J.R.R.Tolkien

Yüzüklerin Efendisi

Kitap eklendiğinde bana bildir
Bu kitabı okumak için Bookmate’e EPUB ya da FB2 dosyası yükleyin. Bir kitabı nasıl yüklerim?
    Ahmet Tezgideralıntı yaptı6 ay önce
    Güneşin doğuşu genellikle bir şeyler nasihat eder."
    şəms.alıntı yaptıevvelsi gün
    Birincisi, bildiğimiz gerçekliği askıya alıp bir süre için öykünün temel varsayımlarına inanmayı kabul ettiğimiz andan itibaren, olaylar zaten gerçektir.
    şəms.alıntı yaptıevvelsi gün
    "İki tür hikâye vardır," diyordu filmin esrarengiz sihirbazı. "Gerçek hikâyeler, ve gerçek olması gereken hikâyeler.
    şəms.alıntı yaptıevvelsi gün
    "One book to charm them all and
    in gladness bind them... ”
    Ferdi Gökalıntı yaptı5 ay önce
    Yine de artık, Barad-dûr Hükümdarı'nın en kötü komutanları şimdiden dış surlarınıza dayandı," dedi Gandalf. "Eskilerin Angmar Kralı, Büyücü, Yüzüktayfı, Nazgûl Efendisi, Sauron'un elinde bir dehşet mızrağı, ümitsizliğin gölgesi."
    Ferdi Gökalıntı yaptı5 ay önce
    içbir zaman daha fazla umut olmamıştı," diye cevap verdi. "Bana söylendiğine göre, bu ancak ahmakların umut edebilecekleri bir şey
    Ferdi Gökalıntı yaptı5 ay önce
    Sabah verilen öğütler en iyisidir, gece birçok düşünceleri değiştirir."
    Ferdi Gökalıntı yaptı5 ay önce
    Kafesten," dedi kız. "Ta ki yaşlılıktan ve alışkanlıktan parmaklıkları kabullenip, büyük işler başarma isteği hatırdan veya gönülden silininceye kadar parmaklıkların arkasında kalmaktan."
    Ferdi Gökalıntı yaptı5 ay önce
    oprakların üzerinde uzun bir gölge var,
    batıya uzatmış karanlık kanatlarını.
    Kule sarsılıyor; kıyamet yaklaşıyor
    kralların mezarlarına. Ölüler uyanıyor;
    Yeminlerini bozanların saati geldi:
    Erech Taşı'nda duracaklar yeniden
    ve duyacaklar tepelerde yankılanan boru sesini.
    Kimin borusu? Kim çağıracak onları
    gri alacakaranlıktan? Unutulmuş insanlar mı?
    Bağlılık yemini ettikleri kişinin varisi,
    Zaruret karşısında, gelecek Kuzeyden:
    Kapıdan geçerek girecek Ölülerin Yolu'na.
    Ferdi Gökalıntı yaptı5 ay önce
    "Onu seviyorum. Böyle işte o; bazen, her nasılsa içindeki parlayıp dışarı sızıyor. Ama ben onu seviyorum, öyle olsa da olmasa da."
    Ferdi Gökalıntı yaptı5 ay önce
    nu seviyorum. Böyle işte o; bazen, her nasılsa içindeki parlayıp dışarı sızıyor. Ama ben onu seviyorum, öyle olsa da olmasa da."
    Ferdi Gökalıntı yaptı5 ay önce
    Bu kötü bir seçimdi. Ne yönü seçmeliydi? İki yol da dehşete ve ölüme ilerliyor idiyse, bir seçim yapmanın anlamı neydi?
    Ahmet Tezgideralıntı yaptı6 ay önce
    Aklının eremeyeceği kadar zarif olan şeyler hakkında kötü konuşuyorsun; seni ancak aklının kıt olması affettirebilir."
    Ferdi Gökalıntı yaptı6 ay önce
    Nerede şimdi at, nerede süvari? Nerede çalan borular?
    Nerede zırh ve miğfer, nerede uçuşan saçlar?
    Nerede harpın teline dokunan el, nerede yanan kızıl ateş?
    Nerede bahar, nerede hasat, nerede uzayıp giden başaklar?
    Gelip geçti hepsi, dağdaki yağmur, kırdaki yel gibi;
    Batı 'da günler tepelerin gerisindeki gölgeler içinde kaybolup gitti.
    Ferdi Gökalıntı yaptı7 ay önce
    "Elrond'un evindesin ve saat sabahın onu," dedi bir ses. "Yirmi dört Ekim sabahı, eğer merak ediyorsan."
    Ferdi Gökalıntı yaptı7 ay önce
    Bu yolculukta Sam Gamgee hakkında çok şeyler öğreniyorum. Önce sizin suç ortağınızdı, şimdi de komedyen oldu. Sonunda büyücü falan olup çıkacak başımıza galiba - ya da bir savaşçı!"
    Ferdi Gökalıntı yaptı7 ay önce
    sılsa kendi dışından bir yerden, odanın içindeki birinden veya bir şeyden geliyormuş gibi hissediyordu. Bu dürtüye metanetle karşı koydu ve sanki kaçmasın veya bir muzırlık yapmasın diye denetiminde bulundurmak için Yüzük'ü avucunda sıkı sıkı kavradı. Her halükârda Yüzük'ten bir ilham alamayacağı açıktı. Shire'da dedikleri gibi "bir iki uygun söz" söyledi: Bize gösterdiğiniz bu misafirperverlikten dolayı sizlere minnettarız; bu kısa ziyaretimin Shire ile Bree arasındaki eski dostluk bağlarını yeniden kuvvetlendirmesini temenni etmek isterim; sonra durakladı ve öksürdü.
    Artık salondaki herkes ona bakıyordu. "Şarkı!" diye bağırdı hobbitlerden biri. "Şarkı! Şarkı!" diye bağırdı diğerleri de. "Hadi beyim, bize daha önce duymadığımız bir şarkı söyle!"
    Frodo bir an için ağzı açık kalakaldı. Sonra, çaresizlik içinde Bilbo'nun oldukça sevdiği (ve sözlerini kendi uydurduğu için doğrusu oldukça da gurur duyduğu) saçma sapan bir şarkıya başladı. Şarkı bir hanla ilgiliydi; muhtemelen bu yüzden Frodo'nun aklına gelivermişti o anda. İşte şarkının tümü. Artık genel olarak sadece birkaç sözü hatırlanıyor.

