Sultanı Öldürmek, Ahmet Ümit
Ahmet Ümit

Sultanı Öldürmek

Kitap eklendiğinde bana bildir
Bu kitabı okumak için Bookmate’e EPUB ya da FB2 dosyası yükleyin. Bir kitabı nasıl yüklerim?
Faik Eryaşar
Faik Eryaşaralıntı yaptı2 yıl önce
Fatih’in en çok sevdiği oğlu, genç yaşta ölen Mustafa’dan... Padişaha benzeyen Cem Sultan’dan ve büyük şehzade II. Bayezid’den... Tarih hakikatle beslenir gibi bir şeyler zırvaladı.
Faik Eryaşar
Faik Eryaşaralıntı yaptı2 yıl önce
“Sadrazam öldürülünce İshak Paşa, şehzadelerin gelmesini bile beklemeyerek II. Bayezid’in oğlu Korkut’u naip olarak tahta çıkardı. Bu işi yaparken en büyük yardımcısı elbette Sinan Paşa ve yeniçerilerdi.
Faik Eryaşar
Faik Eryaşaralıntı yaptı2 yıl önce
Hızlı olan, zeki olan, güçlü olan tahta oturacaktı. Bir tür iktidar rallisi de diyebilirsiniz.
Faik Eryaşar
Faik Eryaşaralıntı yaptı2 yıl önce
Fatih’in son sadrazamı, -ki kendisi Mevlana Celaleddin’in soyundan geliyorduKaramani Mehmed Paşa, Rumeli ordusu ve Anadolu ordusuyla zamanında buluşmak için mola verdiklerini, padişahımız efendimizin de bu arada dinleneceği yalanıyla huzursuz askerleri yatıştırmayı denese de pek başarılı olamamıştı. Zira hakikat çok daha vahimdi. Fatih Sultan Mehmed birkaç gündür ağır hastaydı. Şiddetli karın ağrısıyla başlayan rahatsızlık giderek artıyordu. Ona ilk müdahaleyi Acem hekim, Hamideddin el-Lari yaptı. Fakat ne kadar uğraşırsa uğraşsın, hangi ilacı denerse denesin tababet ilminin ustası olan bu doktorun çabaları hiçbir sonuç vermedi. Acılar içinde kıvranan padişahı kurtarmak için derhal Maestro Iacopo çağrıldı Namıdiğer Yakup Paşa... Hem başhekim, hem de Fatih’in yakın dostu olan Yahudi doktor, sultanı görünce büyük bir ümitsizliğe kapıldı. Acem hekim Lari’nin yanlış ilaç verdiğini, padişahın aldığı terkibin bağırsaklarını tıkadığını, artık hiçbir şey yapılamayacağını söyledi.
Faik Eryaşar
Faik Eryaşaralıntı yaptı2 yıl önce
Ve başka bir önemli not; İstanbul’u Roma Imparatorluğu’nun başkenti yapan Büyük Konstantin de yine bu yörede vefat etmişti.
Faik Eryaşar
Faik Eryaşaralıntı yaptı2 yıl önce
“Bu arada tarihe meraklı olduğunuz için size ilginç gelebilecek bir bilgi: Tekfur Çayırı denilen yer, Romalıların tuzağına düşen Kartacalı Komutan Hannibal’in kendini öldürdüğü yere çok yakındı.
Faik Eryaşar
Faik Eryaşaralıntı yaptı2 yıl önce
Tabii, o sebepten ayaklanmıştı yeniçeriler... Şehirde isyan çıktı. Yahudi Mahallesi basıldı, Sadrazam Karamani Mehmed Paşa parçalanarak öldürüld”
Faik Eryaşar
Faik Eryaşaralıntı yaptı2 yıl önce
Fatih Sultan Mehmed, şehri aldıktan sonra ısrarla Gennadius’u aratmış, ancak onu kilisede bulamamıştı, çünkü yeniçeriler tarafından esir edilerek Edirneli zengin bir Türk’e köle olarak satılmıştı. Genç padişah, Edirneli zengine misliyle altın sayıp Gennadius’u özgürlüğüne kavuşturdu ve onu Ortodoks Hristiyanların patriği yaptı.
Faik Eryaşar
Faik Eryaşaralıntı yaptı2 yıl önce
Bir yanda tahtta kaldığı zaman içinde seferden sefere koşarak dünyayı ele geçirmeye çalışan bir savaşçı, öte yanda enfes aşk şiirleri yazan ince ruhlu bir şair, bir yanda egemenliği altındaki halkların kendi inançlarını yaşayabilmelerini kanunlarla güvence altına alan hoşgörülü bir insan, öte yanda kardeş katli fermanını yayımlayan katı bir devlet adamı, bir yanda amacına ulaşmak için ne gerekiyorsa yapmaktan çekinmeyen bir padişah, öte yanda Doğu’nun ve Batı’nın bilim adamlarını sarayında toplamaya çalışan aydın bir hükümdar.
Faik Eryaşar
Faik Eryaşaralıntı yaptı2 yıl önce
Sen onları dize getirmezsen onlar seni dize getirir, İnsan denen iki ayaklı ancak zordan anlar. Güce saygı gösterir. Sopayla yola gelir.
Faik Eryaşar
Faik Eryaşaralıntı yaptı2 yıl önce
5 Nisan günü, muazzam ordusuyla Mehmed surların önüne gelmiş bulunuyordu.”

