ayrıntıları aklında kalmamıştı. Jasper kardeşinin yüzündeki ifadeyi görünce açıklamayı sürdürdü.
“Daha yavaş anlatayım. Bilinç dediğimiz şey bir aracıdır. Çoğu insan günde en az sekiz saat uyur, yani hayatımızın üçte birini bilinçsiz bir durumda geçiririz. Jung bilincin en azından bir kısmının bilinçaltı tarafından yönlendirildiğine ve etkilendiğine inanıyordu.”
“Jung bilinçaltını üçe ayırdı. İlk olarak istediğin zaman hatırlayabileceğin kişisel hatıralar vardır. Örneğin, ilkokul dörtteki öğretmeninin adı gibi. Bunu hemen hatırlamayabilirsin

Cc

Peyman Babazade
Peyman Babazadealıntı yaptı4 ay önce
Şimdi. Saniyede 186.000 mil olan ışık hızına yakın bir hızdaki bir rokette gidersem garip bir şey olur. Sana kıyasla benim için zaman yavaşlar. Roketten indiğimde senden genç olurum.”
“Einstein bunu kanıtladığında zamanın bile göreceli olduğunu kanıtladı. Sonra da enerji ve kütlenin içsel olarak bağlantılı olduğunu gösterdi: Bir kütle ne kadar ivme kazanırsa durağan bir kütleye kıyasla daha ağır olacaktır, sır, tır, kır.”
“Bir örnek ver,” dedi Caine kardeşini yavaşlatıp düşünebilmek için.
“Peki. Kalkan bir uçakta bedenin koltuğa yapışır değil mi

Cvc

Peyman Babazade
Peyman Babazadealıntı yaptı4 ay önce
görebiliyorum ki?” Caine bu soruyu dile getirdiği anda cevabı kendi buldu. “Tabii ki... Nöbetler sırasında değil mi?”
“Bence bunlar nedenler değil, semptomlar,” diye açıkladı Jasper. “Herkes toplu bilinçaltını kullanabildiğine göre demek ki beynimizde oraya erişmenin bir yolu var. Beyninde bence bir şey var,” dedi Caine’nin başına işaret ederek. “Temporal lobunda... Ve bunun sayesinde başkalarının yapamadığı bir şekilde toplu bilinçaltına girebiliyorsun. Şimdiye kadar bunu her yaptığında beynin kaldıramıyordu. O zaman da nöbet geçirip bayılıyordun. O zaman da gerçekten bilinçaltına indin, cin, kin, tin.”
“Bence Dr. Kummar’ın

Fff

Rana Ertok
Rana Ertokalıntı yaptı5 ay önce
kıssadan hisse şudur: Her an her şey olabilir
Suse Ka
Suse Kaalıntı yaptı6 ay önce
Her şeyi apaçık görüyordu, her seçimin olumsuz sonuçları olabilirdi. Asıl yapılması gereken riski değerlendirmek ve en aza indirgemekti. Hiçbir zaman risk faktörü yok edilemezdi; tamamen yok edilemezdi.
Oğuzhan
Oğuzhan alıntı yaptı6 ay önce
Her an her şey olabilir!
– David T. Caine’nin istatistik dersinden alıntı.
Suse Ka
Suse Kaalıntı yaptı6 ay önce
yürekten Newtoncu olan bilim adamları çünkü onlar determinizme inanıyordu. Onlara göre evren değişmez kurallarla yönetiliyordu ve hiçbir şey belirsiz değildi. Deterministler, her şeyin bir nedeni olduğuna inanır
Suse Ka
Suse Kaalıntı yaptı6 ay önce
Acaba ne zamandan beri insanları da sabun paketleri gibi barkodlamak gayet doğal bir şey olarak karşılanmaya başlamıştı?
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)