İstanbul Hatıralar ve Şehir, Orhan Pamuk
Orhan Pamuk

İstanbul Hatıralar ve Şehir

Kitap eklendiğinde bana bildir
Bu kitabı okumak için Bookmate’e EPUB ya da FB2 dosyası yükleyin. Bir kitabı nasıl yüklerim?
Александр Маликов
Александр Маликовalıntı yaptı3 yıl önce
vazife edindiğini de görürdüm
Александр Маликов
Александр Маликовalıntı yaptı3 yıl önce
bir eklemeci ruhla sergilendiği mekânlar olarak
Александр Маликов
Александр Маликовalıntı yaptı3 yıl önce
Ben doğduğumda İstanbul, dünyadaki görece yeri bakımından iki bin yıllık tarihinin en zayıf, en yoksul, en ücra ve en yalıtılmış günlerini yaşıyordu.
Александр Маликов
Александр Маликовalıntı yaptı3 yıl önce
annemin beni kucağına alıp
Александр Маликов
Александр Маликовalıntı yaptı3 yıl önce
İstanbul’da başka bir evde yaşayan başka bir Orhan hayali ise beni hiç terketmedi.
Александр Маликов
Александр Маликовalıntı yaptı3 yıl önce
uzun bir süreç sonunda fikir içime işlemişti.
Misir Məmmədli
Misir Məmmədlialıntı yaptı3 yıl önce
Bu kalabalık yemekler, şakalaşmalar, amcamın rakı ya da votka, babaannemin de azıcık içtiği biranın etkisiyle gülüşmeleri bana bir yandan çerçeve dışında kalan hayatın çok daha eğlenceli olduğunu hissettirir, diğer yandan da mutluluğun bir aileyle, bir kalabalıkla paylaşılan bir güven duygusu, bir şakalaşma, bir rahatlık olduğu yanılsamasını verirdi
Misir Məmmədli
Misir Məmmədlialıntı yaptı3 yıl önce
Ağabeyime bir matematik problemi sormakta olan amcamı izlerken, aynı anda onun otuz yıl önce çekilmiş bir fotoğrafını görmek ya da bir yandan gazetesini karıştırırken, bir yandan da kalabalık odadaki şakalaşmaları takip ettiğini yüzündeki gülümsemeden çıkarabildiğim babamı seyrederken, aynı anda onun benim gibi, beş yaşında ve kız gibi uzun saçlı bir fotoğrafına bakıyor olmak, bende hayatın çerçeve içerisine konan bu özel anları yaşamak için bizlere verilmiş bir fırsat olduğu izlenimini uyandırırdı
Misir Məmmədli
Misir Məmmədlialıntı yaptı3 yıl önce
Fotoğraflara her yeni bakış bana yaşanan hayat ile, onun içinden çekip çıkarılmış, zamana karşı korunmuş ve bir çerçevenin içine konarak vurgulanmış kimi anların önemini öğretirdi
Misir Məmmədli
Misir Məmmədlialıntı yaptı3 yıl önce
Tıpkı başkalarından dinleyerek hevesle benimsediğimiz ve daha sonra hatırladığımızı sanmaya başlayıp inançla başkalarına anlattığımız bu ilk bebeklik “hatıraları” gibi, hayatta yaptığımız çeşit çeşit şey hakkında başkalarının ne dediği bir süre sonra yalnız bizim kendi fikrimiz olmaz, yaşadığımız şeyin kendisinden de önemli bir hatıraya dönüşür. Yaşadığımız hayat gibi, yaşadığımız şehrin anlamını da çoğu zaman başkalarından öğreniriz.
Misir Məmmədli
Misir Məmmədlialıntı yaptı3 yıl önce
Kendimizi rüyada görmenin zevklerini hatırlatan bu tatlı duygu, daha sonra bü-tün hayatımız boyunca bizi zehirleyecek bir alışkanlığı da ruhumuza yerleştirir: Hayatta yaşadığımız şeylerin -hatta en derin zevklerin bile- anlamını başkalarından öğrenmeyi alışkanlık ediniriz
Misir Məmmədli
Misir Məmmədlialıntı yaptı3 yıl önce
Dünyanın bu köşesinde, bu tarihte doğmamızın anlamı nedir? Bize, piyangodan çıkmış gibi verilen, sevmemiz beklenen ve en sonunda içtenlikle sevmeyi başardığımız bu aile, bu ülke, bu şehir adil bir seçim midir? Yıkılan bir imparatorluğun çöktükçe çöken kalıntıları, külleri altında, eziklik, fakirlik ve hüzünle solarak eskiyen İstanbul’da doğduğum için bazan kendimi talihsiz bulurum. (Ama içimden bir ses asıl bunun bir talih olduğunu söyler bana.)
Misir Məmmədli
Misir Məmmədlialıntı yaptı3 yıl önce
Conrad, Nabokov, Naipaul gibi başarıyla dil, millet, kültür, memleket, kıta, hatta uygarlık değiştirerek yazan yazarlar var.
Onların yaratıcı kimlikleri sürgünden ya da göçten nasıl güç almışsa, benim de hep aynı eve, sokağa, manzaraya ve şehre bağlanıp kalmamın da beni belirlediğini biliyorum. İstanbul’a bu bağlılık, şehrin kaderinin de insanın karakteri olması demek.
Ben doğmadan yüz iki yıl önce İstanbul’a geldiğinde şehrin kalabalığı ve değişikliğinden etkilenen Flaubert, bir mektubunda Constantinopolis’in yüz yıl sonra dünyanın başkenti olacağına inandığını yazmıştı. Osmanlı İmparatorluğu çöküp yok olunca, bu kehanetin tam tersi gerçekleşti. Ben doğduğumda İstanbul, dünyadaki görece yeri bakımından iki bin yıllık tarihinin en zayıf, en yoksul, en ücra ve en yalıtılmış günlerini yaşıyordu. Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkım duygusu, yoksulluk ve şehri kaplayan yıkıntıların verdiği hüzün, bütün hayatım boyunca, İstanbul’u belirleyen şeyler oldu. Hayatım bu hüzünle savaşarak ya da onu, bütün İstanbullular gibi en sonunda benimseyerek geçti. Hayata bir anlam verme merakı olan herkes ömründe en azından bir kere doğduğu konum ve zamanın anlamını da sorgular.
Dünyanın bu köşesinde, bu tarihte doğmamızın anlamı nedir? Bize, piyangodan çıkmış gibi verilen, sevmemiz beklenen ve en sonunda içtenlikle sevmeyi başardığımız bu aile, bu ülke, bu şehir adil bir seçim midir? Yıkılan bir imparatorluğun
Misir Məmmədli
Misir Məmmədlialıntı yaptı3 yıl önce
Hayata bir anlam verme merakı olan herkes ömründe en azından bir kere doğduğu konum ve zamanın anlamını da sorgular.
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)