Kalabalıktakiler, beyaz atı üzerinde, ordusunun önünde ilerleyen padişahı görecekmiş gibi surların önüne baktılar.

“Hayır, hayır,” diye telaşla uyardı bizim profesör. “Mehmed buraya gelmedi. “Hünkârın kırmızı atlastan otağ-ı hümayununu, yani çadırdan oluşan seyyar sarayını kurduğu yer burası değildi. Padişah on iki bin yeniçerisi ve seçme üç bin sipahisiyle Ayos Romanos yani Topkapı’mn karşısında yer alan Otağtepe’ye yerleşmişti.”
Faik Eryaşar
Faik Eryaşaralıntı yaptı2 yıl önce
Karaca Paşa komutasındaki on bin kişilik bir kuvvet Edirne ile Konstantinopolis arasındaki Doğu Roma kalelerini teker teker ele geçirdi. Ardından şubat ayında toplar yola çıkartıldı. Kolay iş sanmayın, beş yüz küsur yıl öncesinin teknolojisinden söz ediyoruz. Ne bugünkü iş makineleri var, ne de yollar. O devasa topların Konstantinopolis’e ulaştırılması başlı başına bir olaydı. Topların çekiminde yüzlerce manda kullanıldığı söylenir. Topların dengede tutulması ve kaymamaları için yanlarında yüzlerce asker bekliyordu. Önden elli inşaat ustasıyla iki yüz amele gidiyor, yolun bozuk kısımlarını düzeltiyor, derelerin, nehirlerin olduğu yerlere köprüler yapıyorlardı. Haftalar boyunca süren bu zahmetli yolculuk, Karaca Paşa’nın nezaretinde sağ salim surların önüne gelinmesiyle son bulacaktı. mmr \ “Sultan Mehmed Han’ın Edirne’den ayrılması ise mart ayının ortalarına rastlar. Fırtına öncesindeki sessizliğin bozulmasına çok az kalmıştı. Keşan’a varan padişahın bir süre Çanakkale Boğazı’ndan geçerek kendisine katılacak Anadolu ordusunu beklediği söylenir.”
Faik Eryaşar
Faik Eryaşaralıntı yaptı2 yıl önce
II. Bayezid babası gibi fetihçi bir kişi değildi. Öyle büyük bir imparatorluk kurmak, insanlığı tek bir bayrak altında toplamak gibi idealleri yoktu. Oysa kardeşi Cem, babasına benziyordu. O da Fatih gibi geniş bir pencereden bakıyordu dünyaya. Azimliydi, zekiydi, ataktı, savaş kadar sanatla da alakalıydı, Doğu kadar Batı’yı da merak ediyordu. Evet, Cem Sultan, babasının ideallerini yaşatacak bir oğuldu.”
Faik Eryaşar
Faik Eryaşaralıntı yaptı2 yıl önce
“Belki de bunun farkında olduğu için, genç padişah denizde savaşacak orduya özel bir önem vermiş, Kaptanıderya Baltaoğlu Süleyman Bey yönetiminde Gelibolu’da Osmanlı tarihindeki en büyük donanmayı hazırlamıştı. Kimilerine göre üç yüz, kimilerine göre üç yüz elli parça gemiden oluşan bu donanma, 1453 yılı Mart ayı sonun da Çanakkale Boğazı’ndan geçerek Konstantinopolis’e doğru yola çıktı.
Faik Eryaşar
Faik Eryaşaralıntı yaptı2 yıl önce
Güneşin tutulacağını, bir daha ışığın hiç görünmeyeceğini anlatıyorlardı. Şehirde sıkça yaşanan depremler bile yaklaşmakta olan büyük kıyametin habercisi olarak dillendiriliyor, Ayasofya’daki mermer direklerin terlediğinden, azizlerin heykellerinin gözlerinin yaşardığından söz ediliyordu. ‘Tanrı bizi terk etti,’ diyorlardı çaresizce... ‘Tanrı bizi zalimlerin vicdanına bıraktı
Faik Eryaşar
Faik Eryaşaralıntı yaptı2 yıl önce
“Aralık ayının 12’sinde, İsidor’un da katılımıyla yapılan Ayasofya’daki ayinde iki dinin birleştiği açıklandı. Ama dindar Konstantinopolis halkı bu birleşmeye büyük tepki gösterdi. Halk sokaklara döküldü. Bir daha Ayasofya’ya ayak basmayacaklarına yeminler ederek birleşme kararma karşı çıktılar. Bu kararı benimsemeyenler sadece halktan kişiler değildi, o zamanın başbakanı sayılan Grandük Lukas Notaras da herkesin içinde bağıra çağıra şu tarihi sözleri söyledi: ‘Konstantinopolis’te Latin külahı yerine, Türk sarığı görmeyi yeğlerim.’

