Osho

Yaratıcılık – Yeni Bir Yaşam Biçimini Kavramak

Kitap eklendiğinde bana bildir
Bu kitabı okumak için Bookmate’e EPUB ya da FB2 dosyası yükleyin. Bir kitabı nasıl yüklerim?
    Zeyneb Eliyevaalıntı yaptı3 yıl önce
    büyük yaratıcılık, başka bir konuda eğitim görmüş insanlardan ortaya çıkar.
    Örneğin, eğer bir matematikçi müzik yapmaya başlarsa, müzik dünyasına yeni bir şeyler katar. Eğer bir müzisyen matematikçi olursa, o da matematik dünyasına yeni bir şeyler katar. Bütün büyük yaratıcılıklar, bir öğretiden başkasına geçmiş insanlar tarafından yapılmıştır. Bu, melezleşme gibi. Melez olarak doğmuş çocuklar, çok daha sağlıklı ve güzeldir.
    Zeyneb Eliyevaalıntı yaptı3 yıl önce
    Zen'de şöyle derler: "Eğer ressam olmak istiyorsan, on iki yıl boyunca resim yapmayı öğrenmeli ve sonra on iki yıl boyunca resmi tamamen unutmalısın. Tamamen unutmalısın. Onun seninle hiçbir ilgisi olmasın. On iki yıl meditasyon yap, odun kes, kuyudan su çek. Resim dışında her şeyi yap."
    Sonra bir gün, resim yapacaksın. Yirmi dört yıllık eğitimden sonra. On iki yıl tekniği öğrenme eğitimi. Ve on iki yıl tekniği unutma eğitimi. Ondan sonra resim yapabilirsin. Artık teknik senin bir parçan olmuştur. Artık teknik bilgi değildir, kanının, kemiğinin ve iliğinin parçası olmuştur. Artık kendiliğinden yaratabilirsin. Teknik sana engel olmaz. Seni zincirlemez.
    Zeyneb Eliyevaalıntı yaptı3 yıl önce
    dikkat ettin mi, bir konuk geldiği zaman mutlu olursun ama gittiği zaman daha da mutlu olursun. Seni yalnız bırakır. Artık hareket edecek alanın vardır.
    Zeyneb Eliyevaalıntı yaptı3 yıl önce
    Bir kadın çocuğunu karnında taşırken doludur. Tabii çocuk doğduktan sonra kendini boş hisseder. Rahminde atan o kalbi ve tekmeleri arayacaktır. Çocuk artık doğmuştur. Birkaç gün boyunca kadın içinde boşluk hissedecektir. Ama çocuğu sevebilir. Çocuğunu severken ve onun büyümesine yardımcı olurken, o boşluğu unutabilir. Bir sanatçı için ise, bu bile mümkün değil. Resim yapıyorsun, bir şiir ya da roman yazıyorsun. Tamamlandıktan sonra içinde derin bir boşluk hissediyorsun. Şimdi o kitapla ne yapabilirsin? O yüzden bir sanatçının durumu, annenin durumundan bile daha zor. Bir kitap bittikten sonra bitmiştir. Artık yardıma, sevgiye ihtiyacı yoktur. O büyümeyecek. O, mükemmel. Yetişkin olarak doğmuş. Bir resim bitince bitmiştir. Sanatçı kendini boş hisseder. Ama insanın bu boşluğa bakması gerekir. Tükendiğini söyleme, bunun yerine yoruldum de. Boş olduğunu söyleme. Çünkü her boşluğun bir doluluğu vardır. Yanlış taraftan bakıyorsun.
    Zeyneb Eliyevaalıntı yaptı3 yıl önce
    Taj Mahal gerçek bir sanattır.
    Zeyneb Eliyevaalıntı yaptı3 yıl önce
    Modern zihin, öfkeli bir zihindir. Öfkeli; çünkü varlığınla temas kuramıyorsun. Öfkeli; çünkü bütün anlamı kaybetmiş durumdasın. Öfkeli; çünkü neyin önemli olduğunu bilmiyorsun.
    Jean Paul Sartre'nin en ünlü kitaplarından biri, Bulantı'dır. Modern zihnin durumu budur. Modern zihin hastadır. Büyük bir işkence içindedir. Ve bu işkenceyi kendisi yaratmaktadır.
    Friedreich Nietzsche, Tanrı'nın öldüğünü ilan etti. Tanrı ölmüştür dediği gün delirmeye başladı, Tanrı'nın öldüğünü beyan ederek. Tanrı senin beyanınla ölemez. Senin beyanın hiçbir şeyi değiştirmez. Ama Nietzsche buna inanmaya başladığı an, Tanrı'nın varolmadığına inanmaya başladığı an, ölmeye başladı. Akıl sağlığını yitirmeye başladı. Tanrısız bir dünya, kaçınılmaz olarak deli bir dünya olur. Çünkü Tanrısız bir dünya, herhangi bir öneme sahip hiçbir içerik barındırmayacaktır.
