Fyodor Dostoyevski

Suç ve Ceza

    Ebru Aysalalıntı yaptı7 yıl önce
    Acaba insanlar en çok neden korkarlar?..
    melisasenolsunalıntı yaptı4 yıl önce
    “E, siz de gelin bakalım, diyecek, içkiciler, zayıf iradeliler, utanmazlar, siz de gelin!” Ve biz hepimiz, hiç utanmadan yaklaşacağız!.. O zaman bize dönüp: “Sizi domuzlar sizi” diyecek!.. “Hayvan kılığında olan, hayvan damgasını taşıyan sizler, siz de gelin!” Akıllılar, bilgeler buna itiraz ederek: “Tanrım!” diyecekler, “bunları niçin kabul buyuruyorsunuz?” O zaman Tanrı onlara: “Bilgeler…” diyecek, “Akıllılar…” diyecek, “onları kabul ediyorum, çünkü kendilerini kabule layık görmeyenler yalnız bunlardır!” Bu sözleri söyledikten sonra, kollarını bize açacak... O zaman biz yerlere kapanacağız, feryat ve figana başlayacağız! Her şeyi anlayacağız! O zaman her şeyi anlayacağız...
    b4767423089alıntı yaptıgeçen yıl
    Bundan başka, herhangi bir adamı iyice tanımak için ona karşı dikkatli davranmak gerek; yoksa sonradan düzeltilmesi, giderilmesi çok zor olan birtakım yanlışlıklara, yersiz yargılara yol açmış oluruz.
    b7874540320alıntı yaptı4 gün önce
    Her şey insanın elindedir, insan bu korkaklık yüzünden ne fırsatlar kaçırıyor... Bu artık bilinen bir gerçek... Merak edilecek bir şey: Acaba insanlar en çok neden korkarlar?.. Herhâlde her şeyden çok yeni bir adım atmaktan, kendi söyleyecekleri yeni bir sözden olsa gerek...
    b1469451548alıntı yaptı2 ay önce
    Bazen hayat bizi öyle kişilerle karşılaştırır ki, hiç tanımadığımız insanlar ilk görüşte dikkatimizi çeker. Kanımız kaynar, bir şeyler mıknatıs gibi bizi çeker onlara. İşte
    Didem Gökçe Alkayaalıntı yaptı2 ay önce
    Acaba insanlar en çok neden korkarlar?.. Herhâlde her şeyden çok yeni bir adım atmaktan, kendi söyleyecekleri yeni bir sözden olsa gerek...
    minesonmezalıntı yaptı4 ay önce
    Hım... Evet... Her şey insanın elindedir, insan bu korkaklık yüzünden ne fırsatlar kaçırıyor... Bu artık bilinen bir gerçek... Merak edilecek bir şey: Acaba insanlar en çok neden korkarlar?.. Herhâlde her şeyden çok yeni bir adım atmaktan, kendi söyleyecekleri yeni bir sözden olsa ge
    Serdar Kirmacialıntı yaptı7 ay önce
    Hatta yaptığım işe anlamsızlık bile denemez de, düpedüz beceriksizlik denir. Çünkü bu düşünce başarısızlığa uğradıktan sonra, şimdi göründüğü gibi hiç de budalaca değildi. Zaten başarısızlığa uğrayan her şey budalaca görünür
    Serdar Kirmacialıntı yaptı7 ay önce
    Kendini en iyi aldatmasını bilen, herkesten daha neşeli yaşar.
    Serdar Kirmacialıntı yaptı7 ay önce
    Sonunda kadın kalbini fetheden en güçlü ve güvenilir bir çareye başvurdum. Bu, hiçbir zaman, hiç kimseyi aldatmayan, istisnasız, herkesin üzerinde kesin etkisi olan bir çare idi. Bu çarenin övme olduğunu siz de bilirsiniz. Dünya’da açık yüreklilikten daha zor hiçbir şey yoktur ama övmeden de kolay bir şey yoktur. Açık yüreklilikle, yüzde bir de olsa, falsolu bir nota hemen ahenksizlik doğurur, ardından da kepazelik kopar. Övmede ise son noktaya kadar hepsi de falsolu olsa, yine de hoş görünür ve zevkle dinlenir. Gerçi kaba bir zevkle ama ne de olsa yine zevkle dinlenir, övme ne kadar kaba olursa olsun, söylenenlerin hiç değilse yarısı, dinleyene, ne olursa olsun gerçek gibi gelir ve bu, toplumun her tabakasında böyledir. Hatta dünyanın en namuslu bakiresini bile övme ile baştan çıkarmak mümkündür
    Serdar Kirmacialıntı yaptı7 ay önce
    İngiliz atasözü: “Yüz tavşandan hiçbir zaman bir at meydana gelemeyeceği gibi, yüz şüpheden de hiçbir zaman bir delil meydana getirilemez!