    Bir han vardı, ihtiyar, şen bir han
    kadim, boz bir dağın eteğinde,
    Ve burada öyle bir bira mayalarlardı ki
    Ay'daki Adam bile indi yeryüzüne
    bir gece, payına düşeni içmeye.
    Ferdi Gökalıntı yaptı7 ay önce
    ! Tom Bombadil, Tom Bombadillo!
    Su, orman, tepe, saz ve söğüt adına,
    Ateş, güneş, ay adına, dinle şimdi, duy bizi!
    Gel Tom Bombadil, ihtiyacımız var sana!
    Ferdi Gökalıntı yaptı7 ay önce
    Güneş bitip Ay ölene dek hiç uyanmayacak.
    Kara yeller içinde ölecek bir bir yıldızlar
    yine de bırak yatsın burada altın üzerinde onlar,
    Ferdi Gökalıntı yaptı7 ay önce
    Karanlık çorak bir toprak üzerindeydi ve havada yabancı bir tuz kokusu vardı. Başını kaldırınca, önünde yüksek bir uçurumun üzerinde tek başına duran yüksek beyaz bir kule gördü. İçinde kuleye tırmanıp Deniz'i görmek için müthiş bir istek uyandı. Kan ter içinde kuleye doğru uçurumu tırmanmaya başladı: Fakat aniden gökyüzünde bir ışık parladı ve gök gürüldedi.
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)