    Zeyneb Eliyevaalıntı yaptı3 yıl önce
    Unutma, gül senin ne kadar derinine inerse, sen de gülün o kadar içine girebilirsin. Bu orantı her zaman aynıdır. Bir an gelir, kimin gül, kimin izleyici olduğu belli olmaz. Bir an gelir, sen gül olursun ve gül sen olur. Gözleyen gözlenen olunca, bütün ikilikler kaybolur. O anda gerçeği bilirsin. Gülün varlığını hissedersin. Sonra dil devreye girsin, sanatını ortaya çıkar. Eğer bir ressamsan, fırçanı, boyalarını ve tuvalini al, resmini yap. Eğer bir şairsen, hemen hafızana koş ve bu deneyimi ifade edecek doğru kelimeleri çıkarıp al.
    Ama deneyim yaşanırken, kendi kendine konuşma. İç konuşma bulanıklık yaratır. O zaman gülü derinliği ve yoğunluğu ile bilemezsin. O zaman sadece yüzeyini bilirsin. Ve eğer yüzeyini biliyorsan, ancak yüzeyini ifade edebilirsin. Sanatın pek değerli olmaz.
    Zeyneb Eliyevaalıntı yaptı3 yıl önce
    Neden dünün ışınlarını düşünsün? Onlar emildi, sindirildi. Yeşilin, kırmızının, sarının bir parçası oldu. Ağaç, bu sabah güneşinin keyfini çıkarırken, dünün psikolojik hafızasını taşımıyor. Ama dün, onun yapraklarında, çiçeklerinde, dallarında, köklerinde, sapında bulunuyor. O orada. Böylece gelecek de ortaya çıkıyor. Yarının çiçekleri olacak olan tomurcuklar orada. Yarın büyük yaprak olacak olan filizler orada.
    Şu an her şeyi kapsıyor. Şu an sonsuzluktur.
    Zeyneb Eliyevaalıntı yaptı3 yıl önce
    Ağaç dün çekmiş olduğu suyu düşünmez. Ama düşünse de, düşünmese de, o su oradadır. Dün yapraklarına düşen güneş ışıklarını düşünmez; ağaçlar insanlar kadar aptal değildir.
    Zeyneb Eliyevaalıntı yaptı3 yıl önce
    Güvenilir tek insan, psikolojik hafızası olmayan insandır. O yüzden bilgisayarlar insanlardan daha güvenilirdir. Çünkü onların psikolojik hafızası yoktur. Sadece gerçekler: Asli gerçekler, çıplak gerçekler. Sen bir gerçekten söz ettiğin zaman, o gerçek olmaktan çıkar. İçine kurgu girmiştir. Sen onu kalıpladın, onu değiştirdin, üzerini boyadın. Ona kendi renklerini verdiğin için, o artık bir olgu değil. Sadece bir Buda, bir Tathagata, bir ermiş insan gerçeği bilir. Sen bir gerçekle hiç karşılaşmıyorsun, çünkü zihninde birçok kurgu taşıyorsun. Ne zaman bir gerçekle karşılaşsan, hemen üzerine kendi kurgularını katıyorsun. Hiçbir zaman olanı olduğu haliyle görmüyorsun hep gerçeği çarpıtıyorsun.
    Zeyneb Eliyevaalıntı yaptı3 yıl önce
    Bir adam gelip, Buda'nın suratına tükürdü. Çok öfkeliydi. O bir Brahmin idi ve Buda, rahiplerin çok öfkelendiği şeyler söylüyordu. Buda, yüzünü sildi ve adama sordu: "Söyleyecek başka bir şeyin var mı?"
    Havarisi Ananda çok öfkelendi. O kadar kızmıştı ki, Buda'dan izin istedi. "Bu adama haddini bildirmeme izin ver. Bu kadarı çok fazla. Buna katlanamam."
    Buda yanıtladı: "Ama o senin suratına tükürmedi. Bu, benim yüzüm. Ayrıca ona bir bak. Çok büyük bir sıkıntı içinde. Ona baksana. Onu hoş görmelisin. Bana bir şeyler söylemek istiyor. Ama kelimeler yetersiz kalıyor. Bu benim de sorunum. Hayatımın en büyük sorunu ve bu adamı aynı durumda görüyorum. Yaşadıklarımı sizlerin anlayacağı dilde ifade etmeye çalışıyorum. Ama yapamıyorum, çünkü kelimeler yetmiyor. Bu adam da aynı durumda. O kadar kızgın ki, hiçbir kelime öfkesini ifade edemiyor. Tıpkı benim yaşadığım sevgiyi, hiçbir kelimenin, hiçbir eylemin ifade edemediği gibi. Bu adam da aynı zorluğu yaşıyor. Sadece gör."
    Zeyneb Eliyevaalıntı yaptı3 yıl önce
    Dün biri sana hakaret etti. Bugün onunla yine karşılaşıyorsun. Asıl hafıza, "Bu adam dün bana hakaret etti" der. Psikolojik hafıza ise, o adamı görünce sinirlenir. O adamı görünce öfkelenirsin. Adam belki de özür dilemeye gelmiştir. Senden kendisini affetmeni istemeye gelmiş olabilir. Hatasını anlamış olabilir, bilinçsiz davranışının farkına varmış olabilir. Seninle tekrar dost olmak istediği için gelmiş olabilir, ama sen öfkeleniyorsun. Kızgınsın ve bağırmaya başlıyorsun. Onun şu andaki yüzünü görmüyorsun. Dün sana gösterdiği yüzden etkilenmeye devam ediyorsun. Ama dün geçmişte kaldı. Köprünün altından ne kadar su aktı? Bu adam aynı adam değil. Yirmi dört saat birçok değişiklik getirmiştir. Hatta sen de artık aynı insan değilsin.