    Serdar Kirmacialıntı yaptı7 ay önce
    Bazen, haydutların eline düşen bir adam, tıpkı böyle, yarım saat ölüm korkuları geçirerek titrer. Ama bıçak çekilip gırtlağına dayanınca, bütün o korkular geçer.
    Serdar Kirmacialıntı yaptı7 ay önce
    iktidar, ancak eğilip onu almak cesaretini gösterenlere verilir. İş cesaret etmekten ibaretti. Bütün mesele yalnız bu idi
    Serdar Kirmacialıntı yaptı7 ay önce
    Kanun, Sonya! Bu böyledir! Şimdi biliyorum ki, Sonya, akılca, ruhça, daha güçlü daha sağlam olan herkes başkalarına buyurur! Daha yürekli, daha atak olan haklı çıkar... Umursamamakta en ileri gidenler kanun yapıcı olurlar. Herkesten daha atak olan, herkesten daha haklıdır!
    Serdar Kirmacialıntı yaptı7 ay önce
    Alma olayından hemen sonra bazı akıllı kişiler, düşmanın açık kuvvetlerle saldırıya geçerek şehri çabucak düşüreceğinden çok korkmuşlardı. Ama düşmanın yolunca bir kuşatmayı tercih ettiğini ve kuşatma hendeklerini kazmaya koyulduğunu gören o akıllı kişiler pek sevinmiş ve rahatlamışlardı. Demek ki iş bir iki ay daha sürüncemede kalacak, sonra şehir kuşatma ile düşecekti.
    Serdar Kirmacialıntı yaptı7 ay önce
    Bu birinci grup insanlar hep bugünün; ikinci grup insanlarsa, yarının efendilerdir. Birinciler dünyayı korurlar ve onu sayıca çoğaltırlar ikinciler ise dünyayı hareket ettirirler ve onu bir hedefe doğru götürürler. Birincilerin de, ikincilerin de yaşamak, aynı derece haklarıdır.
    Serdar Kirmacialıntı yaptı7 ay önce
    Bence, eğer Kepler’in ya da Newton’un buluşlarını insanlık herhangi bir kombinezon yüzünden bu buluşlara engel olan, ya da bu buluşların yolunu kapayan bir, on, yüz kişinin hayatları feda edilmeden asla öğrenemeyecektiyse... Newton’un bu buluşunu insanlığa duyurabilmesi için bu on ya da yüz kişiyi ortadan kaldırmaya hakkı vardı, hatta bunu yapmak zorunda idi. Elbette bundan, Newton’un, her önüne geleni ya da her aklına eseni öldürmeye veya çarşı pazarda soygunculuk etmeye hakkı olduğu sonucunu asla çıkaramayız! Sonra, hatırımda kaldığına göre, makalemde şöyle bir düşünce ileri sürmekteyim: En eskilerinden başlayarak Likürg’le, Solon’la, Muhammet’le, Napolyon’la sürüp giden, insanlığın bütün kurucu ve kanun yapıcıları, hiç olmazsa yeni bir kanun yaparken, toplumun kutsal saydığı eski, babadan kalma kanunları çiğnedikleri için istisnasız olarak birer suçluydular. Tabii bunlar, kendilerine yardımı dokunuyorsa, kan dökmekten -hem de bazen eski kanunlara sadık kalmaktan başka suçu olmayan, tamamıyla masum kişilerin kanını dökmekten- çekinmemişlerdir. Hatta asıl olağanüstü olan şey, bu iyiliksever kişilerden, bu insanlığın kurucularından çoğunun özellikle korkunç birer kan dökücü olduklarıdır. Kısacası, ben şöyle bir sonuç çıkarıyorum: Büyükler şöyle dursun ama toplumun içinde biraz olsun sivrilenler yani küçücük bir yenilik yapmak yeteneğini gösterenler, yaradılışları gereğince, herhâlde -tabii az ya da çok- birer cani olmak zorundadırlar. Yoksa sivrilmelerine imkân yoktur. Herkesle eşit seviyede kalmaya ise yine yaradılışları gereğince razı olamazlar. Bence zaten razı olmamak zorundadırlar. Tek kelimeyle, görüyorsunuz ki, görüşlerimin bu