“Yine Konstantinopolis’in başka bir önemli kişisi, eskinin devlet adamı, yeni keşiş Gennadius, bugün Zeyrek Camii dediğimiz, o zamanların Pantokrator Kilisesi’ndeki hücresinin kapısına astığı bir yazıda Latinlere duyduğu nefreti şöyle dile getiriyordu: ‘Ey yurttaşlar, ne yaptığınızı bilin. Çünkü Tanrı biliyor. Kendinizi sadece gelmesi mukadder olan kötülüğe mahkûm etmekle kalmıyor, aynı zamanda babalarınızın size emanet ettiği imanınızı da yitiriyorsunuz. Tanrı’ya karşı yapılan saygısızlığa da razı oluyorsunuz. Yazık, yargı günü geldiğinde yazık olacak sizlöre...’
Faik Eryaşar
Faik Eryaşaralıntı yaptı2 yıl önce
II. Murad’tan çok farklı bir hükümdar bulunduğunu anlayacaktı. Mehmed kararlıydı, cesurdu, ataktı, hepsinden önemlisi büyük idealleri vardı. Ve bu ideallerin önündeki ilk büyük engel Konstantin’in kentiydi.
Faik Eryaşar
Faik Eryaşaralıntı yaptı2 yıl önce
Çandarlı ailesi devlete yüz elli yıl hizmet etti dedin, doğrudur. Lâkin aynı ailenin üyeleri daha sonra sapıttılar. Şanlı soyumuzu oluşturan kıymetli atalarımın cömertliğini, kadirbilirliğini, haktanırlığını yunlışa yordular. Tahtın bir sahibi varken, kendilerini devlelin sahibi sandılar.
Faik Eryaşar
Faik Eryaşaralıntı yaptı2 yıl önce
Çünkü bu topraklar, Kostantiniyye’nin fethinin ardından, Fatih tarafından, kentin ilk kadısı olan Hızır Çelebi’ye verilmişti. O sebepten bölge Kadıköyü olarak anılıyordu.
Faik Eryaşar
Faik Eryaşaralıntı yaptı2 yıl önce
“Beklemeyi bilmek en büyük bilgeliktir.”
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)