    Zeyneb Eliyevaalıntı yaptı3 yıl önce
    Kalbinde söylenmesi gereken bir şarkı, edilmesi gereken bir dans var.
    Ama dans görünmezdir. Ve şarkı... Sen onu henüz duymadın bile.
    O senin varlığının içindeki özde gizlidir.
    Onun yüzeye çıkarılması gerekir. İfade edilmelidir.
    Kendini gerçekleştirmek demek, işte budur.
    Zeyneb Eliyevaalıntı yaptı3 yıl önce
    G. Wells'e, Dünya Tarihi Kitabı'nı —çok önemli bir çalışmadır— yayınladığı zaman sormuşlar. "Medeniyet hakkında ne düşünüyorsunuz?"
    P.G. Wells şöyle yanıtlamış: "Çok güzel bir fikir. Ama artık birinin bir şeyler yapıp onu hayata geçirmesi gerekiyor."
    Zeyneb Eliyevaalıntı yaptı3 yıl önce
    İnsan bir kere uyuşturucunun keyfini alırsa, onu bırakması çok zor olur. Uyuşturucu ancak, içindeki şiirselliği ortaya çıkarmanın daha iyi bir yolu bulunursa bırakılır, ki meditasyon çok daha iyi bir yoldur. Her türlü kimyevi maddeden daha az zararlı ve daha az yıkıcıdır. Hatta hiçbir zararı yoktur; faydası vardır. Meditasyon aynı şeyi yapar. Zihnini sol lobdan, sağ loba aktarır, içindeki yaratıcılık kapasitesini serbest bırakır.
    Dünyadaki uyuşturucu salgını ancak tek bir şekilde önlenebilir: Bu da meditasyondur. Başka bir yolu yoktur. Eğer meditasyon giderek yaygınlaşır ve insanların hayatına girerse, uyuşturucular ortadan kaybolur.
    Artık
    Zeyneb Eliyevaalıntı yaptı3 yıl önce
    Artık çocuk çılgın değildir. O bir vatandaş olur ve artık disiplini, dili, mantığı, düz yazıyı öğrenir. Okulda rekabet etmeye başlar, egoist olur. Toplumda geçerli olan bütün nevrotik şeyleri öğrenir. Güce, paraya daha fazla ilgi duymaya başlar ve daha güçlü olabilmek için, nasıl daha iyi eğitim alacağını düşünmeye başlar. Nasıl daha çok para kazanacağını. Nasıl büyük ev sahibi olacağını... Bunun gibi şeyleri öğrenir. Yani sol loba kayar. O zaman sağ lob daha az işlemeye başlar. Ya da ancak rüyanda, sen uyurken işler. Bazen, uyuşturucu aldığın zaman işler.
    Uyuşturucunun Batı'da bu kadar ilgi görmesinin tek nedeni, Batı'daki zorunlu eğitimin sağ lobu tamamen yok etmeyi başarmış olmasıdır.
    Zeyneb Eliyevaalıntı yaptı3 yıl önce
    Ama bu sağ lobdur. Çocuk doğduğu zaman, sağ lob işlemektedir; sol lob işlemez. Sonra bilmeden, bilimsel olmadan çocuğa öğretmeye başlarız. Çağlar boyunca, enerjiyi sağ lobdan, sol loba kaydırmanın nasıl yapılacağını öğrendik. Sağ loba dur deyip, sol lobu çalıştırmayı öğrendik. Eğitim sistemimiz tamamen bundan ibarettir. Ana okulundan üniversiteye kadar bütün eğitimimiz bundan ibarettir. Sağ lobu yok edip, sol lobu destekleme çabasıdır. Yedi ile on dört yaşları arasında bunu başarırız ve çocuk ölür. Çocukluk imha edilmiştir.
    Zeyneb Eliyevaalıntı yaptı3 yıl önce
    Bilinç, varoluştur; şefkat, hissetmek; yaratıcılık ise eylem.
    Zeyneb Eliyevaalıntı yaptı3 yıl önce
    İşte o zaman yaratıcılık ortaya çıkar. Yaratıcılık, bireysel özgürlüğün güzel kokusudur.
    Zeyneb Eliyevaalıntı yaptı3 yıl önce
    Tanrı fikri, seni tuvalette bile yalnız bırakmayan bir röntgenci kavramıdır, anahtar deliğinden bakarak ne yaptığını izler. Bu çok çirkin! Dünyanın bütün dinleri, Tanrının seni sürekli izlediğini söyler. Bu çok çirkindir! Bu ne biçim bir Tanrı? Herkesi izleyip takip etmekten başka bir işi yok mu? Dedektiflerin en ilahisi olmalı
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)