bölümünde hiçbir yenilik yok. Bu düşünceler, binlerce sefer yazılmış ve söylenmiş şeylerdir, insanları sıradan ve olağanüstü olarak ayırt etmeme gelince, bu sınıflandırmanın biraz öznel olduğunu kabul ederim. Zaten ben kesin sayılar üzerinde durmuyorum. Ben sadece ana düşüncelerime inanıyorum. Bu ana düşünceye göre insanlar, doğa yasaları gereğince, genellikle iki sınıfa ayrılırlar: Aşağı sınıf -sıradan insanlar- dediğimiz insanlar ki, biricik görevleri, kendileri gibi birtakım yaratıkların çoğalmasına yarayacak materyal görevi görmekten ibarettir. Bir de kendi çevrelerinde yeni bir söz söylemek yetenek ve ustalığını kendinde gören insanlar sınıfı. Tabii bu arada bir yığın da ara bölüm vardır. Ama bu iki sınıfın ayırt edici çizgileri oldukça keskindir. Birinci bölüm, yani kendileri gibi yaratıkların çoğalmasına materyal görevini görenler, yaradılışları gereğince tutucu insanlardır. Uysal bir yaşayış sürerler, boyun eğerek yaşamayı isterler... Bence bu çeşit insanlar söz dinler ve uysal olmak zorundadırlar, çünkü bu onların görevidir. Onlar, böyle bir yaşamada gururlarını incitecek hiçbir şey görmezler. İkinci sınıfa gelince, bunlar boyuna kanun sınırlarını aşarlar, yeteneklerine göre yıkıcıdırlar ya da buna yatkındırlar. Bu sınıf insanların suçları pek doğal olarak nispi ve çok çeşitlidir. Büyük bir çoğunlukla ve pek
    Serdar Kirmacialıntı yaptı7 ay önce
    Bence, eğer Kepler’in ya da Newton’un buluşlarını insanlık herhangi bir kombinezon yüzünden bu buluşlara engel olan, ya da bu buluşların yolunu kapayan bir, on, yüz kişinin hayatları feda edilmeden asla öğrenemeyecektiyse... Newton’un bu buluşunu insanlığa duyurabilmesi için bu on ya da yüz kişiyi ortadan kaldırmaya hakkı vardı, hatta bunu yapmak zorunda idi. Elbette bundan, Newton’un, her önüne geleni ya da her aklına eseni öldürmeye veya çarşı pazarda soygunculuk etmeye hakkı olduğu sonucunu asla çıkaramayız! Sonra, hatırımda kaldığına göre, makalemde şöyle bir düşünce ileri sürmekteyim: En eskilerinden başlayarak Likürg’le, Solon’la, Muhammet’le, Napolyon’la sürüp giden, insanlığın bütün kurucu ve kanun yapıcıları, hiç olmazsa yeni bir kanun yaparken, toplumun kutsal saydığı eski, babadan kalma kanunları çiğnedikleri için istisnasız olarak birer suçluydular. Tabii bunlar, kendilerine yardımı dokunuyorsa, kan dökmekten -hem de bazen eski kanunlara sadık kalmaktan başka suçu olmayan, tamamıyla masum kişilerin kanını dökmekten- çekinmemişlerdir. Hatta asıl olağanüstü olan şey, bu iyiliksever kişilerden, bu insanlığın kurucularından çoğunun özellikle korkunç birer kan dökücü olduklarıdır.
    Serdar Kirmacialıntı yaptı7 ay önce
    Mesele sosyalist görüşün tartışılmasından çıktı. Bilinen görüş: Suç, sosyal düzenin uygunsuzluğuna karşı bir protestodur. İşte hepsi bu kadar.
    Serdar Kirmacialıntı yaptı7 ay önce
    Genel olarak yeni tanıştığınız biri, anlattığınızı dinlemek için böyle derin ve yersiz bir ilgi gösterirse, bu ilgi daha ilk ağızda sizi rahatsız eder. Hele bu anlatacağı görüşünüze göre, karşınızdakinin gösterdiği büyük ilgi ile ölçülemeyecek kadar basit ise bu sıkar.
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)