Fatih Alemdar

Kitaplar

Alıntılar

Mehmet Akgünalıntı yaptı2 ay önce
Ç
b9417544238alıntı yaptıgeçen yıl
Ancak ozon tabakasının incelmesi ve delinmesi, otomobiller ve aerosol kutuların fazlalığına bağlı olarak yağmur ormanlarının katledilmesi gibi olaylar da da bu gelişmenin acı sonuçlarıdır. Gerek termik santrallerden, gerekse fabrika bacalarından, araba egzozlarından çıkan zehirli gazlar, gün geçtikçe atmosferdeki havayı daha da kirletiyorlar. Sadece havayı kirletmekle kalmıyor, çok yoğunlaştığı zaman, asit yağmuru şeklinde toprağı da etkiliyorlar. Hava kirliliğine yol açan gazların insan sağlığını nasıl etkilediği yıllardır araştırılan bir konu. Hava kirliliğinde en çok açığa çıkan gazlardan biri olan sülfürdioksit, solunum yolu problemlerine yol açıyor; üstelik akciğer dokusunu da zedeliyor. Monoksit, sinir sisteminin çalışmasını etkiliyor. Kurşun ise çocuklarda beyin zararlarına yol açıyor. Yine bol miktarda bulunan nitrojendioksit nefes almayı güçleştirirken astıma da neden oluyor.
b9417544238alıntı yaptıgeçen yıl
Yüksek gerilim hatları yakınındaki evlerde yaşayan çocuklarda çocukluk çağı kanserlerindeki artışın epidemiyolojik olarak gösterilmesi ile tüm bu konudaki araştırmalar US National Academy of Sciences (Amerikan Bilimler Akademisi) tarafından tekrar incelenmiş ve 1996 yılında yüksek gerilim hatları yakınında yaşayan çocuklarda lösemi görülme riskinin diğerlerine göre 1,5 katı fazla olduğu kabul edilmiştir. Yapılan epidemiyolojik çalışmalar yüksek gerilim hatları ve elektrikli aletlerin (0-300 Hz) kanser riskini artırdığını göstermektedir. 0-300 Hz frekanslı alanlardan iletkenlik özellikleri nedeniyle en çok etkilenen dokular beyin sıvısı ve kan, ikincil derecede etkilenen dokular ise göz, göz sıvısı, troid, kas, gastrointestinal sistem, prostat ve testis dokularıdır.
Nükleer santrallerde atom çekirdekleri parçalanarak enerji sağlanır. Atomun çıkardığı ısı enerjisi yüksektir, ama çıkardığı radyasyon ancak özel binalarda veya kurşun mezarlarda saklanır ve uzun yıllar radyasyon yayar. Ayrıca santraldeki ufak bir sızıntı milyonlarca canlının radyasyona maruz kalmasına sebep olacaktır. Örneğin; 1986 yılında Rusya’da Çernobil Nükleer Santrali’ndeki sızıntıdan 3 milyon insan radyasyona maruz kalmış; radyasyon, Karadeniz kıyılarına kadar ulaşmıştır.
İnsanoğlu, tarihi boyunca ne yazık ki birçok vahşi deneyleri kayıtlara geçirdi. Pek çoğu ‘bilim‘ adına yapılan bu deneylerde işe yarayacak bilgiyi elde etmek için insanlar üzerinde acımasız yöntemler denendi.
Evet; insanoğlu bilimsel ve teknolojik gelişmesiyle ne övünmekte ne kadar haklıdır gerçekte?
Şu ana kadar özetle bahsettiğimiz şeyler, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin hayatımıza getirdiği konfora rağmen, tüm bunların ağır bedellerin olduğunu anlatmak içindi. İnsanoğlu dünyayı ve hatta uzayı keşfetme adına, insana ve tüm canlılara ve hatta doğaya karşı acımasız ve gaddar bir şekilde davranmaya ne yazık ki devam etmektedir. Yapılan bilimsel ve teknik araştırmalar elbette gereklidir, ancak canlılara ve doğaya karşı barbarca olan tutum, inanın bir gün doğanın bizden öcünü almasıyla sonuçlanacaktır ki, zaten son yıllardaki iklim değişiklikleri ve doğadaki dengelerin bozulmaya başlaması bu yaptığımız uyarının bir işaretidir.
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)