Stefan Zweig

Amok – Usta İşi

Kendi halinde yaşayan bir köy doktorunun hayatı, yüzünü tülle gizleyen esrarengiz bir kadının yasadışı kürtaj için kapısını çalmasıyla çığırından çıkar. Kadın evine girdikten bir saat sonra, doktor geçmişini bir kenara fırlatarak boşluğa atılmış; sonunda her şeyini yitireceği o çılgın koşuya başlamıştır, tıpkı bir amok gibi… Amok, Malezya yerlilerinde görülen bir delilik hali… Buna yakalananlar, ileriye atılır ve nereye gittiğini bilmeden durmadan koşar, önüne çıkanı öldürür. Geldiğini görenler, tehlikeyi çevreye duyurmaya çalışarak bağırırlar: 'Amok! Amok!' Herkes kaçar.. Ama bir amok'un delice koşusu sonsuza dek, cezasız süremez. Yordam Kitap, Avrupa'nın 20. yüzyılda yetiştirdiği en büyük yazarlardan Stefan Zweig'ın en önemli yapıtlarından oluşan seçkiyi okurlarına kıvançla sunuyor. Behçet Necatigil, Tahsin Yücel, Salâh Birsel, Hamdi Varoğlu, Ali Avni Öneş, Deniz Banoğlu gibi usta edebiyatçı çevirmenlerimizin yarattığı dil lezzetiyle…
127 yazdırılmış sayfalar
Tercüman
Tahsin Yücel

İlgili kitaplar

İzlenimler

    bookbir izlenim paylaşıldı3 yıl önce
    👍Okumaya değer

    Insan duygularini muhtesem ustalikla yazan yazar 😍

    alyadua.ilabir izlenim paylaşıldı3 yıl önce
    👍Okumaya değer

    Çok düşündürücü

    berenbir izlenim paylaşıldı3 yıl önce
    💞Bayıldım

    Burda

Alıntılar

    Celaleddin Gayiralıntı yaptı4 yıl önce
    Yoksa bir doktor için görevin sınırı yok mudur? Latince sözcüklerle yazılı bir diploması var diye kurtarıcı olması, herkesin kurtarıcısı olması mı gerekir? Bir kadın... Bir adam gelip de soylu davranmasını, yardım etmesini, iyilikte bulunmasını istediği zaman hemen koşmalı mıdır? Evet, görev, görev bir yerde durur... Artık yapılamayacağı yerde, tam orada...”
    Mert Akduğanalıntı yaptıgeçen ay
    “Yaşamımda hiçbir zaman böylesine toplamadım gücümü, bir daha da toplayamayacağım! Her şey yitirilince, kutsal kalıntıları kurtarmak için yaşamaktan umudunu kesmiş insanlar gibi savaşılır; burada kurtarılacak olan vasiyetiydi, gizdi! İnsanları tam bir soğukkanlılıkla karşıladım, aynı uydurma öyküyü anlattım hepsine: Onun isteği üzerine doktor aramaya giden uşak yolda rastlantıyla beni görmüştü.
    Can Celikalıntı yaptı10 ay önce
    Onun gerçekten hırsız olup olmadığını anlayamamıştım. İki tanık suçunu anlatmıştı, ama ben olayı gözlerimle görmemiştim. Ben bir suçlu, bir tutuklu görmüştüm yalnızca, bir hırsız değil! Çünkü bir hırsız tam hırsızlık yaptığı anda, bir şey çalarken hırsızdır, iki ay sonra yargıcın önünde suçlarını anlatırken hırsız sayılmaz artık!.. Bir ozanın mikrofonda şiirini okurken değil, ancak yaratırken, yarattığı anda ozan olabileceği gibi tıpkı... Sanatçı yalnızca yarattığı sırada sanatçıdır, hırsız yalnız suç işlediği sırada hırsızdır. Belki ben bu eşsiz anı görecektim. Yaşamının en tehlikeli anı olan hırsızlık anında, en gerçek anında, doğuş zamanı, çoğalma zamanı gibi en anlaşılmaz saniyesinde bir yankesici görecektim. Böyle bir olasılığı düşünmek bile çıldırtıyordu beni.

Kitap raflarında

    şəms.
    Klassika
    • 339
    • 13
    Xuraman Memmedova
    Nil
    • 277
    • 6
    esmagulerarslan
    Avrupa Edebiyatı
    • 1
    • 4
    Ülkü Karaşen
    Kitaplarım
    • 54
    • 3
    Ugur Duman
    UDbooks
    • 30
    • 1
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)